Virüsün Etkisini Olumluya Çevirebilir miyiz?

Diğer yerel gazeteler ile birlikte Yeşilgiresun Gazetesi, virüs salgını nedeniyle her gün çıkamayıp haftada iki gün yayımlanmak zorunda kalınca yazılarımıza ara vermiştik. Geriye doğru bakınca son yazımı 19 Mart 2020 tarihinde yazmışım. 

Virüs salgınının her bireyi, her devleti, her toplumu, her şeyi, herkesi etkilediğini bilmekteyiz. Özellikle günübirlik çalışan, hatta sosyal sigorta güvencesi olmayan, yada olamayan çok sayıda insanın, çalışanın, meslek sahibinin olumsuz etkilendiğini de farkındayız. Herkes, kendi sıkıntısını, acısını bilir. Bir başkası, kimsenin sıkıntısını, acısını bilemez. Ancak, anlayabilir. Eğer, kendimizi toplumun bir bireyi sayıyorsak, anlamak zorundayız. Anlayabilir olmanın somut ifadesi ise yardımlaşma, dayanışma ve işbirliğidir. Herkesin yakınındakiyle dayanışma içinde olması, ihtiyacı olana yardım etmesi, bir insanlık borcudur. 

Sıkıntı ve acı yalnızca kişilerle de sınırlı değildir. Firma, şirket, kurum ve kuruluşlar, bu sıkıntı ve acıları yaşadılar, yaşamaktalar. İnsanlar, yakınlarındaki kişiler kadar yakınlarındaki kurum ve kuruluşlarla da yardımlaşma ve dayanışma içine girmelidir.   

Yalnızca kişilere yardım etmek yetmez. Yakınınızdaki esnafa da sahip çıkılmalıdır. İster seyyar, ister sabit olsun satıcılarımızla, hizmet görenimizle dayanışma içinde olmalıyız. Olağan dönemde hiç kimseye ihtiyaç duymayan boyacı, simitçi, balıkçı, pazarcı gibi esnafları da gözetmeliyiz. Garson, komi gibi hizmet gören çalışanlara yardımı esirgememeliyiz. Yerel işletmeleri de dayanışmanın bir parçası olarak görmeliyiz. Sahibi anonim olan, yurdun her hangi bir köşesinde hatta yurt dışında olan işletmeleri yok saymasak bile önceliğimiz yerel firmalar olmalıdır. 

Yaygın basının bir sorunu olmayabilir. Ama yerel basının, virüs salgını döneminde birçok nedenle sıkıntı içinde olduğu hissedilmektedir. Gerek satış ve hizmet görme,  gerekse çalışan açısından yerel basının derdini söylemeye sayfalar yetmez. 

Özetle, bu salgın döneminde ekonomik ve sosyal yaşamın her bir parçasında giderlerin artması, gelirlerin azalması gibi somut sonuçların yanında ileride neler olabilir, neler olamaz belirsizliği hepimizi olumsuz etkilemiştir.  

  ***   

Bu köşenin sürekli okurları bilir. En çok değindiğimiz konuların içeriğinde işbirliği, yardımlaşma, dayanışma kültüründen söz edilir. İşbirliği içinde gelişmelerinin sağlandığı, yardımlaşma davranışı ile zorda olanın ayağa kaldırıldığı, dayanışmayla işlerin büyütüldüğü bir ortamda; insanlar, insanlık değerini koruyabilir. Anadolu'nun bağrında taşıdığı imece kültürü, tam anlamıyla işbirliği, yardımlaşma ve dayanışma özelliğini gösterir. Hangi toplumsal birime uygularsanız uygulayın, işbirliğinin, dayanışmanın ve yardımlaşmanın olduğu yerde zayıf, güçsüz, fakir, hasta, yoksul, cahil bir bireye yada kuruma rastlayamazsınız.  Yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği kültürüne sahip bireylerin, kurumların kendine güveni de olur. Kendine güveni olan bireyin, kurumun başarısız olması da söz konusu değildir.   

Bireyin bağımsız olması doğrudur. Fakat, bireyin bireycilik yapması doğru değildir. Bireycilik, aynı zamanda işbirliği, dayanışma ve yardımlaşma kültürünün reddidir. Kapitalizmin vahşiliğine soyunmaktır. Piyasanın rekabeti içinde yarışı en önde bitirmeye çabalayan yarış atı olmak demektir. Yarış atı olmak demek; yarışın sonucunda arkada kaldığınızda, sakatlandığınızda bedelini hayatınızla ödemeyi kabul ettiniz demektir. Formüle edersek: Hızlı yaşa, genç öl, cesedin yakışıklı olsun!  

Bireyciliği ret etmezsek, sonuç hüsrandır.      

      ***   

Kabul etmek gerekir ki, virüs salgını döneminde dayanışma ve yardımlaşma ve işbirliği yapıldığına ilişkin çok güzel örnekler gördük, yaşadık. Önemle, özetle söylemek gerekirse, virüs salgını bize insan olmanın erdemini bir kez daha anımsatmıştır. İnsan olmanın ön koşulu olarak yardımlaşma, dayanışma içinde olmamız ve işbirliği yollarını aramamız, rekabetten uzaklaşmamızı diliyoruz. Bencilliğin, bireyciliğin yerine birey ve örgütlü vatandaş olmalıyız. Dayanışma, herkese güven verir. Yarışmazsanız, yenilmezsiniz. İşbirliği yaparsanız, herkes bitiş noktasına ulaşabilir. İşbirliği yaparsanız, hiç kimse aç, yoksul kalmaz. Bütün bunlar, yalnızca bir parçası olduğumuz doğada kuşlar, böcekler, balıklar, bitkiler, ağaçlar, kendimiz dahil tüm canlıların yaşama hakkını korumamızı sağlar.    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Yalçın Yılancı - Elinize, dilinize sağlık. Krizlerden, yaşadığımız zorluklardan fırsatlar yaratmanız gerektiğine inanıyorum. Saygı ve selamlarımı sunuyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Temmuz 10:11


Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?