Evleri ayrı

Yakın dostlarımın tamamı zır delidir.

Onları saymazsak, hepi topu üç deli girdi ömrüme, öğrenciyken,

Giresun-İstanbul arası seyreden Fındıkkale otobüslerinde.

****

Birincisi genç bi kız idi, benim yaşlarda.

Hep, kaptanın yanıbaşındaki 1 nolu koltukta oturur. Yol boyu montunun kapşonunu kafasından çıkarmazdı.

Molalarda yemeğe inmez, wc'ye gitmez, su içmez, kraker yemez??? Kendi dünyasına kapanır gibiydi.

Bi anlam veremeyen bakışlarımı anlayan muavin çocuk;

-''Bu gız, her hafta bu şekilde gidip gidip geliyu yaz-kış'' diye açıklama yapardı kulağıma.

****

İkincisi benden biraz büyükçe bi herif idi.

Dikiz aynasına yansıyan suretinden gördümdü. Sürekli kendi kendine konuşup duruyordu. Açık söyliyim, ömrümde bu tür mimiklere rast gelmedimdi hiç, neden bahsettiğini anlardım az buçuk, o kaşındaki gözündeki hararetten.

Böylesi ''usta'' bi mimik sanatçılığını, bi de Erol Günaydın'da gördüm zaten ömrümce.

Yolların birinde, muavin çocuk fısıldadı yine kulağıma; İstanbul'a tatile gittiğini sanırmış. Meğer Bakırköy'e-tımarhaneye götürülürmüş. Otobüsün arkasındaki bi otomobilde annesi-babası bizi takip edermiş çaktırmadan. Kaptan şoförümüze emanetmiş.

Çok üzüldümdü bunları duyunca.

Vah ki ne vah la.

Halen içimdedir.

****

Üçüncüsü de gençten bi oğlandı. O yaşıma kıyasla az biraz büyüktü galiba benden.

Ve çok kısa boylu olmasa, harbiden çok yakışıklıydı.

Giysiler-miysiler, saçlar-maçlar o biçimdi yani!

Valla nereden biliyorsam, unutmuşum detayını, Yeşilçam'a kendini göstermeye gidiyordu, bunu biliyo ve için için gülüyordum otobüste. Kesin bunları da muavin çocuk söylemiştir, kulağıma eğilip.

Şimdi Allah'ı var, Cüneyt Arkın'ın minyatürüydü.

Eeee, şey yani, bunu da duymuşluğum var idi otobüste;

-''Bi film çevirecem, yer yerinden oynayacak'' gibisine bi iddaa sahibiydi.

Sabahın kör vakti, Bolu Dağı dinlenme tesisleri tuvaletinde, bi küçük apdes eyleyip, o ayazı yiyerek hemen uyumaya döndüğüm bi aynanın önünde, sakal tıraşı olurken gördümdü bunu.

Demek, otobüsten inip derhal Beyoğlu'ndaki Yeşilçam Kafe'ye gitmeyi ve ''keşfedilmeyi'' umuyordu.

Böyle umut sahipleri dünyanın en önemli insanlarıdır gözümde. Çok bakındım çok büssürü filmlere, keşfedilmiş mi, figüran bari olabilmiş mi diye?

Hiç göremedim hiç! Çok yazık.

****

Üç önemli tip...

Ne Giresun'da,

Ne İstanbul'da,

Ne otobüslerde karşıma çıktılar.

Bi daha asla gömedim bu üç deliyi.

İnşallah sağ'dırlar. İnşallah kapşonlarıyla, mimikleriyle, artizz'lik düşleriyle mutludurlar.

Duacılarıyım.

****

Bense dördüncüleri olarak kaldım.

Onlarsız, tek başıma devam ediyorum hayata. Özlüyo muyum peki yolculuk arkadaşlarımı? Kesinlikle evet.

Ve annannemin lafıdır;

-''Deli çok da evleri ayrı''!!!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?