Kuyruğuyla Oynayan Yazı

Biriktiriyoruz durmaksızın. 
Biriktiriyorsan güzel hatıralar kim ne diyebilir ki? Çoğaltıyorsan iyi arkadaşlar, kadim dostlar ne mutlu! Eksiltemiyorsan hataları, düzeltemiyorsan yanlışları ne acı!
Erteliyoruz sürekli. 
Kaçıyoruz kimden ve neyden kaçtığımızı bilmeden! Sanıyoruz ki mesafeler açıldıkça kurtulacağız dertlerimizden! Sanıyoruz ki mış gibi yaparsak kalmayacak hiçbir mesele!
Gözlerimizi kaçırınca, kulağımızı tıkayınca, yüzümüzü çevirince yok olacağını sanıyoruz, yok olmasını dilediklerimizin. İnsanlar ayrı ayrıdır amenna! Ne kimse kimseye benzemek zorunda ne de kimse kimseden farklılaşmak mecburiyetinde! 
Kimini konuşmak rahatlatır kimini yazmak. Kimi kumsaldan vazgeçemez kimi dağlardan. Kimileri tez canlıdır kimileri gamsız. 
Bazısı yağmura vurgundur bazısı güneşe. Bazen ağlarsın bazen gülersin. Sen tiyatrocusundur o sinemacı. Sen çaydan vazgeçemezsin o kahveden. Sen şiirden hoşlanmaktasındır o romandan.
Güzel olan budur, doğru olan da. Sulanmayan ve havalandırılmayan çiçekler nasıl solar, kurursa; takdir edilmeyen insanların da kurumuş çiçeklerden pek bir farkı kalmaz. 
Endişelenme. Başlayan her şey biter. Hiçbir şey sonsuza kadar aynı kalmaz. Aslolan bir devinimin parçası olabilmektir. Yolda olanları yol hiçbir zaman hüsrana uğratmamıştır. Ama evde kalanların hazine bulduklarına şahit olunmamıştır. Yanlış anlama sakın, yola çıkan da evde kalan da birdir benim nazarımda. Zira bir tercihtir bu ve herkes tercihleriyle yaşar!
Aslında hayat bir o kadar basit, basit olduğu kadar karmaşıktır da. Kaos da kozmos da bir bütünün parçalarından ibarettir sadece. Ne bütün parçalardan tamamen bağımsız ne de parçalar bütünden tümden özgürdürler, vesselam. 
Sen yine de sözlerimi yabana atma ama kendi yolundan da şaşma. Vardır herkesin bir zamanı. Beklediğin fırsat bir gün mutlaka çalar kapını. Evde olmak yetmez kapının çalınışını duymak için kulağın da kapıda olması gerekir ki kontak kurulabilsin. 
Uzattığımın farkındayım. Zaman hem çok değerli ve bol hem de nerdeyse hiç yok! Ama bu, benim zamanın, sen kendi zamanının kovala. 
Zamanın bir yerinde diye başlayan bir metin değil ki bu ve sen de bir masalın içinde yaşamıyorsun peri padişahının kızına aşık! Yoksa aşkı çocuk oyuncağı mı sandın mahalle arkadaşlarında sokak aralarında oynanan? Sahi kimsin sen? Neyin nesisin, in misin cin misin; şeker versem yer misin? 
Hayat peşin hükümler için hem çok kısa hem çok uzun. Hiç kimse başına gelenleri hak etmez ama yaşadıklarımızda hangimizin ihmali, kusuru yok ki? 
Buradan bakınca görülenle oradan bakınca görülenin aynı olmasını ummak ne kadar gerçek dışıysa, ekmeden biçmek de bir o kadar boş hayal! 
İşte böyle. Ne eksik ne fazla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erol Konal - Mesaj Gönder --- Okunma

# Bir, gibi, Çok

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeşilgiresun Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeşilgiresun Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeşilgiresun Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeşilgiresun Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Fındık Fiyatı 2022 için ne kadar açıklanmalı?