DOĞU AKDENİZ VE BÜYÜK CEPHE

Doğu Akdeniz'de uzun zamandır sert bir mücadelenin içinde bulunmaktayız. 

Sorun kısaca şöyle; Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının paylaşımı konusunda Türkiye aleyhine Yunanistan ve GKRY (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) ikilisinin uluslararası hukuka aykırı olarak Türkiye'yi dışlayan ve denizleri sahiplenme girişimi sorunun temelini oluşturmaktadır. GKRY, Mısır, Lübnan ve İsrail ile anlaşmalar imzalamış ve GKRY  “Kıbrıs Cumhuriyeti” adına MEB ( Münhasır Ekonomik bölge )ilanında bulunmuştur. Ayrıca, GKRY bazı firmalar ile anlaşmalar imzalamış ve petrol sondaj faaliyeti hedeflemektedir.

Dünyanın büyük enerji şirketleri pay alabilmek için bölgeye gelmeye başlamışlardır.

Mavi vatanımız üzerinde hakkımızın gasp edilmesine Türkiye sessiz kalamazdı ve karşı hamlelerini sürekli yaptı başarılı da oldu. 

Türkiye, Libya ile 'Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması' anlaşması ve 'Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası' imzalayarak çok doğru bir iş yapmış oldu. Libya'da meşru hükümet ile anlaşma yapıldı ancak, Libya'da bir iç savaş sürüyor. 

Meşru hükümete yardım amacı ile Libya'ya asker göndermeye olanak sağlayan tezkere TBBMM tezkere kabul etti. Tezkerenin kabulü Türkiye'nin elini güçlendirdi.

Rusya da Libya görüşmeleri ve Berlin de Libya Konferansı yapıldı. Henüz sonuç alınmış değil ancak, Libya ile anlaşma ve asker gönderme iradesi gösteren  Türkiye Rusya ile birlikte Libya'da birliğin sağlanması sürecinde önder rol oynayan duruma gelmiştir.

SURİYE

Suriye saldırıya uğramış ve bir işgal ile karşılaşmış bulunmaktadır. Suriye bugün, topraklarını kurtarmaya çalışmaktadır.

Suriye'de İdlib sorunu var. İdlib Suriye toprağıdır, ve devlet egemenliğini sağlamak Suriye'nin hakkı ve görevidir. Türkiye, İdlib'in Suriye egemenliği altına alınması için destek olmalıdır.

Suriye devleti ile anlaşılmalıdır. İstihbarat örgütü başkanlarının görüşmesi yolun açıldığını gösteriyor. Bu sevindirici.

Ayrıca, Suriye ile Libya benzeri anlaşma Doğu Akdeniz için yapılmalıdır.

MISIR

Mısır, bölgemizin büyük ülkelerinden biri ve bizim için önemli bir müttefik olmasına rağmen bir türlü ilişkileri düzeltemediğimiz bir ülkedir. Yeri gelmişken Mısır ile eskiden yaşadığımız bir sıkıntıyı yazmak istiyorum.

FUAT TUGAY OLAYI

1952 yılı, Mısır'da Albay Cemal Abdülnasır önderliğinde “Hür Subaylar Hareketi” iktidara geldi. Kral Faruk tahtından indirildi ve daha sonra da cumhuriyet ilân edildi.

 Bir grup subay Türkiye Büyükelçiliği'ne gittiler ve “Türkiye'de cumhuriyet döneminde yapılan reformları örnek aldıklarını” söyleyip destek istiyorlar.

Büyükelçi Fuad Hulusi Tugay olumsuz davranıyor ve subayları kapı dışarı ediyor. Mısır, Türkiye'den elçiyi çekmesini istiyor ama Türkiye elçiyi geri çekmiyor. Diplomaside uygun görülmeyecek çok olumsuz olaylar oluyor. Sonunda Mısır elçiyi istenmeyen adam ilân ediyor.  Fuad Tugay Mısır'ı terk ederken havaalanında  protokol kurallarına aykırı olarak normal yolcular ile sıraya sokuluyor.

 Mısır ile ilişkilerimiz çok uzun süre düzelmiyor (Murat Bardakçı, Habertürk. 5 Temmuz 2013) . 

Mısır ile karşılıklı içişlerine karışmama temelinde ilişkileri geliştirmek ve Doğu Akdeniz için Libya benzeri anlaşma yapılmalıdır.

●    ●    ●

Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesi sonrası, televizyon, gazete ve sosyal medyada yazılan ve konuşulanlara baktığımızda bölge birliğinin çok anlaşılmadığı ortaya çıkıyor. 

Ülkeleri değerlendirirken, din, mezhep, etnik ve benzeri ayırımların öne çıkarılması çok olumsuz bir bakış açısıdır. Bu bakış açısı aşılmalıdır.

●    ●    ●

Doğu Akdeniz yalnız başına ele alınamaz. Biz ABD ve destekçileri ile Libya ve Basra arasında kıran kırana bir mücadele içindeyiz.

Bir örnek vermek istiyorum, bir ilçede belediye seçimleri sürecinde ilçe ana olarak iki cepheye ayrılır. Kim çoğunluğu etrafında toplar ise o kazanacaktır.

ABD'ye karşı da durum aynıdır. ABD asıl maşası (Kara gücü) PKK ve destekçileri ile saldırıyor biz karşı koyuyoruz. Mümkün olan en geniş cepheyi oluşturmalıyız. Bunu yaparken karşılıklı iç işlerine karışmamak esastır.

Bizim de ABD ve PKK ve yandaşlarına karşı Doğu Akdeniz ile Basra arasında  BÜYÜK CEPHE kurulması zorunludur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Süleyman Çelebioğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?