Sınavdayız

Ne yazayım bugün artık koronavirüs konusuna girmeyeceğim diyorum, gazetelerde, televizyon kanallarında başka haber bulamıyorum. 

Üçüncü sayfa haberleri, kadın cinayeti haberleri bile yok oldu. Olmadığından değil de, gündemini kaptırdığından olsa gerek

Koronavirüsle yatıp, koronavirüsle kalkıyoruz.

Can tatlı sonuçta. Üstelik tehlikenin nereden geleceğini bilemiyorsunuz.

Hepimiz aynı durumdayız. Yollar, sokaklar, dolmuşlar bomboş, dükkanlar kapalı. 

Çocuklar sıkı sıkı tembih ediyor, sakın evden çıkmayın diye. 

De, nereye kadar? Boğaz durmuyor; markete gidilecek eksik alınacak, fırına gidilecek ekmek alınacak. 

Yapabileceğimiz en iyi şey, önerilen temizlik kurallarına uyup, kalabalıklardan kaçınmak. Yine de gelip bizleri bulur mu diye korku içindeyiz. 

Kuralları dinleyip onlara uymaktan, olabildiğince evde kalmaktan başka çaremiz yok. 

Bu süreci atlatacağız, ancak önemsemek, söylenenleri uygulamak gerek. Korkmamalı ancak ciddiye almalıyız. 

Bu konuyla ilgili ilginç haberleri paylaşalım biraz.

Örneğin bu virüs nasıl ortaya çıktı? 

Basında yer alan bir haberi aktarıyorum: 

“Çin'in egzotik hayvanları yeme kültürüne karşı bilim insanlarının 13 yıl önce “yarasa tüketimi, saatli bir virüs bombası üretmekten farksız” uyarısı yaptıkları ortaya çıktı. 

Çin'de yarasa, yılan gibi vahşi hayvanların satıldığı gıda pazarları çok yaygın. Ancak nesilleri milyonlarca yıl öncesine dayanan bu hayvanların bağışıklık sistemi insanlardan çok daha gelişmiş durumda. Onlardan mutasyon geçirerek bulaşan virüslere karşı insan bağışıklığı yeterince güçlü değil. Nitekim 17 Kasım'da Çin'de vahşi hayvan pazarında 55 yaşındaki bir kadına bulaşan virüs de o gizemli belalardan biriydi. 

Bugün koronavirüs (Covid-19) adıyla bildiğimiz bu virüse karşı, Hong Kong'lu bilim insanlarının 2007'de uyarı raporu hazırladığı ortaya çıktı. O raporda, “Nalburunlu yarasalar ve böceklerde Sars ve Koronavirüs depoları geniş miktarda bulunuyor. Bunların tüketilmesi kamu sağlığı için saatli bir bomba” ifadesi yer alıyordu. Sars salgını 2012-2013 te 800 kişiyi öldürmüştü. 

Bilim dünyası, bugün 10 binden fazla can olarak küresel salgına dönüşen koronavirüse karşı aşı ve tedavi geliştirmek için zamanla yarışıyor. Ancak şu uyarıyı yapıyorlar: 

-Bu virüsün tedavisi bulunduktan sonra yine eski düzene dönülürse, mutasyona uğramış yeni gizemli virüslere karşı bitmeyecek bir savaşın içine düşeriz. Vahşi hayvan tüketme kültürü kontrol altına alınmalı…

x x

Daha bu koronavirüs vakalarının ilk günlerinde, henüz sadece Çin'de olduğu sıralarda, ve henüz bizler bir araya gelebiliyorken, bana oturmaya gelen bir arkadaşım şöyle demişti: 

-Bu Çinliler de yılan, çıyan ne bulursa yiyorlar, sonra da hastalanıyorlar. O gün hep gülmüştük, ama artık gülemiyoruz. Arkadaşımızın tespiti de Hong Kong'lu bilim insanlarının tespitiyle aynı.

Ancak sorun artık yalnızca Çin'in değil, tüm dünyanın sorunu oldu. Yapılacak şey, hekimlerin, bilim insanlarının tavsiyelerine uymak ve güzel günleri beklemek. 

Bu arada, bu yazıyı yazdığım an itibariyle Çin'de son 2 gün içinde yeni Çinli vaka ortaya çıkmadığı açıklanıyor. Belki de artık duraklama dönemine girdi, öyle umalım. 

Bu arada ilaçlar, aşılar deneniyor, insanlık virüse karşı mücadele için uğraşıyor. 

“Yeni Umut” diye başlık atmış gazete. 

“Yeni Umut, sıtma ilacı oldu. Trump, sıtmaya karşı kullanılan bir maddenin koronavirüs tedavisi için umut verdiğini söyledi. 

Koronavirüse karşı aşı ve ilaç geliştirme çabaları sürerken, yıllardır sıtma tedavisinde kullanılan bir madde umut oldu. 

Avustralya, Hindistan ve Fransa'daki uzmanların ardından ABD'den de “hidroksiklorokin” isimli maddelerin koronavirüse karşı etkili olduğu açıklaması geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın madde üzerindeki deneylerin “Muazzam derecede umut verdiğini” söyledi. “

….

Ülkemizde önlem üzerine önlem alınıyor, doğrusu yapılıyor. 

İşte bunlardan birisi:

Denizli'de yaşlılar her gün olduğu gibi Bayramyeri Meydanında buluşarak banklarda oturup sohbet ettiler. 

Belediye ekipleri, yaşlılara: “Lütfen evinize gidin, virüs bulaşabilir, sizin için tehlikeli” diye uyardı. 

Ama dinletemedi. Bunun üzerine ekipler meydandaki 20 bankı söküp götürdü. Yaşlılar da oturacak yer bulamayınca evlerine dağıldı. Edirne ve Bursa belediyeleri de cadde ve parklardaki bankları kaldırdı…

x x 

Yapılacak şey, kurallara uymak, bu süreç sona erinceye kadar sakin kalmak, önemsemek ve dikkatli olmak. 

Koronavirüssüz günler dileğiyle. 

Haftaya yeniden buluşuncaya kadar,

Esen kalın, 

Hoşça kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedef Erol --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?