Toplumda Kültür ve Sanatın İstihdam Algısı

Kuyruğunu Yiyen Bir Yılanın Döngüsü:
Toplumda Kültür ve Sanatın İstihdam Algısı

Bir toplum kültürünün özü, temel kaynağı veya şah damarı, yaşayan ve yaşamaya tutunmuş halkın kültür ve sanatla ne kadar iç içe olduğuyla paralel ilerler. Nitekim kültürel birikimin nesilden nesile olan aktarım gücü, desteğini daima tarihin tozlu sayfalarından alarak bir şekilde ayakta kalmaktadır. Bu bağlamda hepimiz şu kesin yargıdan emin ve sırtı pak bir vaziyette çıkabiliriz:
Toplumun omurgası, yarattığı kültürel ve sanatsal zeminden hareketle ayakta kalır, tarihi olgu ve olaylar sayesinde de bu birikimi destekleyerek sürdürmeyi başarır. Öte yandan Sosyoloji dalı ve Türk Halk edebiyatının bilimsel tezler üretmek maksadıyla beraber, çeşitli veriler elde ettiği saha çalışmalarında ise toplum bilincinin nabzı, istatiksel veriler sayesinde somut örneklerle ortaya atılır.
*******
Şimdi ise gerçekleri, sokağın dili ve sanatın toplumdaki karşılığını, daha doğrusu olamayışını ve yarattığı algı karmaşasını konuşalım.
Kültür, sanat ve alt kategorilerinin sözde değer mekanizmaları, toplumda somut bir nesneye ihtiyaç duymadığından olsa gerek, gündelik yaşantımızda herhangi bir kaygısını hissetmemekteyiz. Çünkü toplumda sanata dair yaratılmış olan sahte tartışma balonları, daha başlangıç noktasında patlatılarak yok edilir. Ziyade ve afiyetiyle kültürel birikim, miras ve sanatın ellerimizde parçalandığına şahit oluruz. Ve bunun sebebi de oldukça basit bir denklemde gizlidir. Nedir bu denklem?
7/24 çalışan bir bireyin sorgulamaya “zaman” yaratamayacak kadar eylemsel harekette bulunması mıdır? İlgi, yetenek ve aklın ötesinde değerlendirebilen bu hareket, dolayısıyla toplumun kültür ve sanattaki değer yargısını ortaya döktüğümüzde, hiç şaşmaz, bizlere kültür ve sanat için artı bir çaba harcanması gerektiğini her defasında anımsatmaya ant içer…

*******
Hemen hemen herkesin bildiği “Sanat, toplum için midir? yoksa “Sanat, sanat için midir?” Başlıklı iki soru, cevabını bulmak için hala derin mi derin bir arayış yolculuğunda… Klişeleşmiş bu sorunun kime, nasıl ve ne şekilde sorulduğu da oldukça mühim… Cevapsız bir soru olarak kaldığı aşikâr olan bu sorunun başlangıcı ve sonu birdir, haliyle de kaosa rekabet eder. Velhasıl kelam, kuyruğunu yiyen yılanların başlangıç noktası da aslında onların birer hedef noktasıdır. Kısır bir döngü olarak nitelendirilen bu hadise, tıpkı toplumun kültür ve sanata karşı yıkılmaz bir duvar örmesi gibidir.
Ne yazık ki bu açıdan bakmak niyetiyle, pür dikkat sokağın nabzını tutmak isterseniz eğer, toplumda yaratılan kültürel ve sanatsal algı tuğlalarının, çimentosu eksik bir inşaat ortaya çıkardığını görme imkânını rahatlıkla elde edebilirsiniz.
En ama en önemlisi! Bu temeli bozuk yapının izlerine, kültürel gelişime ön ayak olmuş eğitim ve öğretim sürecinde, çeşitli yapı taşlarında veya alternatif öğrenme-uygulama metotlarında rastlayabiliriz. Günümüzde eğitim ve öğretim sürecinde de sayısal zekanın sözel yeteneğe oranla daha çok istihdam imkânı sunması, genç ve dinamik kalan nüfusu direkt olarak sanattan ve kültürel doyumdan fazlasıyla uzaklaştırmaktadır. Hatta kulağınızda biten şu fısıltıyla, hayallerinizden ve sanatsal kaygılarınızın endişesinden irkilebilirsiniz:
“İlgilen ancak hobi olarak ilgilen!”
*******
Bu bağlamda sorgu odasına hoş gelin…
1. Toplum neden sanata veya kültürel zenginliğe önem vermez?
2. Yoksa gündelik yaşamdan sıyrılamayarak hiçbir vakit değer veremez mi?
*******
Sanat, kültür, edebiyat, tiyatro ve daha nice nice güzel sanat dalları hem kişisel hem de toplumsal olarak inşa edilecek olan bir kimlik arayışında, sağlam bir birikime zemin hazırlar.
Toplumda aksi bir durum söz konusu olduğuna göre bilhassa ne mi yapmalı dersiniz? Toplumun sağır ve kör olduğu bu kısır döngünün bir an önce kırılması gerekmekte, zira ötesi yok!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Pelin Elmalı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?