İZLER

Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği İktisadi İşletmesi bileşenlerinden İZLER Dergisi, 50. sayıya ulaştı. 
Yüz yıllık bi geçmişten 28. sayı itibarıyla devralıp, geleceğe taşımaya and içtiğimiz dergimizin çok anlamlar ifade eden bu ''paha biçilmez'' sayısı bizim kuşağa nasip oldu. Herdaim şükrediyorum. 
''Yalınım yok planım / Salt gülmektir yalanım / Ün anıt elin olsun / Ben falanım filanım'' dizelerinin yüzü suyu hürmetine herhangi bi kutlama, açıklama falan yapmadık. O gece biraz daha huzurlu uyuduk, ertesi gün biraz daha gururla dolandık, hepsi budur.
Allah'ım sayılarımızı 100 etsin, 1000 etsin, başka ne dua edeyim ki?
***
İşin gerçeği, bu denli olumsuzluklar, olanaksızlıklar ve fesatlıklar dikkate alındığında; ne 50'si, ne 1000'i… Sanki 5000 sayı yayımlamış kadar çaba harcadık.
Eşsiz-benzersiz bi kamera şakası gibi karşımda duran 50 rakamı bi yanda, bi adanmışlık gereği masamda bekleyen 51. sayının (Temmuz) hazırlık dosyaları öte yanda.
Bu duygu yoğunluğu arasında diyeceklerim var.
Özenle okumanızı dilerim.
***
Maceramız 2000 yılının Ağustos ayında başladı.
Geçen iki yıllık süre içerisinde, ana gider kalemlerimiz olarak bilinen kâğıt, kargo ve grafiker ücretleri %100'ün üzerinde arttı. Bu rakam aslında çok daha fazla olmalıydı. Basından, gerçek enflasyonun % 200'lere vardığını okuyoruz ülkemizde. Ama tamamen dostluk ve dayanışma gereği, kısıtlı zamlarla desteklendik.
Yeşilgiresun Gazete ve Matbaası…
Aras Kargo…
ASD Grafik…
Sağ olsunlar, var olsunlar, eksik olmasınlar. Dergimiz şu sıralar hala 20 TL'den satışa sunulabilmekteyse, bu üç kurumun maddi-manevi özverileri sayesindedir.
Normalde, İZLER'in perakende satış fiyatının 35 TL olsa anca kurtaracağını bilmenizi istirham ederim.
Bi memlekette her şeye bu denli fiyat artışları yapabilmek belki yasalarımızda suç olmayabilir ama en azından günahtır. Bu hesabı kimse sormazsa, Allah er ya da geç soracaktır.
***
İşin ekonomik boyutunun yanı sıra, bikaç küçük örnek verip, bizimle nasıl ''uğraştıklarını'' da tarihe not düşme adına köşeme yazmalıyım. İzninizle.
Dünyanın hiçbi yerinde, en düşük tirajı kendi şehrinde yapan ikinci bi yayın organı olduğunu sanmıyorum. Başarılı olanı, kaliteli olanı, ulusal düzeyde tanınıp ses getireni yok etmek isteyen insanlar şehrinde doğduğumuzu elbette biliyorduk… Zaten tüm planlarımızı buna göre yapmıştık. Ama bu derece hasetliği tahmin etmemiştik. Dergimizi resmen il dışındaki (ve bi bölümü Giresunlu bile olmayan) insanlar yaşatmaktadır.
Biz başardıkça rahatsız oldu şehrimiz insanı.
Canları sağ olsun, daha çok çatlayacaklar.
***
Bencileyin her gün, büfe-büfe dolanıyorum biliyor musunuz?
Çünkü ahlaksızın biri (veya birileri) hiç üşenmeden, İZLER'i diğer dergilerin arkasına saklıyor. Görünmesin, kimse almasın diye?
İki yıldır tekbi Allah'ın günü olmadı, büfe önlerinde ''saklambaç'' oynamadığım. Yahu kardeşim nasıl bu denli ahlaksız olabilirsiniz, başka işiniz gücünüz yok mudur, İZLER'i kimseye çaktırmadan görünmeyen yere koymak, salt bunun için evden çıkmak, nasıl bi şizofrenliktir?
Ateş olsanız cürümünüz kadar yer yakacağınızı öğreneceksiniz elbet!
***
Diğer bi dert, bu soylu yolda yürürken uğradığımız iftiralardır.
Geçtiğimiz aylarda, bi dost telefonu aracılığıyla, dergimizi alan insanlara müdahale edildiğini ve ''Sakın almayın, o pkk'nın dergisi'' dendiğini öğrendik. Ne acıdır ki, gün-saat-yer-açık adres belirtip başvuru yaptığımız halde savcılıktan ''takipsizlik'' kararı çıktı.
Bilinmesini isteriz; ben ve ekibim, pkk'lı damgası yiyecek dünyadaki en son insanlarız. Vatanımıza ömür adamış, yıllarımızı Türkiye Cumhuriyetinin tam bağımsızlığı için tüketmişiz.
Devletimizin adalet mekanizmasından yardım alıp da bu iftirayı atan insanlara ulaşamadık. Konuşup ikna edemedik. Nerden çıktı yahu bu diyemedik.
Öyleyse, aynen iade ederiz, başka ne yapalım?
***
Çok da önemli olmayan bikaç bireysel densizliğe dokunup bitireyim.
Duyuyoruz ki, kendini entelektüel sanan, ama entel-dantel olmaktan öte gidemeyen, yaşamında hiçbi başarılı üretimi olmamış içki masalarının dandik solcuları İZLER'i beğenmez imiş…
Ne kadar üzüldüm yahu!!!!!
Duyuyoruz ki, yetersizlikleri yüzünden yollarımızı ayırdığımız kimileri, yazarlarımızı arayıp beni ve dergimizi kötülermiş…
Yokluklarında, sadece 1 yazarımız ayrıldı bizden. Ve 5 tane ''malum'' abone!!! Diğerleriyse aynen devam etmekteler yazılarına, aboneliklerine… Ve şaşırmaktalar, nasıl bu kadar aşağılık olunabildiğine?
Bu insanlık dışı mahlûklara da diyeceğim şudur; kendi çamurunuzda-pisliğinizde çırpınmayı sürdürün. 
Biz yolumuzda yürüyoruz.
***
''Yaldız, yalaz, yalın, akide, akik ve kehribar
Her şey, bu akşamda senden gayri hepsi var
Ah gelin olmadan giden yar''.
Yazımı Can Akengin dizeleriyle noktalamak istedim. Bizim hayatımız başkadır, bizden uzak dursunlar, bizi rahat bıraksınlar.
Diyeceğim sadece budur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Ekmekçi - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Gürsel Ekmekçi - 2000 tarihi, 2020 olacak. Düzeltir, özür dilerim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Haziran 00:18


Anket Fındık Fiyatı 2022 için ne kadar açıklanmalı?