YİNE Mİ

Korona tehdidi ile uğraşaduralım, kronik toplum problemleri de hız kesmiyor ne yazık ki.

Korona tehdidi ile uğraşaduralım, kronik toplum problemleri de hız kesmiyor ne yazık ki.
Bunların başı çekenlerden birisi ise “kadına şiddet” olayları.
Bitmiyor, baba, koca, sevgili ya da ilgisiz kişiler tarafından uygulanan bu şiddet olayları kadını hedef seçiyor.
Bedensel güç şiddeti, kaba kuvvet, vahşet mantığın önüne geçiyor.
Onca toplum tepkisine, uyarılara, yetkililerin temkinlerine karşın bu durum devam edip gidiyor.
İşte bunlardan bir tanesi.
Varın yorumu siz yapın;
“Antalya'nın Muratpaşa ilçesine bağlı Konuksever Mahallesi 798 sokaktaki evde yaşayan Gökhan Çınar (31) geçtiğimiz hafta saat 15.30 sıralarında polisi arayarak, sevgilisi Hatice Şimşek'in (30) evde hareketsiz yattığını bildirdi. İhbar üzerine adrese gelen polis ve sağlık ekipleri, Şimşek'in yaşamını yitirdiğini belirledi.
Yapılan incelemede vücudunda morluk olduğu tespit edilen Şimşek'in cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Polislerin incelemesi sürerken Çınar, Şimşek ile birlikte yaşadığı evin balkonunda gözyaşı döktü.
Şüphe üzerine gözaltına alınan Çınar polise, “Alkollüydük, düştü” dedi. Poliste 11 suçtan kaydı olduğu ortaya çıkan Çınar ifadesinde,
-Alkollüydük, gece kavga ettik, dövdüm. Uyandığımda hareketsiz yattığını ve öldüğünü fark ettim. Bir yakınımı aradım. Ondan sonra da polisi aradım…
dediği öğrenildi.
Hatice Şimşek'e daha önce de şiddet uyguladığı belirlenen Gökhan Çınar ve ablası Ümran Çınar çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Apartman sakinleri ise gece boyu çiftin evinden kavga sesleri geldiğini, bunun üzerine farklı saatlerde polise ihbarda bulunduklarını anlatarak,
-Her ihbardan sonra gelen ekipler, Hatice Şimşek'in şikayetçi olmaması üzerine geri gitmek zorunda kaldı….
iddiasında bulundu…”
….
İşte böyle sevgili okurlar, hem dövüyor, öldürüyor, hem de balkondan düştü diyor. Gerçeğin ortaya çıkacağını algılayamıyor.
Nedir bu öfke, bu hiddet, bu şiddet anlayamıyorum. Zaten bir suç makinesi olan zanlı vukuatlarına bir yenisini daha eklemekten çekinmiyor.
Umarım “iyi hal” uygulanmadan hakettiği cezayı alır, umarım bu ceza benzer durumlara örnek olur. Gelelim bir başka kadına şiddet olayına.
Üstelik olay başka bir tarafa, çirkin bir boyuta çevrilmeye çalışılmış. Öyle ya da böyle, yine bir kadına şiddet sahnesi.
Gelin, birlikte okuyalım:
“Ukraynalı model Daria Kyrylıuk ile sevgilisi Baran Güneş, tatil için İzmir Çeşme'de bir villa kiraladı.
Model geçtiğimiz günlerde İnstagram'da kanlar içindeki yüzünü paylaşarak 31 Temmuz Cuma günü “The Beach of Momo” isimli işletmenin güvenliği tarafından darp edildiğini iddia etti. “Plajın güvenliği bize saldırdı. Ben dahil 4 kız arkadaşımın yüzüne yumruk atıldı, çok kötü yaralandık” dedi.
İşletme, iddiayı yalanlayarak görevlerini iki grup arasındaki kavgayı ayırdığını, hatta modelin arkadaş grubunun ertesi gün tekrar plaja eğlenmeye geldiğini söyledi.
Tartışmalar sürerken aynı gece çiftin kaldığı sitenin güvenlik kamerasına ait olduğu iddia edilen görüntüler sosyal medyaya düştü. Görüntülerde modelin, sevgilisi tarafından darp edilip yere düştüğü belli oluyor. Video ortaya çıktıktan sonra başta Şeyma Subaşı olmak üzere Daria'ya destek veren arkadaşların paylaşımlarını kaldırdı. The Beach Of Momo şu açıklamayı yaptı: “Daria Kyryliuk, sevgilisi tarafından darp edilmiştir. Bizimle ilgisi yoktur. Konuyu Türkiye turizmini zedeleyecek şekilde sosyal medyada global platforma taşıma çabaları büyük art niyet taşımaktadır….”
….
Bu haberde, Türk turizmini etkileyecek yalan beyanlar bulunduysa elbette çok çirkin bir durum. Ancak bizim konumuz, ezilen, dayak yiyen, öldürülen kadınlar.
Yüzü gözü kanlar içindeki resmi, erkek şiddetini bir kez daha hatırlatıyor.
Bu işler bir son bulsa da biz de başka konulara geçsek.
İşte yine can sıkıcı bir konu.
Yaz geldi mi, orman yangınlarının önü alınamıyor.
Aslında hazinelerimiz, ciğerlerimiz yanıyor.
Üstelik bu yangınların çoğu insan hatası yüzünden.
İşte bakın:
“İzmir Menderes Çamönünde cumartesi günü çıkan yangın pazar günü kontrol altına alınabilmişti. Ancak aynı gün Menderes'e bağlı Çile Mahallesi'nde başka bir orman yangını başlamıştı. 2 uçak, 18 helikopter, 85 arasöz, 11 dozer ve 350 personelle müdahale edilen yangın ancak 22 saat sonra kontrol altına alınabildi. Yaklaşık 400 hektar ormanın kül olduğu yangınla ilgili E.Y. adlı bir kişi gözaltına alındı. Bölgede piknik yapan ve mangal yakan E.Y. ve bir arkadaşının yangını başlattığı alevleri söndüremeyince de bölgeden kaçtıkları tespit edildi. Soğutma çalışmaları sürerken yangın bölgesinde bulunan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli şunları söyledi:
“Bir haftada Türkiye genelinde 146, İzmir'de ise 20'si ormanda, 13'ü tarımsal alanda olmak üzere 33 yangın çıktı. Yangınların %90'ı insan hatasından kaynaklanıyor. Daha dikkatli olmamız gerekiyor….”

Sevgili okurlar her yaz bu orman yangınlarını içimiz acıyarak izliyor, takip ediyoruz. Şu ormanda piknik yapma hastalığı ve kalıntıları toplamama, ateşi söndürmeme olayları yangınları körüklüyor. Aslında Milli servetimiz, ciğerlerimiz yanıyor.
Bu işe gerekli özeni göstermek bu kadar mı zor?
….
Geldik satırların sonuna, koronasız günler umuduyla mutlu bir hafta geçirmenizi dilerim.
Esen kalın, hoşça kalın….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedef Erol --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?