SONRASI

Yaşar Nabi Nayır, Şubat 1957'de kısa bir süre önce sonsuzluğa giden Cahit Sıtkı Tarancı için bir kitap yayımlar: Sonrası.

Tarancı sağken yayımlanan üç yapıta girmeyen şiirleri içerir Sonrası. Yapıttaki şiir­lerin çoğu dergilerde, gazetelerde kalanlardır. Bunların dağınık kalmasına gönlü elverme­yen Yaşar Nabi Nayır, Tarancı'nın ailesinin olurunu alarak oluşturur Sonrası'nı.

Sonrası'nda Tarancı'nın dilimize çevirdiği şiirlere de yer verilmiş. Yapıtın son bölümünü "Ardından Yazılanlar" oluşturuyor. Ataç, Karaosmanoğlu, Hisar, Siyavuşgil, Körük­çü, Aksal, Güvemli, Taner, Eyuboğlu, Nayır, Necatigil, Akbal, Kansu, Yücel, Güvemli, Makal, Köksal, Arısoy, Gürcan, Erkmenoğlu yazılarıyla yer alıyor bu bölümde.

Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri bu tür yapıtlar yayımlanırdı ozan, yazar öldüğünde. Kimileri önceki yapıtları tamamlardı, kimileri yaşamöyküsü özelliği taşırdı. Günümüzde bu tür yapıtların iyice azaldığına üzülerek tanığız...

Sonrası'ndan bir şiir:

"BEN ÖLECEK ADAM DEGİLM

Kapımı çalıp durma ölüm,

Açmam;

Ben ölecek adam değilim.

Alıştım bir kere gökyüzüne;

Dunca yıllık yoldaşımdır bulutlar,

Sıkılırım,

Kuşlar cıvıldamasa dallarında,

Yemişlerine doymadığım ağaçların.

Yağmur mu yağıyor,

Güneş mi var,

Farketmeliyim

Baktığım pencereden.

Deniz görünmeli çıksam balkona.

Tamamlamalı manzarayı

Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.

Ekmekten olamam doğru­su,

Nimet bildiğim;

Sudan geçemem,

Tuzludur teneffüs ettiğim hava.

Ya nasıl dururum olduğum yerde,

Öyle upuzun yatmış,

İki elim yanıma getirilmiş,

Hareketsiz,

Sükuta ramolmuş;

Sanki devrilmiş bir heykel?

Ellerim ne der sonra bana?

Utanmaz mıyım ayaklarımdan?

Soğumuş kalbime ne cevap veririm?

Kalkmalıyım,

Dolaşmalıyım,

Sokaklarda, parklarda.

El sallamalıyım,

Giden trenlere,

Kalkan vapurlara.

Sonrası'ndan sekiz yıl önce yayımlanır Rüzgar. Varlık'ta. Yaşar Nabi Nayır'ın yayınevinde. Cahit Külebi'nin ikinci yapıtıdır: 40 yapraktır. 27 şiir vardır içinde. üstelik son şiir "Son" başlığını taşır. Ozan tutamayacağı bir söz vermiştir kendine, bunu duyu­rur son dörtlükte:

"Uykusuz gecelerimi başıboş atlar gibi

Salıverdim ama ne çıkarl

Şiir beklemeyin gayrı benden

Ey dünyadan gelip geçecek dostları

İyi, çok iyi olmuştur Külebi'nin sözünden dönmesi... Şiir tarlalarımıza bengisulu ge­lincikler armağan etmiştir.

Cahit Külebi'nin yazdıklarını doyamam okumaya. Yapıta adını veren ilk şiir:

"Şimdi bir rüzgar geçti buradan

Koştum ama yetişemedim,

Nerelerde gezmiş tozmuş

Öğrenemedin

Besbelli denizden çıkıp

Kıyılar boyunca gitmiştir,

Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu

Yüreğini allak bullak etmiştir.

Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru

Bulutları koyun gibi gütmüştür,

Okşayıp otları yaylalarda

Büyütmüştür.

Köylere de uğradıysa eğer Islak, karanlık odalarda beşik sallamıştır,

Güneş altında çalışanlara

İmdat eylemiştir.

Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,

Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,

Kıraç­larda mavi dikenler...

Toz toprak gözlerine gitmiştir .

Şehirlere de uğramış ki yanım­dan geçti,

Haşhaş çiçeğine benzeyen kızlar görmüştür,

Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra

Alıp gitmiştir.

Şimdi bir rüzgar geçti buradan

Koştum ama yetişemedim,

Soraydım söylerdi herhalde

Soramadım."

Sonrası'yla Rüzgar komşuydu. Onlara yakın duran kapağında karanın egemenliğini orta­da bozguna uğratan gülüyle Türkiye Türkçesinde Ağıtlar var. Prof. Dr. Şükrü Elçin'in. Kül­tür Bakanlığı yayını, 1990...

Akdağmadeni'nden bir ağıt:

"Hastane önünde incir ağacı

Doktor bulamadı bana ilacı

Baştabip geliyor zehirden acı

Garip kaldım yüreğime dert oldu

Ellerin vatanı bana yurt oldu

Mezarımı kazın bayıra düze Yönümü çevirin sıladan yüze Benden selam söylen sevdiğimize Başma koysun kareler bağlasın Gurbet elde kaldım diye ağlasın..."

“Türkü" defterimde (1969)da var. Radyodan yazmışımdır... Oyraklarda, Dikmelerde, Deliklitaş başlarında, Melibahçesi'nde gaşta, demir elmasının dibinde, çakaleriğinin altında kaç kez söylemişimdir...

Ahmet Özer aracılığıyla yayıncısı İ. Gündağ Kayaoğlu'ndan edindiğim, çoğunu Görele'deki şiirseverlere verdiğim acının Uçları'ndan İlhan Demiraslan şiiriyle bitirelim:

"COĞRAFYA

Enlemi bir olsa boylamı başka

Bilindiği gibi değil ki huyun

Unutsa da keşke coğrafyaları

Uzak ağrıları dursa diyorum

Ne zaman uyuşa gözleri deniz

Ne zaman uyansa kirpikleri kum

Bize kısmet gurbet elde verildi

Doğduğum ellere dönemiyorum"

Makaleyi Paylaş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Günay --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Giresunspor'da kötü gidişin sorumlusu sizce kim?