YASAKLAR VE NASIRLAR

Ne zaman yeni bir şeyin yasaklandığını duysam aklıma Orhan Veli'nin bir şiirinin ilk mısraları gelir. Orhan Veli bu şiirine “ Hiçbir şeyden çekmedi dünyada, nasırdan çektiği kadar” diyerek başlar. Benim de dilimin ucuna “Hiçbir şeyden çekmedik bu ülkede yasaklardan çektiğimiz kadar” sözleri gelir ne zaman yeni bir yasaklama duysam… Ömrümüz yasaklarla geçti ancak yasakların ardı arkası kesilmiyor.  Geçmişten günümüze, yaşadığımız sürede o kadar çok yasak gördük ki aslında bugünlere ulaştığımızda yasaklanacak bir şeyimizin kalmaması gerekirdi.  Ama kalmış! Hâlâ yasaklanacak bir şeyler bulduğumuza göre demek ki kalmış! Havacılık sektöründe grevi yasaklamak gibi, sezeryanla doğumu yasaklamak gibi, kürtajı yasaklamak gibi!... Oysa yasaklamakla bir yerlere varılmadığını bugüne kadar görmüş olmamız gerekirdi. Uzak tarihten yakın tarihe kadar konulan yasaklarla bir sonuç alınmadığını göremeyecek kadar gerçeklerden uzak oluşumuzun bir açıklaması olabilir mi? Uzak tarihten bir örnek: 1623- 1640 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğunu idare eden IV. Murat tarihe tütünü ve içkiyi yasaklayan padişah olarak geçmiştir. Tütün ve içki yasağı dışında IV. Murat dönemine ait olumlu ya da olumsuz bir vaka hatırlayanımız azdır.  IV. Murat'tan yaklaşık 350 yıl sonra ülkeyi yönetenler hâlâ tütünü ve içkiyi yasaklamakla uğraşıyorlar. Yasaklamakla iş olsaydı 350 yıl önce olurdu.  Gelelim iki yıl öncesine: iki yıl öncesine kadar 1 Mayıs'ta İstanbul Taksim meydanında kutlama yapmak yasaktı. O günleri hatırlamak bile istemiyorum. Aylar öncesinden ülkeyi bir tedirginlik sarardı. Sendikalar Taksim meydanına çıkmak için karar alırlar, devlet de işçileri taksim meydanına sokmamak için önlem alırdı. Çünkü 1 Mayıs'ta taksim'e çıkmak yasaktı!  Ülkenin bir ucundan polis takviyesi gelirdi. Ve o gün coplar havada uçuşur, biber gazı solumayan insan kalmazdı. Göz atılar, karşılıklı suçlamalar, polisin orantısız güç kullanımı, çevreden geçenlerin biber gazından etkilenmeleri… Daha neler neler! Geçen yıl kim akıl ettiyse bu yasak kalktı, sonuçlar ortada; diyecek bir şey var mı? Bir de dört yılda bir tüm ülkede uygulanan sokağa çıkma yasağını hatırlıyorum ve hatırladıkça kendi kendime gülüyorum. Neymiş efendim? Nüfus sayımı yapılacakmış ve o gün sokağa çıkmak yasakmış.  Şimdi de yapılıyor nüfus sayımı ve sokağa çıkmak artık yasak değil! Demek ki yasak olmadan da olabiliyormuş! Peki, toplumsal kurallarımız olmayacak mı? Bu tür kurallar koymazsak ülkede düzeni nasıl sağlayacağız?  Yasakladığınızda geri tepiyorsa, toplumda karmaşa ve huzursuzluk yaratıyorsa yasaklamaktan başka çareler arayacağız. Yasaklarların sağladığı her neyse, bu, toplumda yaşanan karmaşadan daha önemsizse yasamakla sonuç alınamıyor demektir. Başka toplumsal ve sosyal yöntemlere yöneleceğiz o zaman. Yasaklamakla olsaydı 350 yıl sonra bugün tütünün nesli kesilmiş olurdu ve insanlar içki diye bir kavramı tanımıyor olurlardı. Bugün yeni yasakların konuşulduğu bu ülkede havacılık sektöründe grevi yasaklamaya katlığınızda ortaya çıkan karmaşayı ve huzursuzluğu iki gün önce gördük.  Sezeryanla doğumu ve kürtajı yasakladığınızda bu operasyonların sağlıksız koşullarda ve yetkili olmayanlarca merdiven altlarında yapılacağından korktuğumu ifade etmek isterim. Bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ben de kabul ediyorum ancak bu bir yasaklama olmamalı. Orhan Veli şiirini “Yazık oldu Süleyman efendiye …“ diye bitiriyor; yasaklarla bu ülkeye yazık ediyoruz bilesiniz… Yasaksız da yaşanabiliyorsa yasağa ne gerek var? Makaleyi Paylaş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihat Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?