Mektuplar Ayrı, Niyetler Aynı

TCMB Başkanı ve iki yardımcısı tarafından imzalı Maliye Bakanına hitaben kaleme alınan 05.04.2024 tarihli mektubunu okuduk. Mektup ile enflasyonun hedeften sapmasının nedenleri ile hedefe ulaşmak için alınan ve alınması gereken önlemler açıklanmıştır. Mektuba, 2024 yılının birinci dönem enflasyon raporu ile 2024 yılı para politikası raporu da ek yapılmıştır. Mektupta, politika faizinin artırıldığı, parasal sıkılaştırma yapıldığı, kredilerde sıkılaştırma yapıldığı, sıkılaştırmanın rezervler üzerine olumlu etki yaptığı, mevduatın arttığı, dış finansman koşullarında iyileşme yaşandığı dile getirilmiştir. 2023 yılındaki enflasyonunun artış nedenleri sıralanarak kontrol altına alınacağı, enflasyonun ana eğiliminde gerileme gösterdiği, ücretlerde yapılan artışın enflasyon oranı üzerine 10 puan etkisinin olduğu belirtilmiştir. Önlem olarak asgari ücretin yılda bir kez artırılması gerektiği dilde getirilmiştir. Sıkı para politikasının süreceği ifade edilerek 2024 yılının ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşeceği öngörüsü yapılmıştır. Orta vadeli programda yer alan kamu politika varsayımlarına ve enflasyon hedefine uyum sağlanacağı vurgulanmıştır. Mektup ekindeki 08.02.2024 tarihli 2024 yılı enflasyon raporunda da benzeri açıklamalar yer almıştır. Daha doğrusu raporda, mektubun dayanağı olarak birçok verinin analizi yapılmıştır. Enflasyon raporunda “OVP tahmin ufku olan 2024-2026 döneminde mali disiplinin kademeli olarak tesis edilmesi amaçlanmakta olup mali uyumun faiz dışı kamu harcamalarında tasarruf yapmak suretiyle sağlanacağı bir görünüm esas alınmıştır.” ibaresi yer almıştır.
Öncelikle belirtelim ki, mali disiplinin olmadığı kabul edilmektedir. Üç yıllık sürede kademeli olarak mali disiplinin sağlanacağı ve faiz dışı harcamalarda tasarruf yapılacağına ilişkin OVP hedeflerinin benimsendiği anlaşılmaktadır. Mali disiplinin tümden sağlanmayacağı, üç yıllık bir zamana yayılacağı itiraf edilmektedir. Yöneticilere tasarruf yaptırılmanın güçlüğü afişe edilmektedir. Buna karşılık, ücretler artırılmayarak, yükün çalışanların sırtında kalacağı söylenmektedir. Tüm mal ve hizmetlerde çok büyük etkisi olduğu halde enerji ve akaryakıt giderlerindeki enflasyon payı düşük gösterilerek ücret artışlarının enflasyondaki payının öne çıkarılmasının bir siyasi tercih olduğunu anımsatmak isterim. Bu siyasi tercih, halkın yanında değil, sermayenin yanında olunduğunun en büyük göstergesidir. Bütün bunlar, 2024 yılının ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşmeyeceğini göstermektedir.
Diğer yandan, 29.12.2023 tarihli 2024 yılı para politikası raporunda da “Yıl içinde enflasyon gelişmelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yılsonunda gerçekleşen enflasyonun belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda ise hesap verebilirlik ilkesi gereği Hükümet'e Açık Mektup yazılacaktır.” denilerek 05.04.2024 tarihli açık mektubun yazılacağının haberi önceden verilmiştir.
Açık mektubun, 1994 tarihli 05.04.1994 tarihli ekonomik krizin yıldönümüne rastlaması da ironik olmuştur. Anımsamakta yarar var: 1994 yılında da yüksek oranlı bir devalüasyon yapıldı. Bütçede gider kısıtlayıcı önlemler alındı, maaş artışları durduruldu ve kamuya personel alımı yapılmadı, yeni özelleştirme programı kabul edildi, sosyal güvenlik düzenlemeleri yapıldı. Kısacacı, ekonomik kriz nedeniyle çalışanlar üzerinden tasarrufa gidildi. Yine, aynı hikâyeyi anlatıyorlar.
Bir de 09.12.1999 tarihli niyet mektubu üzerinden tespit yapalım: Dönemin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı ile TCMB Başkanı tarafından IMF'ye hitaben kaleme alınmıştır. Niyet mektubunda, enflasyon ile mücadele programının yürütüleceği belirtilerek, hedefleri ile genel stratejisi açıklanmıştır. 1999 yılı maliye politikasına dönük hedefleri ve 2000 yılı bütçesine ilişkin önlemler sıralanmıştır. Borç yönetimi ve özelleştirme gelirine ilişkin açıklamalar yer almıştır. Özelleştirilecek kuruluşlar sıralanmıştır. Para ve döviz politikalarına ilişkin açıklamalar yer almıştır. Gelir politikası uygulamaları, yapısal reform yapılacağına ilişkin açıklamalar, kamu mali yönetimi, tarım, sosyal güvenlik, vergi, sermaye piyasasında reform yapılması ve bankacılık sisteminin güçlendirilmesi amaçlı düzenlemeler yapılacağı taahhüdünde bulunulmuştur. Yine, aynı hikâyeyi anlatıyorlar.
Burada bir saptama daha yapalım: Bu mektup, 05.04.2024 tarihli açık mektuba göre ayrıntılı olarak düzenlenmiş. 05.04.2024 tarihli mektubun muhatabı Maliye Bakanı olarak görülmektedir. Maliye Bakanı ise yurtdışında “yereller” diye söz ederek, bu ülkeye ait olmadığı vurgusunu yapmıştır. Bu ibareyi kullanarak mektubun muhatabı, gerçek anlamda yurt dışındaki kuruluşların temsilcisi olduğunu söyleme cesaretini göstermiştir. Mektup, ekleriyle birlikte yorumlandığında güncellenmiş bir “niyet mektubu” olarak yorumlanmayı hak etmektedir.
***
Açıkça dile getirelim, 24 Ocak 1980 kararları sürüyor. 1999 tarihli niyet mektubu neyse, 05.04.2024 tarihli mektubu da, odur. 05 Nisan 1994 kararları neyse, 2024 tarihli olanı da odur. Elli yıllık kötü yönetimin her bir tökezlemesi sonucunda çalışanlara, emeklilere, çiftçiye, dar gelirliye bedel ödetildiğinin, ödetileceğinin itirafıdır. Ücretlerine, maaşlarına ve ürünlerine artış ve hakkaniyetli bedel bekleyenlerin hüsrana uğratılacağının itirafıdır. Gelir dağılımı bozukluğunun artarak süreceği anlaşılmaktadır. Evet, İMF ile yazılı bir sözleşme yapılmamıştır ama gizliden gizliye İMF'ye teslim olunmuştur, taahhütte bulunulmuştur. İMF ile anlaşma yapılmadığı tafrasına bakmayın! Yoksullaşma ve sömürü, kesintisiz sürüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Dursun YILMAZ --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Yeniden Valiliğe Devredilen Eski Rektörlük Binası Nasıl Değerlendirilmeli?