Enginyurt, Devleti Hiç mi Öğrenememiş ?

Yeşilgiresun Gazetesinin 15.06. 2020 tarihli nüshasının manşetinde “Fındığa 24 Lira İstedi” başlığını görünce meraklandım! Haberin içeriğine girince, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt'un demecinin haberleştirilmiş olduğunu anladım.
Haberin içinden birkaç alıntı yapmama izin verin: Fındık üreticisinin 2019 yılında açıklanan fındık taban fiyatından dolayı yüzünün güldüğünü belirten Enginyurt, “…17 liradan başlayan fındık taban fiyatı 25 liraya kadar serbest piyasada değer bulmuş…Yeni sezonda fındık taban fiyatının en az 24 TL. olmasını talep ediyoruz.” diyerek, üreticiye büyük bir ihsanda bulunmuştur! Devamında ise “ …Fındık, asla devletimize zarar ettirmez, bilakis kâr ettirmiştir. Hatta, CHP'liler 'TMO çok kâr etti. Kârını dağıtsın.' diyerek absürt bir açıklama yapmışlar. Sanki, TMO zarar etse millet zararı karşılayacakmış gibi. TMO aldığı ürünü kâr ederek satmalı ki, devletimiz yeni sezonda daha çok destek versin….Son satış TMO tarafından 24-25 lira civarında gerçekleşmiştir….” şeklinde devlet, millet, kâr ve zarar açıklaması yapmıştır!
***
Daha önce yazmıştım. İhraç ürünü olan fındığın fiyatının belirlenmesinde ihraç fiyatı gözetilmelidir. Çünkü, belirlenecek fiyat, toplam ihraç gelirini etkileyecektir. 2019 yılında ilan edilen 17 liralık fiyat, iyi bir fiyat değildir. TMO, dönemin dolar kuruna göre yaklaşık 3 Dolar/Kg. fiyat vermiştir. Ancak, üreticinin piyasadaki fiili satış bedeli 13-16 Lira/Kg. arasında gerçekleşmiştir. Açıklanan fiyat, taban olamamış, üreticinin elinden çıkana kadar tavan fiyat olmuştur. Yani üreticinin çoğu, üretiminin büyük bir kısmını 2 ila 2,5 Dolar/Kg. fiyatla satmak zorunda kalmıştır. 2019 yılı rekoltesinin yaklaşık % 14-15'ini TMO satın alırken kalan % 85'ini özel sektör almıştır. Özel sektörün fiyat ortalaması 13-14 lirayı geçmemiştir. Dolayısıyla üreticinin yüzünün güldüğü açıklaması gerçeğin ifadesi değildir. 2014-15 sezonunda 6 Dolar/Kg. fiyatla ürün satan üreticinin 2019 yılında TMO'nun beyan ettiği 3 Dolar/Kg. dan sattığını varsaysak dahi gerçek anlamda gelirinin yarı yarıya düştüğü açıkken yüzünün güldüğü açıklaması üreticinin ikna edilmesine yetmez ama Devlet'i kandırabilir!
Ürününün çok büyük bir çoğunluğunun 13-14 liradan satıldığını göz ardı etsek bile 17 liradan satın alınan fındığın 25 liradan satılması demek, altı ayda yaklaşık % 50 kâr edilmesi demektir. Yani, TMO satın aldığı fındıktan dolayı yaklaşık % 50 kâr, özel sektör yaklaşık %100 kâr elde etmiştir. Serbest piyasa kabulleri üzerinden açıklama yaparsak, bağlanan sermayeden yıllık sırasıyla % 100 ve %200 brüt getiri elde edilmiştir.
***
Peki, üreticinin yıllık getirisi ne olabilir? Hava koşullarına dönük ürün artışı ve azalışını göz ardı edersek, ister işçilik satın alarak ister kendi emeğini sunarak üretim yapan bir çiftçinin 13-14 liraya sattığı fındığın tamamından fazlası kadar maliyeti vardır. Girdilerin, satış bedelini karşılamadığı bir ortamda hangi ticaret erbabı, ticaretini sürdürebilir ki, çiftçi sürdürebilsin. Emeğinin karşılığını alamayan üretici neden bahçesine baksın. Hele, piyasa oyuncularının % 100-200 oranında yıllık getiri sağladığı bir ortamda üretici neden zarar etmeye devam etsin. Hangi, tüccar bir yıl süreyle bağladığı sermayeden hiç gelir elde etmeden yaşayabilir? Fındık ticareti ile uğraşan iç ve dış alıcılar, üreticinin kanını son damlasına kadar sömürmektedir. Kendileri yıllık en az % 100 getiri elde ederken, üreticinin emeğinin karşılığını asgari ücret seviyesinde dahi vermemektedir.
Kalkmış, Enginyurt, TMO'nun üreticiye, (o da çok az sayıdaki üreticiye) ürünün çok azına karşılık düşecek miktarına kâr payı verilmesini çok görüyor, absürd buluyor. Ama, asıl absürdlüğe kendisinin düştüğünü farkında bile değil! TMO zarar ederse milletin zararı karşılayamayacağını ileri sürüyor.
Devleti, tanımadığını, bilmediği, reddettiği farkında bile değil! Devletin kurumunun zararının bütçeden ödendiğini, yani milletin ödediğini bilemiyor! Bütçenin içinde büyük bir gider kalemlerinden olan milletvekili maaşlarının da bu zarar gibi zarar oluşturduğunu bilemiyor. Üreticiler başta olmak üzere vatandaşların peynir, ekmek, su ve diğerlerini satın alarak ödediği vergilerle milletvekillerinin maaşları ödeniyor. TMO'nun, dolayısıyla devletin zararından söz etmesi, milletin zarar ödemediğini ileri sürmesi akıl alır gibi değil! Devlet, başa demekle, olmuyor! Üreticinin emeğini iç ve dış tüccara karşı koruma görevi devlete düşer. Devlet, üreticinin korunması, gelirinin artırılması için fark verebilir. Bunun için eskiden kararname gerekirdi, şimdi ona da gerek yok, bir yazılı emir yeter. Eğer, devletin zarar etmemesini istiyorsa, sayın Enginyurt'a tavsiyemiz, 600 milletvekilinin maaş almayarak, gönüllü hizmet yapmalarıdır. İnsanların ödediği vergiler ile maaşını alanların üreticiye verilecek bir parçacık farkı, kimsenin gözüne sokamaz! Gözündeki merteği göremeyenler, üreticiye verilecek farkın zarar oluşturduğunu dile getirmeye hakkı yoktur. Devlet, zarar edecek diyerek devlete zarar vermeyin. Millet, devlet bütçesinin zararını karşılamıyor mu? Karşılamadığını zannedenler, nasıl yönetebilir!?


Not: Bu yazı Cemal Enginyurt'un istifasından ve ihraç süresinin başlamasından önce yazılmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?