Objektif

Normalde bireylere özgüdür.

Basit bi deyim gibi görünmekle birlikte, aslında derin toplumsal yaralar içeren ''Gördüğü günden geri kalmak'' durumu.

Eski yaşanmışlıkları artık yaşayamaz olmak, anlamını taşır.

Yoksunluk,

Yoksulluk,

Çaresizlik,

İsyan,

Ve bi miktar da hüzün içerir.

****

Tekbi kişiye de ait olabilir bu duygu. Aile boyu da yaşanabilir.

Belli bi zümre, belli bi topluluk, belli bi halk...

Hepsi mümkündür.

İnsanlar, toplu halde de geçmişin görkeminden ayrı düşebilirler.

****

Ama, sanırım ki dünyada tektir.

Bi şehir, nasıl olur da gördüğü günden geri kalır?

Sonuçta eti-kemiği yoktur, duyguları-kavrayışları yoktur, nasıl olur?

Giresun ise olur.

Şehrimiz, gördüğü günden geri kalmıştır.

****

Biz 50 yaş kuşağı çok üzgünüzdür misal. O güzelliklerin, bi benzeri anca Paris'lerde yaşanabilecek yaşamların son damlalarına yetiştik. Ama gördük gözlerimizle yahu! Biliyoruz gerçeğini!

Hadi, ablalarım-abilerim diye özetliyim, 60'lı yaşlarını süren büyüklerimiz de her daim hüzünlüdür. Geçmişlerinde yaşarlar ve o eski Giresun'u özlerler. Anlatırlar hep. Canlarım benim.

70 yaş nesli. Teyze-amca diye hitap eylediğimiz kişiler peki? Sudan çıkmış balığa benzerler de, o görmüş geçirmiş genleri,  kötü kötü konuşmalarına izin vermez asla. Bizlere çaktırmaz, yaşadıkları hayal kırıklığını gizler ve morallerimizi bozmak istemez onlar

En zor durumda olanlarsa 80'ini aşmış, 90'a merdiven dayamış büyüklerimiz olsa gerektir. Annelerimiz yani. Yaşamda kalabilmişlerse babalarımız bi de. Dünyanın hem en şanslı, hem en şanssız insanlarıdır bunlar. Hollywood gibi bi şehirde doğup, dağbaşı gibi bişeye dönüşmüş bi coğrafyada ölecek olmak ne kadar acıdır, kim bilir?

Allah ömürlerine ömür katsın.

****

Sevgili dostlarım,

Tereciye tere satmak istemem. Bu duyguları hep birlikte yaşıyoruz zaten şehrimizde. Üstelik, gün be gün daha da kötüye gidiyor her şey.

Benim satacağım başka bi tere var.

Yaklaşık 100 yıl önce yazılmış bi makaleyi okuyordum geçenlerde. Şehrimizin o zamanki değerli aydınlarından biri;

-''Eski Giresun'u özlediğini, şehrin çok bozulduğunu'' konu etmemiş mi??

Ula?????? Bizim, eski fotolara bakıp bakıp ''Gurban olduğum şehrim'' diye üzüldüğümüz Giresun??? O muhteşem manzaralar, o benzersiz yaşamlar bile  bozulmuş hali miymiş???

Daha da güzeli olabilir miymiş yani?

Allah'ım sen ne kadar büyüksün.

****

(Yoksa o ''efsane'' gibi duran bilgi doğru mudur? 200 yıl evvel bi Hristiyan din adamı gelmiş de Giresun'a... Papa'ya mektup yollamış hani... İncil'de söz edilen cenneti buldum diye...

Uydurma der gülüp geçerdik. Doğru mudur yoksa o mektup?)

****

(Tavsiye ederim. Nerede elinize geçerse geçsin, eski Türkiye fotoğraflarına mutlaka bi göz atın. İlla ki bizim gibi denizi-kumsalı, balığı-çileği, ovası-yaylası olması şart diğil. 2 tane kıytırık ev, 3 tane yaşlı ağaçtan ibaret fotolara bile bakın. Eskinin nasıl güzel olduğunu, şimdilerin ne denli çirkinleştiğini görün. Bu, insanlık borcunuzdur zaten)

****

(Dağ-taş her yer güzelmiş eskiden. İstisnasız her kente-kasabaya ''yazık'' olmuş. Kabulümdür. Ama, göğsümü gere gere iddaa ederim. Dünyada en çok Giresun'umuza yazık olmuştur arkadaş! Dünyada en güzel Giresun'umuz imiş çünkü)

****

Bizim göynümüzdeki ''gerçek'' Giresun'da Temmuz'dan önce yaz gelmez. Yazın bile incecik bi yorgansız yatılmaz. Geceleyin pencereleri açıp da uyumak mümkün olmaz. Yaz akşamları sahile inerken kısa kollu bi tişört giyinmek yetmez falan idi.

Benim kuşağım böyle bilir Giresun'u.

Şimdi, uzun seneler sonra böylesi serin geceler yaşamak bizlere sunulmuş birer züğürt tesellisi midir?

****

Yoksa yoksa, her kuşağın gerçek Giresun'u ayrı mıdır? Bilemiyorum ki;

-''Yaa Haziran'da bile kar yağardı, nerede o eski Giresun'' diyenler var mıdır??

Ya da nasıl diyeyim;

-''Bizim zamanımızda hep çöl sıcakları yaşanırdı, nerede o eski günler'' denilmiş midir hiç?

****

Diğer ayrıntıları, yegane sermayeleri Giresun nostaljisi olan yazarcık'lara bırakayım. Eski dünyalar güzeli şehrimizi, mümkün olduğunca yeniden yaşayabilme mücadelemiz için sizleri BİLGİ YURDU'muz saflarına davet edeyim.

Bana soruyo insanlar; ''Liman'daki o çirkin siloları neden yazmıyon gardeşim'' diye? BİLGİ YURDU'muz, bi sanat kurumu olmakla birlikte,  böylesi çirkin işler bi daha yapılamasın diye de var. Lütfen yanımızda olsun herkes. 

Ve lütfen. Burunucu Mevkii'nden şöyle bi Giresun'a doğru baksın. Sevgili ağabeyim Mehmet Alkan'ın o unutulmaz ifadesiyle;

-''Dünyada objektiflere poz verir gibi duran tek şehir''e vefa borcumuz olduğunu düşünsün herkes.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?