KARASEVDA

Bizim insanımızın tedaviye ennn muhtaç yönlerinin başında; ''bilmiyorum'' sözcüğünü hiç kullanmadığı gelir.
Oysa ilgi alanımız dışında, görgü dağarcığımız ötesinde, yetiştirilme tarzımız uzağında o denli çok konular mevcuttur ki dünyada, her şeyden anlamak nasıl mümkün olsun?
Bizde ayıp sayılır, bilmemek.
***
Son demlerde gerek yazılarımda, gerekse kamera karşısı konuşmalarımda, özellikle dost meclisi sohbetlerimde; bile-isteye bu durumun üzerine düşüyor ve göğsümü gere gere ''Bilmiyorum'' diyorum. ''Nerden bileyim'' diyorum. ''Niye bileyim'' diyorum. Susmanın, başkasını dinlemenin keyfini tadıyorum. 
Aynı mantık çerçevesinde, ''Bunun yanıtı bende yok'', ''Yahu bunun sorumlusu ben diğilim'' gibi ifadeler kullandığım da çok oluyor.
Çölde bi kum tanesi sayıverin. Denizde bi su damlası deyiverin.
Tekbi gencimize örnek olsam yeter garip göynüme.
***
- Bir kere sevdaya tutulmaya gör
Ateşlere yandığının resmidir.
Âşık dediğin, Mecnun misali kör
Ne bilsin âlemde ne mevsimidir.
***
Cahit Sıtkı Tarancı'nınmış, yukarıdaki dörtlük. Karasevda adlı şiirine aitmiş. Bunu yeni öğrendim. Şaştım? Hâlbuki ezgisi liseli yaşlarımdan beri dilimde durur. İki gram efkârlanırsam mırıldanırım mutlaka kendi kendime. 
Ezberden yazdım zaten, tüm sözlerini. O kadar ki içimdedir.
Elbette ki eksikliğimdir, Cahit Sıtkı hakkında öyle fazla bilgiye sahip olduğum söylenemez. Otuz Beş Yaş şiiri O'nundur. Galatasaray Liselidir. Sanat sanat içindir'cidir… 1950'lerde ölmüştür. Bu kadarım!
Herhangi bi edebiyat akımına bağlı mıdır, üniversite okumuş mudur, misal kiminle evlidir, ne iş yapar, hiçbi fikrim yoktur? Keşke olsaydı. Benim de bi nevi uzmanı olduğum şair ve yazarlar vardır ama Tarancı bunların içinde diğildir.
O çokça dilime gelen, olur olmaz gözlerimi dolduran ezgisinin kime ait olduğunu da bilmem, gülmeyin!
***
Ferdi Özbeğen'in o güzel sesinden duymuştum ilk. Daha bacak kadar veletken... Gız gısmısına yeni yeni sevdalanmışken yani…
Ama bu memlekette bizim gibilerin dramı da böyle başlamıştır zaten!
Söyleyemezdik toplum içinde Ferdi Özbeğen'i, Ümit Besen'i de sevdiğimizi. Az biraz arabeske yakındılar çünkü. Sanki çevremizde herkes Beethoven ayarında insanlar idi?
Nedendi üzerimizdeki bu baskı, çekindiğimiz neydi, yemekten korktuğumuz damga nasıl bişeydi? Vallahi yanıtını bulamıyorum!
Doğdum doğalı bi biçimde çok sesli müziğin içindeyim, en azından kulak dolgunluğuna sahibim, havada uçuşan akorları yakalayabiliyorum, sonradan eğitiminden de geçtim, ama demem bu diğil… Tüm bunlarla aynı anda Ferdi Özbeğen'i de sevemez miyim? 
Kim kararttı dünyalarımızı bu kadar kardeşim? 
-Dünya bir yana, o hayal bir yana
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür döne dolana
Ağladığım yer penceresi midir?
***
Vatanımızı bu hallere düşüren hiç kuşku yok ki ''aydın sahtekârlığıdır''…
Yahu neden dinlemiyim; Neşet Ertaş'ı,  Zeki Müren'i, Özay Gönlüm'ü? Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası da bizimdir, Âşık Mahsuni de… 
Müslüm Gürses öldüğünde eksilmeyen tekbi Allah'ın kulu var mıdır ülkemizde? Sorsan dinlemez entel-dantel olanımız, ama duyup da eşlik etmeyen var mıdır Orhan Gencebay şarkılarına? Satır satır bilmez miyiz Ferdi Tayfur'ları bile? Kibariye ile hiç işim olmadı diyenin alnını karışlamaz mıyız?
Nesini eksiltir bu isimleri de sevmek, örneğin Timur Selçuk, Fikret Kızılok, Özdemir Erdoğan, Esin Afşar, Sümeyra Çakır, Ruhi Su gibi üst düzey müzisyenlerle bezeli ömrümüzün?
Yetmedi mi bu yapaylıklar, özünden farklı görünmeler, kendini bişey sanmalar?
***
-Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir.
Dedim ya, Cahit Sıtkı Tarancı'nınmış meğer… Huyumu biliyorum, önümüzdeki günlerim çoğunlukla Giresun Halk Kütüphanesi'nde geçecektir. Üstada ait tüm kitapları okuyacağım. Öğreneceğim (ya da anımsayacağım) dizelerini. 
Ah bu aydın sahtekârlığı ah! Mahvetti yaşamlarımızı.
Öte tarafa ''eksik'' gitmek en büyük günahtır…
( İşin bu yönü, hadi diyelim ki bireyseldir. Ama bi de aydın ihanetleri yaşadı yurdumuz. Sayıca çoktur Ata'nın ölümünden sonra. Bizim kuşağın bire bir yaşadığı ihanetin adı ise ''yetmez ama evet'' saçmalığıdır. Ben kendi adıma, bu tuhaf insanların bikez olsun ''sevdaya tutulmadığı'' kanısındayım. Kolay mıdır bu kadar duygusuz olmak? İnşallah ''yemekten içmekten kesilsin'',  ''uykuyu haram bilsin'' hepsi. Yaşamlarının sonuna dek! Kolay mıdır Mustafa Kemal'in emeklerini boşa çıkarmak?)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ayçin Özkan - Yaşa Gürsel Ekmekci ömrün uzun olsun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Haziran 22:03
02

gürsel ekmekçi - @Ayçin Özkan 01 nolu yoruma cevabı: çok teşekkür ederim..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Haziran 23:19


Anket Açıklanan Fındık Fiyatından Memnun Musunuz?