MONTAJ DUBLAJ!

Maden şehidi Tezcan Gökçe'nin babası Recep Gökçe'nin yırtık lastikli fotoğrafı ülkede gündem oldu. Gazetelerin birinci sayfalarında ve televizyonların ekranlarında günlerce yer aldı. Türkiye gibi bir ülkede böyle bir fotoğraf olsa olsa montaj olurdu. Bu ülkede böyle insanlar mı kaldı! Düşünsenize; Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip bir ülkeden söz ediyoruz. Ülkede yapılmadık reform kalmadı. 12 yıllık istikrarlı bir yönetim başta ekonomi olmak üzere her konuya el attı.  Paradan altı sıfır silerek işe başladı. Kişi başına milli gelir 11 bin dolara ulaştı. Turizm gelirleri 20 milyar doları gördü. Milli gelir ise 820 milyar doların üzerinde.  İhracat rekora koşuyor. Enflasyon düştü, döviz artışı dizginlendi. Borsa aldı başını gidiyor. İşsizlik oranı tek haneli rakamlarda seyrediyor.  Uluslar arası kredi derecelendirme kurumları ülkenin kredi notunu ha bire artırıyor. Yabancı sermaye Türkiye'ye yatırım yapmak için kuyrukta bekliyor. Ve bütün bunların yaşandığı bir ülkede yırtık lastikli bir vatandaş!  Kesinlikle montaj. Eskilerin deyimiyle bir kısım medyanın işi bunlar… Ya adamın söyledikleri, hanımının yaktığı ağıtlar! Onlar da dublaj! Onlar maden kazalarında ölümün işin fıtratında olduğunu bilecek kadar aklı başında insanlar. Kadere inanmıyor olabilirler mi? O sözler dublaj. O ülke ki cumhurbaşkanlarına 1 milyar 370 milyona saray yaptırabiliyor; Hatta bu sarayın 5 milyara çıkacağını söyleyenler bile var. Tac Mahal yanında gecekondu gibi kalıyor. Cumhurbaşkanına 185 milyon dolara uçak alıyor.  Yani devir Sokullu Mehmet Paşa'nın Uluç Ali Paşa'ya “ Bu devlet gemilerin demirlerini gümüşten, halatlarını ibrişimden, yelkenlerini atlastan yapacak güçtedir” dediği devir. Hatta daha da öte! Böyle bir ülkede yırtık lastikli bir vatandaş; kesinlikle montaj... Memleket münafıktan geçilmiyor anlaşılan. Malum medyanın işi bunlar. Türkiye, nüfusunun yüzde 99 u Müslüman bir ülke. Hatta son yıllarda bunun yüzde yüze çıktığı söyleniyor.  Bu Müslüman ülkenin zenginleri mal biriktirmekten çok ahrete yönelik maddi ibadetlerini eksiksiz yerine getiriler. Mallarının 40 da birini fakir fukara, garip gureba ya zekat olarak verirler. Bu dinin bir emridir.  Peygamberleri Hz. Muhammed'in hadislerini hayatlarına geçirmek için birbirleriyle yarışırlar. ”İki günü eşit olan aldanmıştır” hadisinden yola çıkarak var güçleriyle çalışırlar. İşverenler çalışanların gündeliğini terleri kurumdan verir.  Komşusu açken tok yatmaktan Allah'tan korkarlar. Kıyamet kopacağını bilseler de ellerinde bir fidan varsa onu dikmeye çalışırlar.  Böyle bir ülkede yırtık lastikli yaşlı bir vatandaş fotoğrafı veya görüntüsü olsa olsa montajdır.  Bu ülkenin gelenekleri görenekleri vardır, bir lokma kuru ekmeği, bir tas suyu komşusuyla paylaşmayı Anadolu görgüsü içinde görev sayan bir ülkede bu görüntüler montaj olmalı. Konuşmalar, bağrışmalar, ağıtlar, ağlamalar da dublaj… Hamdolsun ülkemizde insanlarımızın bir eksiği yok. Geçmişte vardı ama bugüne kadar çözülmedik sorun kalmadı. İstikrar sürüyor!  Peki bu fotoğraflar da neyin nesi derseniz söylüyoruz işte. Montaj, dublaj. Malum medya veya bir kısım basının işi. Mal bulmuş mağribi gibi neyle uğraşıyorlar? Makaleyi Paylaş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihat Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?