HİÇ TANIMADAN ABDÜLHAMİD'E SALDIRIYORLAR! (4)

 Sultan Abdülhamid karşıtlarını üç gruba ayırabiliriz:

1. Ciddi kaynaklardan araştırma yapmadan, gazete ve televizyonlardan dinledikleri ile Abdülhamid karşıtı olanlar ki, bunların sağ kesimin içinde de bulunmaları gerçekten ilginçtir!

2.  Görevliler! Bunların amacı, milleti çatıştırmak ve ayrıştırmaktır.

3. Bir de, siyasî olarak, İttihatçıları kendilerine önder edinenler var.  Eğer, İttihatçıların Hürriyet Mücadelelerinin, Mehmet Akif’in “Semerci ve Eşek” şiirinde belirttiği gibi, bir ‘HERZE” olduğu meydana çıkarsa, boşlukta kalacaklarından korkuyor olabilirler!

ABDÜLHAMİD YAHUDİLERE TOPRAK SATMADI

Abdülhamid karşıtları, Yahudi Thedor Herzl’in, Filistin’de Yahudilere arazi satılması konusundaki teklifine karşılık olarak, Abdülhamid’in, “Satılık bir karış toprağım yok” diye bir cevabı olmadığını iddia ederler!

İngiltere’de, Thedor Herzl’in 5 ciltlik günlüklerini inceleyen yazar Yılmaz Dikbaş’ın yaptığı araştırma bu bakımdan oldukça önemlidir. Sayın Dikbaş’ın belirttiğine göre, Herzl Abdülhamid’e, ‘Filistin’de Yahudilere yurt verilmesi karşılığında 20 milyon Sterlin ve ayrıca Osmanlı borçlarının ödenmesinde kolaylık sağlama’ sözü vermiştir. Sultan Abdülhamid ise kendisine “Bu toprakların şahsî mülkü olmadığı, millete ait olduğu” cevabını verir (Ulusal TV, 4 Kasım 2009)!

KUDÜS’Ü NİÇİN HAZİNEYİ HASSAYA DAHİL ETTİ?

II. Abdülhamid, Yahudilerin Filistin’de bir devlet kurmaları fikrine kesinlikle karşıydı. Bu yüzden, Filistin’deki Yahudi nüfusunu dikkatle takip etmekteydi. Prof. Yalçın Küçük’ün belirttiğine göre, Rusya’dan kovulan Yahudilere, İngilizlerin ısrarı üzerine, 1882 yılında Filistin’de yerleşme izni veren II. Abdülhamid, zamanın Kudüs Mutasarrıfının bir raporla, bunların burada çoğalmalarının tehlikesi konusunda İstanbul’u uyarması üzerine, derhâl Yahudilerin buralarda arazi almalarını yasaklamıştır (Yalçın Küçük, “İsyan”, Cilt II, s.122,123). 

Abdülhamid bu konuda o kadar titiz davranır ki, Kudüs Mutasarrıflığını doğrudan kendisine bağlar!

 1904 devlet salnamesi, hepsi Kudüs Mutasarrıflığına bağlı olan bu bölgenin yüzölçümü olarak yarıdan fazlasını kapsayan alanının, Çiflikat-ı Hümayun, yani ‘Padişahın Özel Toprağı’ olduğunu kaydediyor. Sultan Hamid’den, evvelâ satın alınması; daha sonra doksan dokuz sene müddetle kiralanması istenen toprakların dörtte üçünü aşkın kısmı da, Çiflikât-ı Hümayun’a dahildi ( Cemal Kutay, “Bilinmeyen Tarihimiz”,  s. 115)!

Kudüs’te, arazinin büyük bir bölümünün ‘Padişah Mülkü’ olarak kaydedilmesinin sebebi, bu toprakların yabancılar tarafından satın alınmalarının önlenmesidir. Ne var ki, bizim tarih özürlü aydınlarımız, bunu, ‘Abdülhamid’in Mülkiyet Tutkusu’ olarak değerlendirmektedirler!

DOĞAN AVCIOĞLU DA ABDÜLHAMİD’İ AKLIYOR!

Doğan Avcıoğlu “Sultan’ın Siyonistlerle Pazarlığı”  başlığı altında bu konuda, özetle şu bilgileri vermektedir: “Dr. Herzle, hatıralarında, olayı uzun uzun anlatmıştır. Buna göre, Herzle, Yahudilere Filistin’de bir yurt edinme çabasındadır. Fakat Abdülhamid’i ikna etmek gereklidir. Herzle, tehdit, rüşvet ve sermaye getirme silâhlarını kullanır. İmparatorluğun malî işlerini yürüten Osmanlı Bankasını toptan satın almak ve bu yoldan Sultan Hamid üzerinde baskı yapmak tehdidini inandırıcı biçimde sahneye koyar. Osmanlı Bankası idarecilerine verilecek 50 milyonluk garanti ile, Türkiye’ye akan musluklar kesilebilecektir. Tehdit etkili olur. Bunun yanı sıra, Herzle, Abdülhamid’in yakınlarını rüşvetle ele geçirmeye koyulur. Dr. Herzle öte yandan, Müslümanlığı kabul eden Macar Yahudi’si Prof. Vanbery’nin hizmetini de sağlamıştır! Abdülhamid’in baş dostu olan Vanbery, Dr. Herzle’e İngilizlerin casusluğunu yaptığını itiraf etmiş, Siyonistler hesabına çalışmaya da rıza göstermiştir. Vanbery, Herzle’e İstanbul’da rüşvet verilecek kişilerin bir listesini sunmuştur. Herzle hatıralarında, ‘Ben böyle hayasız bir çetenin bulunabileceğini, ancak zehirli yılanlar sürüsüyle mukayese edebilirim.  Onu hâlâ gözümün önündeymiş gibi görebiliyorum. Hırsızlıktan çökmekte olan bir imparatorluğun Sultanı’ sözleriyle, bu rüşvetçi grubu anlatmaktadır. Bu rüşvetçi grubun yardımıyla, 1900 yılında Herzle Abdülhamid’le görüşür. Ona, Yahudilerin Türkiye’ye yerleşmesiyle sağlanacak avantajları anlatır. Avrupa’ya karşı Yahudi desteği elde edilecek, para gelecek, imparatorluğun zenginlikleri geliştirilecek ve hattâ Duyûn-u Umumiye’den bile kurtulmak mümkün olacaktır v.b. Abdülhamid ise, ‘Bağdat’tan bugün bir telgraf aldığını, orada keşfedilen petrolün Kafkas petrolünden üstün olduğunun bildirildiğini, Osmanlı ülkesinde hâlâ el sürülmemiş hazineler bulunduğunu, fakat her şeyden önce devlet borçlarından kurtulmak için yardım istemiştir. Sultan, Dr. Herzle, ‘dirayetli bir maliyeci tavsiye et’ demiştir. Majeste ayrıca, madenler, petrol yatakları v.b’den müteşekkil 5 monopolün işletilmesini teklif etmiştir. Herzle’in derdi, Filistin topraklarında Yahudileri yerleştirmek amacıyla kurulacak olan ‘Büyük Osmanlı/Yahudi Kumpanyası’ adlı kolonizasyon şirketinin imtiyazını sağlamaktır! Herzle’in yazdıklarına göre, Sultan, Filistinsiz bir imtiyazı kabul etmiştir. Yahudiler, Mezopotamya, Suriye ve Anadolu’ya yerleştirileceklerdir. Siyonist lider ise, ille de Filistin diye diretmiştir. Malî bakımdan da, parlak vaadleri ile, gerçekleştirebildikleri arasında büyük bir fark görülmüştür.”

Doğan Avcıoğlu daha sonra şu değerlendirmeyi yapmaktadır: “Teşebbüs başarısız kalmıştır. Abdülhamid herhâlde, yabancı devlet müdahalelerine yol açan Ermeni meselesinden ders alarak, bir de Yahudi meselesi yaratmaktan ve bunun Araplar üzerinde doğuracağı tepkilerden çekinmiş olsa gerektir” (“Türkiye’nin Düzeni”, 1969 2. Baskı s. 102). 

Görüldüğü gibi, Doğan Avcıoğlu bile, Sultan Abdülhamid’in, Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerine izin vermediğini çok açık bir şekilde belirtmektedir!

 Diğer taraftan, şunu da belirtmeliyiz ki, Abdülhamid’in bu çabalarının sebebi, İmparatorluğu içinde bulunduğu borç yükünden kurtarmaktı! Ancak,  borçların sorumluluğunun Sultan Abdülhamid’e ait olmadığı bilinmelidir!

Sultan Abdülhamid, sağladığı malî disiplinle borç yükü altında ezilen İmparatorluğa nefes aldırmayı başaran bir padişahtır. ./…

Fakat gelin de bunu, beyinleri Abdülhamid düşmanlığı ile şartlanmış olanlara anlatınız. Einştayn’ın dediği gibi, gerçekten de “ezberleri bozmak atomu parçalamaktan daha zor!”  ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?