SAMİ GÜNAY ÜSTÜNE (3)

Sami Günay, Görele dışında ilk "düğün sınavını" Ören'de verir...

Karadeniz'in "büyük, namlı düğünlerini" Göreleli kemençeciler yapar. Bu gelenekleşmiştir. Görele'ye gelinir. Kıllara göre ya Ali Kam, ya Tuzcuoğlu, ya Karaman, ya Picoğlu, ya Hacıali Özdemir, ya Durkaya ya da sonraki kuşaktan Katip Şadi, Sırrı Öztürk, Şenel Dandin, ya Sami Günay, ya Kemal Kılmaz, ya Hüseyin Özdemir... kemençeci olarak alınır. Düğün günü bildirilir, parada anlaşılır, günü gelince gidilir, düğün yapılır... Bu böyledir yıl­lardır... Günümüzde de "iyi kemençeci arayanlar için" böyledir...

Ören'de "büyük bir düğün" yapılacaktır. Çok önemli kemençeci Durkaya'yla anlaşmak üzere Ören'den Görele'ye gelinir. Görele'nin ileri gelenleri, saygın adları, horancıları, kemençecileri ya Çubuk'un kahvesinde ya da Çürükeynesillilerin kahvesindedir.

Önce Çubuk'a bakılır. Durkaya "domine" oynamaktadır... Oyun izlenir. Bitişte Durkaya'ya düğün günü bildirilir... O günü doludur Durkaya'nın... Başka bir yerdeki düğün için söz vermiştir... Yalvar yakar... Olmaz... Para değil söz önemlidir...

Durkaya onların kemençe sorununu çözecektir... "Bakın uşaklar, arkadaşlar" der. Ben size bir genci göndereceğim." "Gelin benimle..." az ötedeki Çürükeynesil kahvesine ge­lirler... "Bu delikanlı Sami Günay... çok iyi kemençeci... Düğününüzü yapar... Beni arat­maz... Ben kefilim..." anlaşırlar...

Düğün günü gelmiştir... Sami Günay coşkulu, güvenli iç dünyasıyla Ören'e çıkar. Hava so­ğuktur. Büyük saç sobanın çevresinde beş on yaşlı oturmaktadır. İçlerinde sakallılar da vardır... "Hoşlarlar beşlerler..." Onların beklediği çok önemli kemençeci değildir gelen. Bıyığı terlemiş ilk gençliğini süren uyanık görünümlü biridir... Sakallılardan biri,"Oğlum, kemençeyi az bi eline al bakim..." der.

Sonra ekler: "Duzcuoğlunu öğrendin mi? Az bi çal bakiim..."

Görele'de Tuzcuoğlu'nu çalamayana kemençeci denmez ki... Sami Günay'a bir iki yıl­dır "Kemençeci Sami" denmektedir... Örenli "gocamanlar" ne bilsinler...

Çalmaya başlar Sami Günay... Pır pır yürekle... Tuzcuoğlu'nu "ustaların ustasından" Karaman'dan öğrenmiştir... Onun kemençesinin sesleri vardır kulağında... Onu içselleştirmiştir... O sesle çalar... Ölene dek unutamayacağı sesle... Alkışlarlar... Üç kez çal­dırırlar... Çıt çıkarmadan, soluklanmadan dinlerler...

Ören'de oynayanların, dinleyenlerin beğeniden dört köşe oldukları bir düğün yapar... Görele dışındaki sınav başarıyla geçilmiş, Sami Günay adı Görele dışında da duyulmaya başlanmıştır... Görele'de, Görele dışında düğünlerde aranılan kemençecilerdendir...

İlgi odağıdır düğünlerde... Kemençesiyle, türküleriyle; horan, inceoyun, karşılama, cemo, averemu... çalışlarıyla oynatışlarıyla...

Kimi genç kızların bakışlarını da sıkça yakalar... Onun gözünün de kimilerine kaydı­ğı olur... Ama birini çok sever... Elmas Abla'yı...

Elmas Abla da onu... Elmas Abla (amcamın kızı) evlerinin kuzeye, Alacanlı'ya bakan penceresindedir... Ayakları dikiş makinesinin ayağındadır. Pir "enteri"yi dikmek üzeredir.

Ara vermiştir dikişe... Gözü Alacanlı'dadır... Az sonra Sami Ağabey'in türküsü duyulur. Elmas Abla da aynı türküye başlar... Oyraktaki dönemeçte Sami Ağabey'in "narası..."

Bir iki silah sesi... Değirmen yanında bir silah sesi daha... Şimdi de bizim tarlanın al­tındaki yoldan bir silah sesi...

Sami Ağabey çala söyleye "aklı bizim mahallede" camiyanı'na çıkar...

Babam, annem, Mehmet amcam, Asiye yengem, çok sevdiğim ablalar... Selami amca, yakınlarıyla Elmas Abla'yı "Allah'ın emriyle istemektedir..." Güç bir akşam, gece olsa da söz kesilir... 1959'da on dokuz yaşında Sami Ağabey Elmas Abla'yla görkemli bir düğünle ev­lenir... Büyük düğün olur Camiyanı'nda... Kız evinde de... Bizim mahallede...

1960'ta asker olur Sami Günay. Askerde türküler söyler... Türküler öğrenir... Asker arkadaşlarının bölgelerindeki türküleri de sever... Bunları kemençesiyle tanıştırır...

Askerlik dönüşü düğünlere gidilir... Taşı toprağı altın İstanbul'a da...

Almanya işçi almaktadır... Anadolu belli koşullar içinde Almanya'ya göçmektedir... Kemençede, bağlamada, ozanlıkta, çalgıcılıkta iç göç vardır ama toplumsal evrimleşmede şimdi "dış göç" gerçeğiyle yüz yüze gelinmektedir...

Sami Günay kimi halk ozanları, kimi yazarlar, gazeteciler gibi, kimi işsizler gibi bu köklü değişimin içinde bulur kendini...

Makaleyi Paylaş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?