MHP'NİN HDP MANTIĞI

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin; HDP ile aynı paralele düşmemek için meclis başkanı seçiminde onların desteklediği adaya oy vermeyecekleri açıklamaları ne kadar inandırıcı? İlk defa mı HDP ile aynı paralele düşüyorlardı? Daha dün mecliste İç Güvenlik Yasası çıkartılmaya çalışılırken HDP ile aynı paralele düşmemişler miydi?  Başka örnekleri de var.  İnandırıcı görünmüyor. Çünkü siyasetin mantığı bu kadar basit olmamalı! Değildir de…  Ya da, Biz kendi adayımızı destekledik söylemi de çok kabul görmedi. Başka açıklamalar da var ancak zorlayıcı yorumlar bunlar. MHP burada açık açık, son turda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin adayını destekliyoruz deseydi daha anlaşılır bir durum ortaya koyardı. Bir siyasi partinin kendi görüşüdür, kendilerince nedenleri vardır denilir ve saygıyla karşılanırdı. Seçim öncesi böyle demiştiniz de şimdi böyle diyorsunuz gibi eleştiriler alırdı mutlaka ama bu kadar mantıksız olmazdı. Neymiş efendim: HDP ile aynı paralele düşmemek adına onların destekledikleri adaya oy vermeyeceklermiş. Bundan sonra HDP' nin her evet dediğine kayıtsız şartsız hayır mı diyeceksiniz?  Türkiye siyaseteni bu kadar basit kavramlarla izah edemezsiniz. MHP geçmişte Abdullah Gül'ün 367 yi bularak cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamıştı. O zaman bir siyasi parti olarak tavrını ortaya koymuş, oyunu ona göre kullanmış ve takdir görmüştü, saygıyla karşılanmıştı.  Bugün böyle basit bir gerekçeyle seçmenin karşısına çıkmasını kendi seçmeni bile anlamakta zorlanıyor. Özellikle sosyal medyada, gazetelerde ve televizyonlarda MHP'nin uyguladığı yöntemle dolaylı da olsa Adalet ve Kalkınma Partisi'nin adayını meclis başkanı seçtirdiği yorumları almış başını gidiyor.  Karikatürler çiziliyor, yorumlar yapılıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne koltuk değneği olduğu ifade ediliyor. Hatta sistemin bir parçası olduğu, Erdoğan'ın her sıkıştığı yerde Hızır gibi yetiştiği konuşuluyor. Hangi tarihte hükümete hangi destekleri verdiğini listeler halinde yayınlayanlar bile var. Hükümetin zorlandığı her anda MHP'nin imdadına yetiştiğini ortaya koyanlar var. Bunu 2002 yılına kadar, 7 Temmuz 2002 tarihinde 11. Kocayayla Türkmen Kurultay'ında 57. Hükümetten desteğini çektiğini açıkladığına kadar götürenler var.  O tarihten sonra erken seçim kararı alınmış ve 1.5 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi, Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasaklı olmasına rağmen iktidara gelmişti.  Ancak bütün bunların bir açıklaması olmuş ve bu açıklamalar bugün HDP ile aynı paralele düşmeyiz açıklaması kadar mantıksız olmamıştı.  Adalet ve Kalkınma Partisi'nin meclis başkanı adayının seçilmesine dolaylı destek oluşlarının ardında başka gerekçeler arayanlar var. Bunları da normal karşılıyor insanlar, bir partinin siyasi hesapları olması kadar normal bir şey olamaz Türkiye'de.  Kaldı ki o siyasi parti de bunun hesabını kendi seçmenine verir zamanı geldiğinde. Ancak siyasette siyasi hesaplar gizli, görüşmeler kapalı kapılar ardında yapılsa da sonuçlar milletin gözünün önünde ortaya konuluyor. Şu anda görünen MHP'nin HDP ile aynı paralele düşmemek için HDP' nin desteklediği meclis başkanına oy vermeyişi gerçeği gibi görünüyor. Ya da gösterilmeye çalışılıyor. MHP bu kadar mantıksız hareket edecek bir siyasi oluşum değildir. Bu konuyu bu kadar basite indirgemek en azından bir grup insana inandırıcı gelmedi. Makaleyi Paylaş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihat Öztürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?