GİRESUN’DA (3)

Sınavın ayrıntılarını anımsamıyorum şimdi. Mustafa'yla Nazmi'yle bir araya gelmemiz olanaksız. Yaşasalardı belki onlar da anlatacaklardı Giresun'daki günümüzü, gecemizi. Çok­tan dönüşsüz yola gitti onlar. Mustafa lise birdeyken. Düğünde "kaza" kurşunuyla. Nazmi, Giresun'a yerleşti. Giresun'da bir kurumdan emekli oldu. Emekli aylığını almak için ara­basından indi. Karşıya geçerken bir araç çarptı ona. Kurtulamadı. "kaza..."

Yitirdiğimiz için belki de. Öğretmen okuluna giremediğimiz için anımsamıyorum ayrın­tılarını sınavın.

Döneceğimiz gün de gezindik Giresun'da. Anlatacağımız anılar biriktirerek. Gördüklerimize şaşkınlıkla, "hayran hayran" bakarak. Giresun'daydım.

Okulda kimi derslerde, öğretmenimizden öğrendiğimiz Giresun'daydım. Babamdan öğrendi­ğim Giresun'da. Babam çıkıntıyı çıkardıktan, çubukları özenle yonduktan sonra salı günü satacağı iki şeleği örmeye başlardı. İyi düşerdi şelekleri. Köyden çarşıya gelen kadın­ların sırtına aldığı, gelirken içine satacaklarını koyduğu, dönerken satın aldıklarını koyduğu apak, düzgün şelekler...

Babam ayaklarını vurup sardıktan, şeleğin ağız halkasını yerleştirerek çubukla sardıktan sonra az ilerisine kor şeleği şöyle bir bakardı alıcı gözüyle. Yaptığını beğendiğin­den olacak türküye başlardı:

Oy Giresun kayıkları

Hep geliyor karından

Sevdim de alamadım

Ölüyom efkarımdan

Ağam haydi yar haydi

Kunduram taştan kaydı

Elin bir tanesine

Nasıl diyeyim haydi

Oy Giresun yalı yalı

Kayığımız boyalı

Kayıkçılık yapanın

Pantolonu yamalı

Ağam haydi yar haydi

Kunduram taştan kaydı

Elin bir tanesine

Nasıl diyeyim haydi

Bu türküyle babamdan duydum ilk kez Giresun adını. Türküyü bu sözlerle söylerdi babam. 

Öyle yer etti belleğime. Bilmiyorum sözleri kendine göre değiştirip değiştirmediği­ni. Ben de bu sözleri düşlerimle görselleştirerek bir Giresun yaratırdım... 

Babam kendine "fırsatlar yaratarak" nerede olursa olsun türküler söylerdi. Yusuf amcam öyle değildi. O erkenden evden çıktığında çite aşağı inerken iki türkü bırakırdı boşluğa, onlar da yarım yamalak:

"Gökte uçan gallanguç

Ganadı avuç avuç... "

Üç beş kez yinelerdi bunu. Sonra daha duygulu, daha özenli:

Giresun üstünde vapur bağırıyor

Eşrefin yarasını doktor sarıyor

Eşrefin annesi yanmış ağlıyor

Atma Hakkı atma pişman olursun

Abdal beylerine düşman olursun

Atma Hakkı atma pişman olursun

Gedigalizadelere düşman olursun

Attığın gurşundan sen utanırsın"

İlk kez geldiğim Giresun'u, ilk kez gecelediğim Giresun'u bunlardan öğrenmiştim. Hakkı'yı da Eşref'i de... Yusuf amcamın, babamın anlattıklarından...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?