ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI (4)

 Bitlis'teki Rus Konsolosunun Raporu!
Bitlis'teki Rus Konsolosu tarafından, İstanbul'daki Rus Büyükelçisine gönderilen  24 Aralık 1912 tarih 63 No.lu Rapordan da, Doğu Anadolu'daki hadiselerin gelişmesinde,  Ermenilerin büyük payı olduğu anlaşılmaktadır: “Tabiî, Balkan Savaşı'nın yalnız Bitlis Müslümanlarına, Slav veya umum Hıristiyanlara karşı değil, belki bütün dünyaya karşı bir infial yarattığı ve Ermenileri heyecana getirerek, onlarda daha mesut ve daha aydın bir istikbal ümitleri ve Türk hâkimiyetinden kurtulmak fikirleri uyandırmış bulunduğu da red ve inkâr olunamaz. Binaenaleyh, tarafların umumî efkârının bu hâlde bulunması ve hususiyle, Rusya'nın Van, Bitlis, Erzurum'u işgal edeceği hakkında Ermenilerin yaydıkları haberler neticesi olarak, en ufak sebeplerle, işin alevlenmesine meydan verebilir ve bu suretle husule gelmesi mümkün olan umumî bir Ermeni-Müslüman çarpışmasında, Ermeniler Balkan mağlûbiyetinin fidyesi olabilirler. Bu, Ermeni-Müslüman düşmanlığı, en ziyade Londra barış müzakerelerinden önce, Bulgarların İstanbul'a girmek üzere bulunduklarına dair haberlerin geldiği sıralarda son dereceyi bulmuştu. Söylediklerine göre, pazarda, İstanbul'dan çekilen telgrafnameleri okuyan Müslümanlar, Hıristiyanlara karşı olan infial ve hiddetlerini güçlükle zapt edebiliyorlardı. Ermenilerde ise, bunun büsbütün aksi bir hâl görülebiliyordu. Bana bildirdiklerine göre, Ermeniler geceleri evlerinde müzakerelerde bulunmakta ve Bitlis Müslümanlarının ev ve topraklarını kendi aralarında taksim eylemekte idiler. Zira, Ermenilerin intizar ettikleri Rus askerlerinin gelmesi üzerine, Müslümanlar emvâl-i gayr-i menkullerini terk ederek güneye doğru çekileceklerdi. Ermeni umumî efkârının yukarıda izah olunduğu hâle gelmesinde, Taşnaksutyon Cemiyeti'nin faaliyetinin büyük dahli vardır. Adı geçen Cemiyet, Ermenilerle Müslümanlar arasında silâhlı kavga çıkarmaya ve Ermeniler için vilâyet dahilinde meydana gelecek felâketli hâlin neticesi olarak, Rusya müdahalesini ve memleketin Rus askeri tarafından işgalini dâvet eylemeğe inatla çalışmaktadır” (Celâl Bayar, “Ben de Yazdım”, Cilt II, s. 593).
Görüldüğü gibi dürüst bir Rus konsolosu, olayların arka plânını bu kadar açık bir şekilde ortaya koymaktadır! 
Doğan Avcıoğlu'nun Değerlendirmesi:
Doğan Avcıoğlu, Ermeni terörünün nedenleri konusunda şu bilgileri veriyor: 
“Ermeni ihtilâlcilerinin amacı, Bulgaristan olaylarının da kanıtladığı üzere, Türklerin Hıristiyan kırımı yaptığını iddia ederek, Berlin Antlaşmasının öngördüğü Ermeni reformunu garanti eden, Avrupa Devletlerinin müdahalesini ve sonunda Ermeni özerkliğini, ya da bağımsızlığını sağlamaktır. Bu nedenle, Müslüman halkın ve hattâ Osmanlı Hükümeti'nin sert tepkilerine yol açan kışkırtıcılıklardan ve cinayetlerden çekinmezler. Balkanlarda başarı kazanan bu kanlı kışkırtıcılığın, Doğuda da başarı kazanmasını umarlar” (Avcıoğlu, “Millî Kurtuluş Tarihi”,  s.1084)!
Yani, Balkanlarda olduğu gibi, Doğu'da da bir Türk-Kürt katliamı yapılarak, Bağımsız Ermenistan Devleti'nin kurulması hayâl edilmektedir ki, bu katliam, I. Dünya Harbi'nin ilk yıllarında yapılmıştır. Ermeni çeteleri 500.000 kadar Müslüman halkı katletmiştir! İttihatçı Hükümetin 24 Nisan 1915 tarihinde aldığı Ermeni Tehciri kararının ana sebebi de budur. Hâl böyle olmakla birlikte bugün, siyaset sahnesinde bulunmasına nasıl izin verildiğini bir türlü anlayamadığımız etnik bölücülerin toplandığı HDP isimli partinin bazı milletvekillerinin, Ermeni Soykırımı iddiaları konusunda yaptıkları edepsiz çıkışlar gerçekten tahammülfersadır.
 Demek ki, bu adamların kendi milletlerine bile saygıları yokmuş! Demek ki, Kürt kardeşlerimizin I. Dünya Harbi'nde, Ermeni çetelerinden çektikleri pek de umurlarında değilmiş. Yoksa, 'Türkler Ermenilere, Kürtlere, Süryanilere Soykırımı yaptılar' iftirasını niye atsınlar ki? Hâlbuki, soykırıma uğrayanlar Türkler ve Kürtlerdi ki, kayıtlarda 'Müslümanlar' olarak geçmektedir! Bu Soykırımı İftiracısı taifeye, sadece, Ermenilerin Van'da yaptıkları katliamı hatırlatmak isteriz!
 Ermenilerin Van Katliamı!
 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Yrd. Doçent Dr. Mehmet Top, bu konuda şu bilgileri vermektedir: “Bir zamanlar, Müslümanlar ile gayr-i Müslimlerin bir arada yaşadıkları 'Eski Van', Ermeni çetelerinin 19. yüzyıl sonunda başlayan ayaklanmalarıyla, 'Barış Şehri' görüntüsünden uzaklaşarak, 'Ölü Şehre' dönüşmüştür. 1915-1917 yıllarındaki Ermeni ayaklanmaları ve Rus işgaliyle, Eski Van'da yaşayan bütün Müslümanlar (Türk ve Kürt) göçe zorlandılar, katledildiler ve şehir, topyekûn yıkıma maruz kaldı. Günümüzde, restore edilmeye çalışılan anıtsal yapılar dışında, şehrin kent dokusundan herhangi bir kalıntının kalmadığını görüyoruz. Kalenin arkasında boş görülen arazinin geçmişte evlerle dolu olduğunu söylersek, yıkımın boyutlarını anlamak mümkün olur. Ermeni lobi faaliyetleri, Ermeni soykırımı iddialarını bütün dünya parlamentolarına taşırken, bir serhat şehrinin yıkılışı, yok edilişi, elimizde kanıt olarak duruyor, ama, maalesef, dünyaya duyuramıyoruz! 1915 olaylarında, Osmanlı'nın 'Kale-yi Şehri Van' dediği, 'Serhat Şehir' olarak önemsediği bir şehrin yok edildiğine tanık oluyoruz.”
Yrd. Doçent Top, Tehcir Kanunu'nun, bölgedeki katliamların durdurulması için çıkarıldığını; savaşın ardından yaşadıkları topraklara dönen Müslüman halkın, tamamen yok edilen şehirde kalmak yerine, bugünkü şehri kurduklarını belirtmektedir! 
Prof. Niyazi Berkes'in Hatıraları:
Prof. Niyazi Berkes'in Amerika'da yaşadığı bir hadise, 'Ermeni Soykırımı' iddialarının ciddiyetsizliğini de ortaya koymaktadır. Doktora için Amerika'da bulunan Pof. Berkes ve eşi,  1938'de, Atatürk'ün ölümünden sonra, artık, bir an önce yurda dönmek arzusu içindedirler. Amerika'daki arkadaşları bir veda toplantısı düzenlerler. Berkes, davetli olduğu evin ziline elini uzattığında, zile sıkıştırılmış bir not dikkatini çeker. Merak ederek, notu okur. Notta, misafir geldikleri ev sahibi, o gece gelecek başka bir konukları için şu notu yazmıştır: “Ned, dikkat et. Bu akşam Türkleri çağırdınız. Galiba unuttunuz, benimle de bir Ermeni arkadaş geliyor. Bunlar birbirlerine düşmandırlar. Bilmiyor musun? Bir oyun oynayıp, bunları karşılaştırmamaya bakın; yoksa bir olay çıkabilir!” Bu notun muhatabından daha önce gelen Berkes, notu okuduktan sonra yerine koyar ve zili çalar. Az sonra Ermeni genç de gelir. Tanıştırılırken, 'Niyazi' adını da katınca, gelen Ermeni genci, Berkes'in Türk olduğunu anlar ve İngilizce yerine Türkçe konuşmaya başlar. Berkes'in, ev sahibi Amerikalı arkadaşı, konuşmalardan hiçbir şey anlamadıkları için korku içinde bakmaktadırlar. 
 Berkes, bundan sonrası şöyle anlatıyor: “Ne yazık ki, Ermeni gencin adını hatırlamıyorum. Bana, 'Arkadaş', diye başladı. 'Bakın, karşılaşmamızdan nasıl korktular. Birbirimizi bıçaklayacağımızı sanıyorlar. Onlar bizi vahşi insanlar sanıyorlar ama, ben sizinle açık konuşacağım. Aramızda çok olaylar oldu. Ben bunların hepsini inceledim. Evet, Ermeni'yim, ama Türk düşmanı değilim. Bana lütfen inanın. Türk tarihinde Ermeniler, paşalar gibi yaşadılar. Yabancı devletler bizi birbirimize düşman ettiler. Misafir olduğumuz ev sahipleri bilmez bu gerçekleri. Hele bugün, Atatürk'ün getirdiği lâiklik rejiminde, şuymuşsun, buymuşsun diye fark kalmadı insanlar arasında. Bunlar, bunu bile anlayabilmiş değillerdir' diyerek üstüme yürüdü, kucaklayarak yüzümü elimi öpmeye başladı. Ev sahiplerinin yüzü görülecek gibiydi şaşkınlıktan. Ermeni genç onlara dönerek, 'Siz anlamazsınız böyle şeyleri. Keyif içinde yaşar, milletleri birbirine düşman edersiniz' dedi” (“Unutulan Yıllar”, s. 135). ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Açıklanan Fındık Fiyatından Memnun Musunuz?