Yağlı Direk

Şu memlekette hemen hiçbirimiz gerçek ilgi alanımızdaki mesleklerde diğiliz maalesef;

Köpeklerden çok korkan bi veteriner tanıyorum örneğin. 48 kilo ağırlığında, üflesen uçacak denen türden bi tanıdığımın güvenlik şirketi var sonra. Yüzme bilmeyen ve hayatında hiç denize girmemiş bi arkadaşım Liman İşletmeleri Kıyı Emniyeti biriminde çalışıyor mesela. 

(Nasıl becerir bilmem, Deniz Kuvvetlerimizdeki amirallerin çoğunda bundaki karizma yoktur)

Uzatmiyim, örnek çok.

**** 

Her yıl Kabotaj Bayramı çerçevesinde Giresun Limanında düzenlenen geleneksel Yağlı Direk ve Yüzme Yarışlarının tertip komitesinde bu yıl bu arkadaşım da vardı her nasılsa.

Açık konuşalım, bayramlaşma bayramlaşmadır. Türü çeşidi olmaz. Nasıl ki, her Cumhuriyet Bayramı'nda, çevremdeki tüm adam gibi adam'lar birbirimize ''İyi Bayramlar'' telefonu açmayı alışkanlık edindik, Kabotaj Bayramı vesilesiyle bu arkadaşımın yanına uğramayı da ihmal etmedim.

Yaradılışı gereği, yaptığı her işe sımsıkı bağlıdır kardeşim, böyle bi günde ziyaretine gitmeyişimi, düşman gemilerinin kara sularımıza girmesi kadar ağır ve onur kırıcı bulabilir.

Neme gerek!

**** 

Bayramlara, herhangi bi vesileyle halkın sokaklarda olmasına bayılırım oldum olası. Sabah uyandığımda da içim içime sığmıyordu, kendimi Liman Mevkii'ne zor attım. Küçük yer Giresun tabi, tertip komitesinin diğer üyeleri de hep tanıdık kişilerdi.

Gariptir, bunca senedir hiçbirini bi kez olsun mayoyla görmediğimi algıladım bunları. Kırk yıldır hiç bronzlaşmadı bu komite!!

Ben gittiğimde, mühim bi Nato tatbikatını sevk ve idare eder bi ciddiyetle, çardak altında limonata içerek yarışmaları izliyorlardı hepbir. İlk kez dostlarımı denize nazır bi ortamda soğuk bira harici bişey içerken görmenin burukluğunu yaşadımsa da, en azından;

-''Yahu hiçbiriniz şu yağlı direkte bi adım bile atamaz, derhal denize düşersiniz. Hadi yüzme yarışlarına girseniz akıntıya kapılıp suda gaybolursunuz, ne işiniz var la burada'' demeyi başardım.

Daha fazlasını nasıl diyim? İl protokolü de tam tekmil oradaydı. Canım sıkıldı bizimkilerin hallarına.

Mecbur bol bol limonata içtim ben de.

**** 

(Limonata Giresun'da büyük bi sosyal yardımlaşma işlevine sahip bi içecektir ve en az Bağ-Kur ve SGK  kadar değerlidir halkımızın gözünde, bilesiniz..

Sayıları bi elin parmakları kadar azalmış seyyar satıcı amcalarımız, minik el arabalarında gezdirirler Giresun limonatasını.. Perakende satış yapmakla beraber, asıl satış gelirlerini ''Sebil'' olgusundan elde ederler..

Sebil nedir peki? Vicdan ve yufka yürek sahibi biri çıkar, limonatacıya 50 lira falan verir, ''Zebil ettim'' diye belirtir.. Amcamız da o paranın karşıladığı miktarda bardağı doldurur, Allah kabul etsin diyerek, çocuğu-yaşlısı pek çok vatandaşa ücretsiz limonata dağıtır..

Bencileyin de kaç kez içmek durumunda kaldım böyle.. Tam yanından geçiyordum limonatacının ve sebil sahibinin mutluluğuna ortak olmak istedim.. Boğazımdan aşşaa akıp giden Giresun'luluktu, salt limonata serinliği diğil)

**** 

Limonatacı amcalara bazen gaddarca davranan işgüzar zabıtaları düşünürken dalmış gitmişim.

Yarışmalar bitmiş, denizde hiçbi telefat vermeden, kimse boğulmadan tamamlanmıştı çok şükür.

Arkadaşlarımla ''Hadi nice bayramlara'' şakasıyla vedalaşırken, ansızın, kutlamalara akşam içkili bi restoranda devam etme kararı aldık. Hem, evden çıkmak için iyi bi mazeretti, erkek erkeğe eğlenecektik!!

Bayramlar kutlanmak içindi. Gerekirse ellerimize birer meşale alır, fener alayı bile düzenlerdik. 

Kim karışacakmış!!!

**** 

Akşam evden çıkışım öyle kolay olmadı. Eşim diretti;

-''İlla ben de gelecem, bakim her gece, her gece ne haltlar karıştırıyonuz''??

Bi sandalye üzerine çıkıp;

-''Şu bayram gecesindeee, şanlı bayrağımızın dalgalandığı her yeeer, bize vatandııır'' diyip başladığım ve net bi duygu sömürüsü içeren konuşmamı dikkate de almadı. Birlikte evden çıkışımız uzadı, geç kaldık.

Ve okula velisiyle gelen öğrenci misali utanç verici bi duyguyla restorandan içeri girdim pek yazık.

Sabah, ısrarla ''erkek erkeğe&'' şartını koymuş tüm arkadaşlarım da eşleriyle gelmiş, kuzu kuzu oturuyorlardı masamızda. Sessizce ''vay kılıbıklar'' diye dalgamı geçtim.

Hepsi de anlaşılmaz sesler çıkartarak uzun uzun bi bilinmeze doğru homurdandılar.

**** 

Masada genelde siyaset konuşuldu.

Bizim, donanma komutanı edasındaki arkadaş, adeta bi resepsiyon vermişçesine titiz davrandı yemek boyu.

Uzun sürdü gecemiz.

Çok uzun!!

**** 

(Sevgili okurlarım, yukarıdaki öyküyü, yaklaşık 10 yıl evvel yayımlanmış olan kitabım Baklava Desenli Ev'den alıntıladım. Adı üzerinde öyküdür ve çok azıcık kurgulama da yapılmıştır.

Öykünün gerisi, masamızda konuşulanları içermektedir;

Biraz siyaset, biraz argo ve biraz da umut dolu mesajlara yer verilmiştir. O paragrafları gazete köşeme taşıma gereği görmedim. Dileyenler kitabımdan okuyabilir)

Ama, günümüze ilişkin diyeceklerim, ekleyeceklerim var tabi:

Ne limanımız limana benziyor artık, ne bayramımız bayrama. 1 Temmuz Kabotaj

Bayramı eskisi gibi kutlanamıyor artık. Liman'ımıza girilemiyor bile. Bu, şehrimiz için utanç verici bi finaldir. 

Giresun'da siyaset yaptığını zannedenler, lütfen varlıklarını sorgulasınlar.

Gün olacak, bu devran dönecek, gerçek bayramlar geri gelecektir.

Kimsenin kuşkusu olmasın.

**** 

Vatanımın bayramları var.

Şehrimin gelenekleri var.

Sonsuza kadar sürdüreceğiz. Meydanı kimseye bırakmayacağız.

Göreceksiniz.

Mustafa Kemal'in Askerleriyiz.

Kabotaj Bayramımız Kutlu Olsun.

****

( Gazetemiz sahibesi, sevgili Aygüzen Öğütçü Teyze'min ufak bi rahatsızlık geçirdiğini öğrendim. İyileşmiş olduğu haberinin sevincini paylaşır, geçmiş olsun der, ellerinden öperim)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?