BU MAÇTA DEĞİLSE HANGİSİNDE PEKİ?

Dengeli ve kontrollü başladık dediğimiz oyun, 5 dakika geçmeden rakibin eline geçti. Topa sahip olma, oyuna hükmetme, pozisyon yaratma. Ne var ne yoksa tamamı Altay takımındaydı.

Altay;

İki kanadı etkili kullandılar, özelliklede CEBRAİL ile bizim EMRE TAŞDEMİR tarafını. Geldikçe geldiler, olmadı bir daha denediler. Emre’nin arkasına sarktıkları her pozisyon tehlike yarattı bizim kalede.

Beklerimizin arkasına kademe yaptığımızda ise başta POKO olmak üzere, ZEKİ ve diğer orta saha oyuncuları ile göbekten denediler.

Sonuç olarak baktığımızda arayan, kovalayan bir rakip takım izledik. Dışarıdan yabancı bir göz izlese, bu maçı kazanması halinde ligde kalacak bir takım olarak yorumlardı Altay’ı. İstekli, saldırgan, tempolu ve rakibi baskı ile boğmaya çalışan bir görüntü izlettirdiler bize. Aslında iç saha oyun karakteri bundan faklı değildi. En yakın örnek kaybettikleri Galatasaray maçı. Kaybetmelerine rağmen son dakikaya kadar maçı çevirmek adına rakibi baskılamaya çalışmışlardı rakibi. Bahsettiğim bu istekleri ve kazanma arzusu birçok pozisyon yakalamalarını da sağladı. Özellikle iç saha maçlarını temel alarak ligde tutunabilen birçok takıma göre aslında kalmayı sağlayabilirlerdi. Neden ligden düştüler? Sorusuna cevabım ise; BU DEVİRDE ETİKET ÇOĞUNLUKLA ARTIK İŞ GÖRMÜYOR!

Gelelim bizim mahalleye; Sezon bitmiş ama bizim haberimiz yok! Sanırım 36.hafta ve ben bu takımın,  vasatın altın performans sergileyen, bu kadar çok oyuncu ile oynadığı başka bir maç hatırlamıyorum. Temposuz, hedefsiz, isteksiz ve üretkenlikten yoksun bir müsabaka izletti bize GİRESUNSPOR.

Savunma bloğunda biraz kıpırdanmaya çalışan Zeki’de maç eksikliği göze çarpsa da, yine de saha içinde toparlayıcı olarak dikkat çekti. Sergen’in ise diri kalmaya çalışması ne kadar olumlu bir durum ise, son hamlelerdeki zamanlama hatası kart görmeye müsait bir oyuncu modeli olarak göze batmasını sağladı. Sergen kardeşime savunma oynamış bir büyüğü olarak derim ki; SON ANA KADAR AYAKTA KAL güzel kardeşim.

Arka bloğun özeti takımı ayakta tutan, puanı alıp Giresun’a götüren Onurcan vardı. Onurcan bu maçta bir kere daha gösterdi ki; Kim gelirse gelsin kaleyi korumak adına müthiş mücadele verecek bir karakter. Tebrikler Onurcan, Nazar değmesin.

 Haftalardır bireysel hatalarla oynayan dengeli oyunu unutmuş savruk bir Perez izlemeye devam ettik. Anlamsız topla hücuma çıkma isteği ve çıkarken kaybettiklerinin yanında oyun kurarken yaptığı basit hatalar piyasa değerini aşağıya çekecektir. Aman dikkat derim!

Emre Taşdemir tarafı, rakibin hücumlarının hemen hemen tamamını oluşturdu. Tüm ataklar oradan geldi. Emre öne çıkmayı düşünmek yerine bölgesinde kalmayı becerebilse, bu kadar zor durumda kalmazdı. Çözüm yaratamayınca, Hakan hoca çareyi oyun kenarına almakta buldu. Uzun zamandır oynamayan farklı problemlerle gündeme gelmiş bir oyuncunun hangi sebeple oynatıldığını da merak etmiyor değilim.

Orta alanın tamamının etkisiz rakibi zorlamayan atak başlatamayan bir görüntü verdiğini söyleyebilirim. Özellikle hem oyuna, hem de tabelaya katkı sağlayan CHIQUINHO’nun oyunun tamamında pasif kalması takımın hücuma çıkmasını bile engelledi. Muhammed ise, sezon başındaki etkili görüntüsünden  çok uzaklarda idi. Diabate için söylenecekleri özetleyecek olursak; Keyfi yerinde ise bu takımı en kolay kaleye götürecek oyuncudur.

Umut Nayir hem tabelaya katkısı, hem de oyun içindeki mücadelesi ile alkışı hak ediyor. Ayağını, bacağını, kolunu, kafasını her pozisyonda topa soktuğunu gördük.

Gelelim kulübedeki genç kardeşlerimize. Hepsi pırıl pırıl  heyecanlı  ve istekli. Sezon başından beri Hakan KELEŞ’ de istikrarı savunan birisi olarak,  hocaya birkaç cümle söylemek isterim. Sayın hocam bu maçın stratejisi ve hedefi neydi? Puan ve puanların karşılığında, maddi anlamda kulübe girdi sağlamak derseniz eyvallah derim. Beraberlikte kasaya 1,5 milyona yakın para girişi oluyor. Ancak o zamanda şunu sorarım: Amaç, kazanmak ve karşılığında ekonomik kazanç sağlamaksa Emre Taşdemir ne alaka? Kazanmış kadroyu bozmaktaki amaç ne?

Küme düşmüş Altay gencecik çocukları oyuna sokarken imrendim açıkçası. Bizim evlatlarımızdan bir tanesi şu maçta 5-10 dakikayı kaldıramaz mıydı? Bu evlatlar 5 dakika oynayacak kadar yetenek ve kapasitede değillerse 1 yıldır takımla antrenman yapmalarının bir anlamı var mı sizce?

Önümüzdeki BAŞAKŞEHİR maçında bu çocuklara tribünün baskısıyla forma şansı verdiğinizde, o zaman bu hamlenin tribünlerin gazını almak için yapıldığını söyleyeceğim.

Yazdım ve biraz rahatladım sanırım.

Kalın sağlıcakla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mete Akkaya - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındık Fiyatı 2022 için ne kadar açıklanmalı?