HDP/PKK tartışmaları? (2)

'Eşit Vatandaşlık' kulağa hoş geliyor; bunun arkasında nasıl bir hinlik yattığını bilmeyen 'Demokratlar' da, hiç düşünmeden bu kavramı kullanıyorlar! Allah aşkına! Anayasamıza göre, bu ülkede zaten herkes eşit vatandaş değil mi? Bu ülkede, Batı'daki gibi, 'Siyahlar ve Beyazlar' diye bir ayrım var mı? 

Prof. Birgül Ayman Güler'in belirttiğine göre, AKP'nin 1 Kasım 2015 seçim beyannamesinde de Eşit Vatandaşlık savunulmaktaymış! Ana başlıklar da şöyleymiş: “Yeni Türkiye'de şiarımız; etnik kimliği, mezhebi ve inancı ne olursa olsun herkesi bağrına basan, onları Eşit Vatandaşlık ile evrensel ilke ve değerler temelinde, demokratik bir ortak yaşam bilincine ulaştıran bir anlayışı… Yeni Anayasa, milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir Etnik veya Dinî kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır!…”

Bunun açılımı, anayasadan 'Türklük' çıkarılacak demek değil midir! 

Bunları hatırlatmamızın nedeni, AKP iktidarının nereden nereye geldiğini göstermek içindir. Dün, bunları dile getiren AKP, bugün, PKK terörüne karşı etkili bir mücadele içindedir. Bu mücadelenin gevşetilmeden sürdürülmesini dileriz.

 Eşit Vatandaşlık taleplerine gelecek olursak:

 Bu taleple, Kültürel hakların, Anadilde Eğitimin ve Özerkliğin amaçlandığı açıktır. Peki, bu nereye varır?  Bir Devlet İki Millete ve sonrasında da, 'İKİ MİLLET' 'İKİ DEVLETE!'

 Tekrar edelim: Bizim temel meselemiz, Millî Ekonomimizi güçlendirerek, Amerika'nın ve AB'nin vesayetini kırmak ve ülkemizde, yaygın refahı ve adaleti sağlamaktır. Bu da ancak güçlü bir Millî Devlet çatısı altında birleşmekle olur. Etnik meseleye bu kadar kafa yoranlar, biraz da bu ana meselemize kafa yorsalar daha iyi olmaz mı? 

ANADİLDE EĞİTİM 

İSTEYENLERİN DİKKATİNE!

Bazı Kürtçe lehçelerin birleştirilmesi için Batılılar önemli bir çaba içindedirler. Amaçları, önce bir Kürtçe dili yaratmak; sonra da bir Kürt Milleti ve Kürt Devleti meydana getirmektir! Peki, Kürtçe bir özgün dil mi? Prof. Mehmet Bayrakdar, Kürtçe bölge dillerinin bir karışımıdır diyor! 

Sayın Bayraktar'ın belirttiğine göre, St.Petersburg Akademisi tarafından yayımlanan bir çalışmada, 8438 Kürtçe kelimenin kökleri şöyle açıklanmaktadır: “Pehlevice 370, Zend 1240, Türkçe 3080, Ermenice 220, Arapça 2000, Farisi 1030, Asıl Kürtçe 300, Çerkezce 60, Gürcüce 20, Keldani 108”.  Bu 300 Kürtçe kelimenin 108'inin Çerkezce ve Tatarca olduklarını belirtelim! (Prof. Mehmet Bayrakdar,  “Türkler Türklerin Nesi Oluyor?” s. 187).

Evet, Anadilde Eğitim yapmak istedikleri Kürtçenin durumu bu!

KÜRT MESELESİNİN 

ARKASINDA BATI VAR!

Dış destekli PKK terörü, 1980'lerden bu yana canımızı acıtıyor. Binlerce şehit verdik ve hâlâ daha şehitler vermeye devam ediyoruz. Ekonomik kayıplarımız olağanüstü boyutlarda! Fakat, bizim bu acılarımız; maddî ve manevî  kayıplarımız,  'HDP Kapatılmasın' diyenlerin ne umurunda! 

Emperyalizmi tanımadıkça, tarih şuuruna sahip olmadıkça, Batılı 'Dostların' önümüze, 'ÇÖZÜN' diye koydukları bu 'Meseleye' sağduyulu bir şekilde bakabilmemiz mümkün değildir.  Fakat, bunun o kadar kolay bir iş olmadığını da kabul ediyoruz. Çünkü, Batı bütün gücüyle, 'Kürt Meselesinin' arkasındadır! Batı'daki, 'Düşünce Kuruluşu' adı altında, istihbarat örgütlerine hizmet eden binlerce STK ve bunların yanında,  Batı'nın bizzat kurduğu ya da, kuruluşunu teşvik ettiği sözde yerli STK'lar da, tarih şuuru olmayan aydınları avlamak için devrededir!  

Ekranlarda HDP güzellemesi yapanların hangi bağlantılara sahip olduğunu kim bilebilir? Biz sadece, Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un, Cengiz Çandar'a gönderdiği şu mesajı hatırlatalım: “Sevgili Cengiz, bizim aylık haber bültenimizi biliyorsun.  Birinci sayfada katışıksız Türk görüşünün dışında bir şeyler yazan, her ay bir Türk köşe yazarının makalesi var.  Nitekim Şahin Alpay, Lale S., Cüneyt C., Emine Y., Ferai T., Mehmet Ali B., Semih İ., Zeynep G., Mithat M., Mim Kemal bu yoldan geçtiler. Şimdi senin sıran. Nisan'da bizim konuk köşe yazarımız olur musun? Ödeme mümkün. Bize makbuz gönder!”  

FETÖ örgütlenmesinde de, insanların nasıl bir zihin kontrolü altında tutulduklarını biliyoruz. Bu konuda, 16 Haziran 2020 tarihli Hürriyet'te, Toygun Atillâ'nın, bir itirafçı FETÖCÜ ile yaptığı mülâkat okunmalıdır. İtirafçı Fetöcü şu önemli tespiti yapıyor: “Örgütün en önemli özelliği, gerçekle bağlarınızı kesmeleridir. Bir hipnozun içindesiniz!…” 

HDP/PKK olayında da aynı durum söz konusudur.  Tarih şuuru olmayan, devletin ihmali sayesinde, kozmopolit bir anlayışla yetişen gençler, sözde, yüksek insanlık idealleri uğrunda savaşmak adına kandırılarak dağa çıkarılıyorlar! 

'KÜRT MESELESİ' BİZE, OSMANLIDAN MİRASTIR!

 'Kürt Meselesi' bugünün meselesi değil! Emperyalist Devletler, Osmanlı Devleti'nin parçalanması projesi kapsamında, 19. Yüzyılın ortalarından itibaren önce Balkanları, sonra da Doğu'da Ermenileri kışkırtarak ayaklandırmıştı. Bugün PKK hareketi içinde bir Ermeni varlığının bulunduğu bilinmektedir ve bu meşûm işbirliği, aslında yeni bir şey de değildir; geçmişte de bu işbirliğinin örnekleri vardır!  5 Ekim 1927 tarihinde, bağımsız bir devlet kurmak isteyen Kürtlerin,  Lübnan'da,  Ermeni Taşnak partisi liderlerinden, Vanlı Vahan Papazyan'ın evinde kurdukları Hoybun örgütü buna bir örnektir. Ermenilerin plânı şudur: “Önce Kürtlere destek vererek Türklerle çatıştırmak, daha sonra ise, kendi amaçlarını gerçekleştirmek!” Hoybun örgütü, kurulduğu yıl, Ermenilerle, Türkiye rejimine karşı ortak mücadele etmek için bir anlaşma imzalar fakat Kürtlerin büyük bir bölümü bu anlaşmaya karşı çıkarak Hoybun örgütünden ayrılırlar (Abdurrahman Kasımlo'dan aktaran, Altan Tan,”Kürt Sorunu”,  s. 270)! 

Kürt-Ermeni işbirliğinin bugün PKK içinde de sürdüğü bilinmektedir. Nitekim Prof. Yusuf Halaçoğlu,  TİKKO VE PKK gibi örgütlerin aslında bir KÜRT hareketi olmadığını, bunların içinde yer alan insanların birçoğunun, Ermeni asıllı olduğunun tespit edildiğini belirtiyor!

 PKK'nın, ASALA Ermeni terör örgütünün faaliyetlerine son vermesinin hemen ardından faaliyete geçtiğini de hatırlatalım!

  Kürt ayrılıkçılığının körüklenmesinin kökenleri 19. yüzyıla kadar uzanır. İngiltere'nin desteğini alarak Osmanlı topraklarına gelen Protestanlar, dinî-etnik azınlıklar üzerinde faaliyet göstermeye başladılar. Church Missionary Society (CSM) ve ABCFM (Amerikan BOARD) etnik dillere yöneldiler ve dil öğretmeye başladılar! Etnik grup üretmenin temel ilkesi, etnik dil üretmek ve bunu farklılığın kıstası yapmaktır!  Kürtçe gramer ve sözlük çalışmaları bu çabanın eseridir. Ne var ki, Kürtler bu faaliyetlere itibar etmediler. Bu durumdan şikayetçi olan misyonerlerin, Kürt Halkını aşağıladıkları görülür (Bonyar Waylet, Ernst Jack'ten aktaran Prof. Nadim Macit, age.  s. 173)!  ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?