SULTAN ABDÜLAZİZ İNTİHAR ETMEDİ! (1)

Sultan Abdülaziz'in, bir Askerî Darbe ile tahttan indirilmesinden dört gün sonra ölmesi konusundaki resmî raporda, 'Bileklerini keserek İntihar etti' denilmektedir. Ancak, elimizdeki bilgiler, Sultan Abdülaziz'in intihar etmediğini, öldürüldüğünü doğrulamaktadır. Bu yazımızda bunun üzerinde duracağız. 
Sultan Abdülaziz'in 30 Mayıs 1876 tarihinde, bir askerî darbe ile tahttan indirilmesinin ve 4 Haziran tarihindeki kuşkulu ölümünün, Abdülhamid üzerinde büyük etkileri olmuştur. Yazar Nurer Uğurlu'nun belirttiğine göre, “Amcasının tahttan indirilmesi olayından oldukça etkilenen Abdülhamid, iç siyasette, amcasını felâkete götüren yollardan özellikle uzak kalmaya gayret etmiş, aynı akıbete uğramamak için, daima tedbirli olmuştur. 
Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi, Abdülhamid'in şahsiyetini de, davranışlarını da izah etmeye yarayacak birçok hususiyet arz etmektedir. Abdülaziz, saltanatının son günlerinde, etrafının boşaldığını, yaklaşan tehlikeleri hissetmiş, annesiyle birlikte, manevî yardımını kaybettiği halka yaklaşmak için, birtakım çarelere başvurmak lüzumunu duymuştu. Kurbanlar kestirip fakir mahallelere dağıttırılıyor, fukara çocukları sarayda giydirip, ceplerine birer altın koyduruyor, İstanbul zaptiyelerine ve askere paralar dağıtıyordu. Buna rağmen, Medrese talebeleri; Sadrazam Mahmud Nedim Paşa ve Şeyhülislâm'ın azli için hazırladıkları arzuhali saraya takdim ediyorlardı.
İngiltere'nin tahrikiyle gelişen Mahmud Nedim Paşa karşıtlığında, onun Rusya ile kurduğu yakın ilişkiler etkili olmuştur. Çünkü, bu ilişkiler, İngiltere ve Fransa'yı oldukça rahatsız etmekteydi! Bu arzuhal ve Medrese öğrencilerinin yaptıkları nümayişler üzerine, Mahmud Nedim Paşa Sadrazamlıktan istifa eder. Saraya davet edilen devlet adamları, Sultan Abdülaziz'in, medreselerin kapanması ve talebenin cezalandırılması tedbirini kabul etmez ve halkın arzularının yerine getirilmesini tavsiye ederler. Abdülaziz bunu kabul ederken, askerî ve mülkî rical bir araya gelerek, bir ihtilâl fırkası teşkil ederler! Abdülaziz, gelişmeleri takip ve davranışlarını değiştirecek kadar uyanık olmadığından, pervasız israflarına ve hakkında tertip edilen komploları haklı gösterecek sebepleri hazırlamakta devam eder. 
Abdülaziz'i tahttan indirmek için tertip edilen plânın başında Mithat Paşa, icrasında Şeyhülislâm Hayrullah Efendi bulunuyordu. Heyete dahil olan ulema ve devlet adamlarından, devletten başka, padişaha sadakat yemini etmiş olan Mehmet Rüşdü Paşa da bu komploya dahil oluyordu. Medrese talebeleri, hükümeti kontrol edecek bir Kanûn-ı Esasî, padişahlığın tahsisatının azaltılmasını ve servetinin bir kısmının hazineye terkini istediği sırada, mevkiinin sağlamlaşmış olduğunu zanneden padişah, medreseleri kapatarak, softaları İstanbul'dan sürüp çıkarmak arzusunda olduğunu bildirmekten çekinmiyordu! 
Bir taraftan da, İngiliz Sefareti, İngiliz filosunu hazır bulundurarak, başarısızlık hâlinde, komplocuları kurtarmaya hazır beklemekteydi! Serasker (Genelkurmay Başkanı) Hüseyin Avni Paşa, Harbiye Mektebi Müdürü Süleyman Paşa, Taşkışla ve Gümüşsuyu kışlalarındaki askerler ve Harbiye talebeleri karadan, Bahriye Nazırı Kayserili Ahmet Paşa da denizden sarayı çevireceklerdi. Bütün tertibat geceden alındı ve saat üçte, karanlık ve yağmurlu bir gecede, Veliahd Murad Efendi'yi uykudan uyandırdılar. Süleyman Paşa kendisine, millet namına tahta çıkarmak için geldiklerini bildirirken, zavallı korkudan titriyordu. Abdülaziz'in tahttan indirildiğine dair fetva okundu” (Nurer Uğurlu,”II. Abdülhamid'in Hatıra Defteri”, s. 26).
Prof. İlber Ortaylı'nın belirttiğine göre, tarihimize Pilevne Kahramanı olarak geçecek olan Gazi Osman Paşa bu darbeye katılmamıştır (Hürriyet Gazetesi, 12 Nisan 2020).
Abdülaziz'in tahttan indirilmesinde, Mithat Paşa'nın rolü büyüktür. Şevket Süreyya'nın belirttiğine göre, Abdülaziz'in, 1872 yılında Sadrazamlığa getirdiği Mithat Paşa,  ancak 2.5 ay kadar bu görevde kalır.  Padişaha yazdığı ve mülkün perişan hâlini ifade eden istifa mektubu ilgi çekicidir. Meşrutiyet yönetimini çözüm olarak gören Mithat Paşa bu mektubunda, “Başına buyruk ve müsrif idarenin meşrutî bir iradeye bağlanmasını” önermektedir! 
Yazar Raif Karadağ, Sultan Abdülaziz hakkında şu bilgileri veriyor: “Sultan Abdülaziz, Sultan Mahmud'un büyük reform havası içinde çocukluğu geçmiş ve ağabeyi Sultan Abdülmecid Han'ın Avrupalılaşma havası içinde delikanlılık günlerini yaşamış ilk Tanzimat şehzadesi idi. Son derece terbiyeli bir zattı. Küçük yaştan itibaren Fransızca, Arapça ve Farsça öğrenmeye başlamıştı. Vücudunu sporla sağlamlaştırdığı gibi, ruhunu da güzel sanatlarla inceltmişti. Yalnız, başa güreşen bir pehlivan değildi; mükemmel bir müzisyendi de. Ney üfler, besteler yapar, resimden anlardı. İyi bir hattattı. Zamanın ediplerinden daha temiz bir Türkçe ile, çok daha berrak bir üslupla yazardı. Eğer bugün, milletlerarası çapta bir güreş sanatına sahip bulunuyorsak, bunun kökü Abdülaziz'dedir. Hakkındaki küçültücü iddialar Karbonari propagandasının uydurmalarıdır. Yapılan propagandanın temelini, Sultan Abdülaziz'in; Tanzimat-ı Hayriye adı verilen, aslında Osmanlı imparatorluğu için Tanzimat-ı Şerriye olarak vasıflandırılması daha doğru olan Avrupalılaşma hareketlerine karşı açtığı mücadele idi. İngiltere Osmanlı İmparatorluğu'nu Avrupalılaştırmak, Avrupa'nın tatbik ettiği Kilise Kanunlarını kabul ettirmek ve şeklî Avrupalılığı yaygın hâle getirmek için büyük gayret içindeydi” (Raif Karadağ, “Muhteşem İmparatorluğu Yıkanlar”, s. 228).  
Sultan Abdülaziz dönemi değerlendirilirken, Raif Karadağ'ın, Sultan Abdülaziz hakkında çıkarı-lan söylentilerde, Karbonari  (Mason Locası) etkisi-nin olduğu iddiası gözden uzak tutulmamalıdır.  ./…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Şefik Aydın - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Açıklanan Fındık Fiyatından Memnun Musunuz?