KASAP HAVASI

Duydum, kulaklarıma inanamadım.
Okudum, 'gözlerim iyice bozuldu galiba yahu' dedim.
Samanyolu galaksisinde milyar yıldan bugüne değin yapılmış belki de en doğru tanımlamayla, hepimize ''Allah'ın emaneti'' oldukları söylenen hayvanların (ve daha çok bu canlarımıza ilişkin yem-mama-kafes-akvaryum vb gereksinimlerin) sergilendiği pet-shoplar, bu konuda akla gelebilecek en son yer olan kasaplar odasına bağlandı yurdumuzda.
Kediye ciğer emanet edildi desem, dünyanın tüm kedilerine ayıp olur!
Başımıza gelen başka bişeydir.
****
Kara çarşafın yüce dinimizle en ufak bi ilgisi olmadığını, ben diğil, din bilginleri söylüyor. Daha 20 yıl öncesine değin, tek-tük bikaç kişide görülen kara çarşaf, bu yönüyle saygı duyulup tahammül edilebilir bireysel boyuttaydı. Bizim kuşağın bizzat yaşadığı örtünme biçimi tülbentti zaten. Ne güzel yaraşırdı büyüklerimize. Daha da asili olmadı hiç. İşte o bireysellikten uzaklaşmış ''maksatlı'' kara çarşafa CHP rozeti takıldı günün birinde…
Türk Bayrağını ''namus'' bilerek büyüdük hep. Aslolan onun özgürce dalgalanmasıydı. Ay-yıldızın göklerde salındığı her yer vatandı gönlümüzde. Uğrunda gerektiğinde can vermek için yemin ettiğimizdi. 
Yerküremizin her devletinde geçerli olan bu kural, bi dönem Türkiye'de çiğnendi. Örneğin Türk Bayrağı satan seyyar satıcı ağabeylerimiz tartaklandı. Sen tutup da ''ayaklar altına aldık'' dersen, sokaktaki gariban bayrakçıyı döverlerdi tabi! Asıl incitici olanı, iki-üç çapulcu, Kışla'mıza girip, gönderdeki bayrağımızı indirdilerdi, yanılmıyorsam Lice'de. Yıl 2014 müydü? İşte o şerefsizleri alnının ortasından vurabilen bi askerimiz olmadı koskoca toplu-tüfekli-tanklı-uçaklı birlikte…
Heykellere ve sanata tükürüldü üç aşağı-beş yukarı aynı günlerde… Ben bu sözü kabul etmiyorum diyebilen tekbi sanat erbabı anımsamıyorum. 
Kimse ağzını açamadı, geçtim rütbelisini, demek ki vatansever bi onbaşımız bile yokmuş o dönemde, devletimizin en gizli odasına girilip, en mahrem bilgilerimiz okyanus ötelerine sızdırılırken. Bu cemaat operasyonunun ardından, açıklanan resmi rakamlara göre 600'ü aşkın insanımız tuhaf kazalar sonucu ölüp gittiler. Kimseler ''ne oluyor'' diyemedi!
Çok da efelenmeye gerek yoktur bugün, suçu başka şahıslarda aramayalım. Pet-shopların kasaplar odasına bağlanması, o rozete, o kışlaya, o sanatçıya, o komutana müstahaktır!
****
Paramız pula dönüştü iyice. Ekonomiyi yönetenlerin kendi itirafı olarak basına yansıdı zaten; daha bundan alt seviye olmaz dendi. Oysa iki gram ekonomi okumuş olanlar bilir, bu, zaten paramızın 6 sıfır atılmış haliydi. Döviz kuruna bakarken, TL'mizin yanına 6 tane daha sıfır koyacaksınız yani, işin doğrusunu görmek için. İflastır!
Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi olup, dünya durdukça korunması gereken Çankaya Köşkü'müz çöptür bugün. Orada kimin hatırası vardı acaba? Ayıp daha nasıl yapılır, günah daha nasıl işlenir, yazık daha nasıl edilir, kim sordu bunların hesabını Meclis'te?
Komutanlarımızın sanık, pkklı teröristlerin tanık sayıldığı günleri gördük. Böyle mahkemelere, böyle davalara denk geldik. Şaşırdık.
Okullarımızda Andımız yasaklandı. Biz eski kuşaklar, o sabah ayazlarında ''Varlığım Türk varlığına armağan olsun''diye boşuna mı boğazlarımızı yırtmıştık yani? Memlekette tekbi veli grubu olmadı, ''Arkadaşlar, hadi bu sabah okullara gidip evlatlarımızın yerine Andımızı okuyalım'' diyebilen.
Çok da dayılanmaya gerek yoktur bugün, suçu başka şahıslarda aramayalım. Pet-shopların kasaplar odasına bağlanması, o Merkez Bankası çaycılarına, o Çankaya'nın bilumum mahalle muhtarlarına, o duruşmalarda görev almış mübaşirlere, o öğrenci velilerine müstahaktır!
***
Ormanlarımız neden yanıyor sürekli? THK uçaklarını yok sayma cüreti nedendir? Gözümüzün bebeği Kızılay'ımız, sarı bi zarfın içine para koyduğumuzda 'keşke biraz daha mı fazla koysaydık' diye hayıflandığımız Kızılay'ımız, nasıl olur da böylesi gözden düşebilir? Merak edeni duydunuz mu?
Milyonlarca baş hayvanımız hep birlikte nereye kayboldular? Neredeyse tamamının yetiştiği en bereketli topraklara sahipken, uçsuz bucaksız tarlalarımıza bakmaya kıyamazken, nasıl bi hata yaptık da tüm meyve-sebze ve bakliyatın dışalımcısı olduk? Bi Allah'ın kulu kooperatif-sendika-birlik-oda-sivil toplum kurumu başkanından konu hakkında sözü eveleyip-gevelemeden ''haykıran'' bi açıklama okuyanınız var mı?
Askeri okullarımız vardı. Bi pilot, bi denizci kaç yılda yetişir? GATA'mız vardı. Bi takım özel teknikler bilmesi gereken bi savaş hekimi başka nerede uzmanlaşır? Kendi aşımızı üreten, hatta bununla yetinmeyip ihraç eden Hıfzıssıhha kurumumuz nerelerde şimdi?  Covid salgınında ülkecek çuvallamadık mı? Virüs kendi kendini zayıflatmasa, kitleler halinde ölmeyecek miydik? Sokağa çıkıp da hak arayan bi anestezi uzmanı tanıyor musunuz?
Ve Cumhuriyet'in mirası tüm kurumlar… Bin kez yazılan, ama sadece yazılan, satılmalarına başka bi tepki gösterilmeyen… Şimdi ben de ayrıntıya inip kafa ütülemiyim, hepinizce bilinen fabrikalar, limanlar, devlet işletmeleri… Yollara dökülüp bu satışlara engel olmaya çalışan tekbi sade vatandaş görmüşlüğünüz var mı?
Çok da sallamaya gerek yoktur bugün, suçu başka şahıslarda aramayalım. Pet-shopların kasaplar odasına bağlanması, o orman koruma memurlarına, o kooperatif çaycılarına, o askeri okul kantincilerine, o 'babalar gibi satarım' diyenlerin alkış tutucularına müstahaktır.
***
Ama en çok da…
Bağışlanamaz bi kinle, anlaşılamaz bi kuyruk acısıyla, acımaktan başka bişey yapılamaz bi öngörüsüzlükle 'yetmez ama evet' diyerek vatanımızı bu hallere düşüren, Mustafa Kemal'den ve Cumhuriyetimizden intikam almayı düşünecek kadar aşağılıklaşan o zavallı tayfaya müstahaktır.
Başımıza gelen başka bişeydir. Elbette kasaplar odasına bağlanacaktı, canımız –ciğerimiz hayvanlarımız.
Başka ne umdunuz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Açıklanan Fındık Fiyatından Memnun Musunuz?