SIRT

Şehrimin eski baro başkanı, en yakın akrabamdan daha yakın sevgili büyüğüm, rahmetli Ahmet Ersöz güzel adamdı. Yoktu o zamanlar ''kanki'' kavramı, ama babamın kankisiydi. ''Ellerinde büyüdüm'' diye bişey varsa, oydu benim için.  Bizlere, harbi söylüyom, Sabancı imiş-Koç imiş, kimselere nasip olamamış bi çocukluk yaşatan, Giresun'u Paris'e çeviren unutulmaz 10-15 aile var ise… Biri de Ersöz'ler idi. ***** **** Önemlidir, Giresun'un eski ailesi olmak. İşaret ettiği asalet, az-buz bi değer diğildir. Şimdilerde, şu şehirde, nerdeyse bi başıma, sudan çıkmış balık gibi yaşadığım için bilirim, önemini… Beni boşverin; Zurnanın son deliği işte. Ufaklık. Bişeylere son anda yetişmiş tekne kazıntısı. **** **** Sevgili Ahmet Ersöz amcamız, avukatlığını bilemem tabi de, muhteşem bi gülmece yazarıydı aynı zamanda. Kitaplarından birinin adı; ''Danışmak Gibi Olmasın''dı. Anlatiyim hemen; Avukatlık bürolarında, malum, duvarlara asılı bi uyarı olur... ''Danışmak ücrete tabidir''. Çoğu müşterisi; -''Avukat bey, danışmak gibi olmasın ama'' diyerek girermiş söze!! **** **** 30 yıllık falan bi kitap bu. Avukatlık hatıralarını içerir. Halaa okur, gülerim. Ahmet Amca'mı unutamam. **** **** Benzer bi bakış açısı benimkisi de. Şimdi, Allah'ın işine karışmak gibi olmasın ama, saçlarımı almış, yerine sakal vermiş gurban olduğum. Eski profesyonel iş yaşamımdan alışmışım, her sabah tıraşımı oluyom düzenli. Ama o, inadına, ikindi vakti derhal çıkıyo yeniden. Hele bıyık?? Dünya üzerinde bu gadar koyu bi siyah yoktur. Hiç sevmem sakal bıyık, delirecem. **** **** Bi kere, bi baloya mı ne gidecem?? 30 Ağustos resepsiyonu muydu neydi?? Üçbeş yıl öncesi?? Grand-tuvalet giyinmiştim falan… Sakal tıraşımı ise, kasten akşam üstü oldumdu, saat 5 gibi. Gece, yol üstü, giderayak anneme de uğradıydım 8 buçuk gibi. Görür görmez kızdı bana; -''Ula oolum, sen neden tıraş olmadan gidiyon oralara.. Sen hiç büyümeyecen mi.. Çocuk gadar aklın var zaten''. **** **** Evdeki her gelişme, kızlarımı öpmek için bi ''oyundur'' bizde. Yaptığımız herşeyin sonu, öpücükle biter. Yağmur, sırtını kaşıtıyo örneğin. Bi süre sonra ellerimi bırakıp, sakallarımı sürte sürte, yanaklarımla kaşıyom. Hem de öpüyom kızımın sırtını bu sayede. Tavsiye ederim, muhteşem bişidir. **** **** Uyandırdı beni az evvel; -''Kalk baba ben de şenin şıytını kaşıycam''. Hemen uyandım tabi. Yanaklarıyla kaşıdı sırtımı kızım, beni taklit edip; -''Bak ben de baba oldum, bak ağjımda şakal vay'' dedi. Güne böyle başlamak ne güzelmiş arkadaş!! **** **** Bi pazar sabahıydı… Mandolin çalarken uçmuş gitmişim. Babam uyandı sese. Eyvah??? Adamcaazın bi pazar uykusu var??? Naaptım ben??? Kızacak sandım. Üzüldüm bi de, uykusundan ettim?? Odama geldi. Suratımı gördü. Gülümsedi; -''Küçük inek!! Öyle güzel çaldın ki.. Böyle uyanmaya can kurban''. **** **** Sabah haali işte… Çok da kalkasım yok; -''Şimdi, uyanmak gibi olmasın ama'', Diyip, Kalktım yatağımdan. Makaleyi Paylaş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındığa verilen 22.5 TL Fiyatı Nasıl Buldunuz?