• 24 Ocak 2013, Perşembe 9:23
SüleymanÇelebioğlu

Süleyman Çelebioğlu

SURİYE
 ABD'nin ezilen milletlere saldırısı Libya'dan sonra, Suriye ile devam ediyor. Demokrasi ambalajı ile kamufle edilen bu saldırı, Suriye'de büyük bir direniş ile karşılaştı. Suriye'nin yiğit lideri tüm gücü ile bu emperyalist saldırıya karşı direniyor.
Suriye, bölgemizin kapısı durumunda bir ülke olarak, yüzlerce yıl bölgeyi işgal etmek isteyen yabancı güçlerin ilk hedeflerinden olmuştur. Bugün de, Irak'ta kurulan kukla Kürt Devleti için açılacak kürt koridorunun da, Suriye' den geçmesi planlanıyor.  Suriye'nin kuzeyinde, Suriye devlet güçlerinin kontrolü dışında bir bölge oluşturulması da kukla devletin Akdeniz'e açılması için düşünülmektedir.
Suriye Türkiye ilişkilerinde , Adana Mutabakatı (1998 yılında, Türkiye, Suriye arasında varılan mutabakat. Mutabakat ile  teröre destek vermeme konusunda anlaşmaya varılmıştır.)  öncesi bazı sorunlar vardı. Gerek Hatay ile ilgili, gerek su sorunu, gerek terör sorunu, bilindiği gibi Abdullah Öcalan Suriye'de idi. Ancak Adana mutabakatı ile yeni bir sürece girilmiş oldu. Zaten iki ülke de ABD'nin bölmek istediği ülkeler oldukları için, ortak düşmana karşı ittifak yapmaları zorunluluktur. ABD, İran, Türkiye ve Suriye'den kopardığı parçaları Barzani Kukla devleti  ile birleştirmek istemektedir.  
Suriye'ye baktığımızda, ortada bir halk muhalefeti ortada yoktur, muhalefet dışarıdan oluşturulan ve silahlandırılan bazı bozuk yapıdır. Suriye'de kapsamlı bir Esad karşıtı gösteri yok, ama Esad yanlısı büyük gösteriler var. Suriye halkı Esad önderliğinde birlik ve bütünlüğü için ABD'ye karşı birleşmektedir.
BAAS
Baas hareketi, Mişel Eflâk, Salâh Bitar ve Zeki Arsuzi önderliğinde “El Baas El Arabi( Arap Dirlişi)” adı ile 1943'te kuruldu. Daha sonra, 1947'de Şam'da siyasi partiye dönüşerek Baas Partisi kurulmuş oldu. Baas Partisi, kuruluş amacı olarak “ Arap dünyasını bir bağımsız devlet haline getirmek için mücadele “ olarak açıklamıştır.
Liselerde okutulan Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi kitabı(s. 142, Prof. Dr. Baskın Oran ),  Baas Haereketi için, “Baas Partisi, 1940'ta Şam'da kuruldu. “Yeniden Doğuş” anlamına gelen Baas, Arap sosyalizminin yöntemleriyle Arap Dünyasında bir yeniden doğuş gerçekleştirmeye çalışan siyasi anlayış ve partilere  verilen isimdir. Baas hareketinin amacı sosyalist bir sistemle yönetilen, birleşik, laik bir Arap toplumu kurmaktı. Özel mülkiyeti güvence altına alan Baas soyalizmi gelir adaleti, iç ve dış ticaret denetimi, toprak mülkiyetinin kamu yararına sınırlandırılması madenlerin ve doğal kaynakların millileştirilmesi, planlı kalkınma, işçilerin işletmelerin yönetimlerine katılması gibi ilkelere dayanıyordu.  “ Diyor. Baasçılık, Arap bağımsızlığını esas alan, antiemperyalist bir siyasi yapıdır. Onun için, batının hedefi durumundadır.
1958'de Mısır ile Suriye Birleşik Arap Cumhuriyeti kurma kararı alıyorlar, ancak bu amaca ulaşmaları mümkün olmuyor.
Baasçı Suriye, İsrail karşısında hiç ara vermeden direnen Arap ülkesidir.
ULUSLAR ARASI CEPHE
ABD işgal edeceği ülkeleri, demokrasi yok diye suçluyor ve müdahalenin yolunu arıyor. Yüz yıllık emperyalist aldatma,” demokrasi yok, diktatörü yıkacağız”. Bu propagandayı etkili hale getirmek için de, bazı yapılar oluşturan ABD ve AB, “uluslar arası hukuk” , “uluslar arası güçler” , “Suriye'nin dostları ( aslında Suriye'nin düşmanları) gibi yapılar ile dünya kamuoyunu etkileyerek, işgallerine haklılık kazandırmaya çalışmaktadırlar.
Uluslar arası güçler,  ABD ve AB'nin emrindeki silahlı ve silahsız, işgal güçleridir.  
Suriye'ye Emperyalizm tarafından yapılan zalim saldırı, dünyada yeni bir cepheleşme ortaya çıkarmıştır. Birinci cephe, saldıran ABD-İsrail  ve AB  cephesi. Bu cephede, ABD'ye bağımlı krallık emirlik gibi yönetimlerin işbaşında olduğu bazı Arap ülkeleri de vardır. ABD tarafından bunlar demokratik sayılıyor tabi.
İkinci cephe, saldırıya uğrayan Suriye ve destekçileri. İkinci cephede, Suriye, Irak, İran, Rusya, Çin, Küba, Venezüella gibi  ülkeler var. 
ABD artık Birleşmiş Milletlerden, Suriye'yi işgal için bir kararı dahi çıkaramamaktadır, Çin ve Rusya Güvenlik Konseyinde veto hakkına sahip olduklarından, ABD bu Çin ve Rusya engelini aşamamaktadır.
SONUÇ
Suriye, bölgemizde ABD'ye karşı büyük bir direniş göstermektedir, Suriye düşerse artık, Kukla Kürt Devleti Akdenize açılacak ve ABD ikinci bir israil daha kurmuş olacak ve büyük bir dayanak kazanmış olacaktır.
Saldıran ABD cephesine karşı tüm bölge birleşmeli ve bu büyük tehditten kurtulunmalıdır. 1919 yılında Afganistan- İngiltere savaşında, Lenin  İngiltere'de demokrasi var, Afgan kralı Emanullah Han bir kraldır, Afganistan'da demokrasi yoktur demiyor, Emanullah Han'ı destekliyor. Çünkü, İngiltere emperyalist Afganistan ezilen bir ülkedir. Atatürk'ün de Afganistan'ı desteklediğini biliyoruz.
Değişik kesimlerde, biz ABD'ye  karşıyız ama diktatör Esad'ın da yanında olamayız  görüşleri var, halbu ki,saldıran ABD, savunmada olan suriye'dir. Esad düşerse, Suriye parçalanacak ve işgal altına girmiş olacaktır.
Türkiye'nin bütün Atatürkçüleri, sosyalistleri Bütün bağımsızlıkçıları, ABD'ye karşı Suriye'nin yanında olmalıdır.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık