• 06 Kasım 2018, Salı 17:03
SüleymanÇelebioğlu

Süleyman Çelebioğlu

İSMET PAŞA VE SİYASET

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'yi eleştirirken, İsmet Paşa'nın elinde bayraklı resmini göstermesi ile İsmet Paşa yeniden gündeme geldi. Erdoğan, İnönü'nün resmini ABD bayrağı sallıyor diye gösterdi ama Türk ve ABD bayrağı yan yana idi. İnönü eleştirileri muhalefet, iktidar her kesimde sıkça yapılıyor. Ancak büyük çoğunluğu yapılmaması gereken eleştiriler.
İnönü, Kurtuluş Savaşı komutanıdır. Ve sonraki devrim yıllarında Atatürk'ün yanında yer almış, milletimize büyük hizmetler vermiştir. İnönü, Lozan'da çıkarlarımızı Atatürk'ün talimatları doğrusunda savunmuş ve antlaşmayı imzalamıştır.
İnönü, İkinci Dünya Savaşı yıllarında cumhurbaşkanı olarak, çok başarılı bir diplomasi ile ülkemizi savaşa sokmadan savaş bitmiştir. Savaşa girmenin getireceği yıkımdan Türkiye'nin kurtulması İsmet Paşa'nın başarısıdır. İnönü'nün “Sizi aç bıraktım ama babasız bırakmadım” dediği söylenir.
1964'te Türkiye garantörlük hakkımıza dayanarak Kıbrıs'a meşru bir müdahalede bulunmak istedi. Ancak ABD memnun olmadı ve Johnson Mektubu olarak tarihe geçen mektubu gönderdi. O zaman başbakan İnönü idi. İnönü “Yeni şartlarla yeni bir dünya kurulur. Türkiye de bu dünyada yerini bulur” dedi. Bugün, Türkiye ABD ile karşı karşıya geldi ve kurulan yeni dünya içinde yerini almaya çalışıyor. İnönü ne kadar gerçekçi bir şey söylemiş.
Türkiye Johnson Mektubu sonrası 0 yılda gerekli önlemleri alarak 1974'te Kıbrıs'a Barış Harekatı (Birinci ve İkinci Barış Harekatı) yapmış ve Kıbrıs'ta barışı sağlamıştır.
İsmet Paşa NATO'ya girmeyi istemiştir. Sovyetler(SSCB)  dolaylı da olsa bazı taleplerde bulunmuş ve 1925 tarihli Türk-SSCB Antlaşması'nı yenilememiştir. Sovyetlerin bu durumu tehdit olarak algılanmış ve ABD'ye yönelmenin bahanesi olmuştur. İçte de ABD ile yakınlaşma baskısının artması ile İnönü ABD'ye yönelmiştir. Ancak İnönü Amerikancı değerlendirmesi gerçeğe uygun değildir. Yanlışlar başka, Amerikancılık başka.
İnönü ile ilgili kısa bir olayı da yazmak istiyorum. 
İnönü, Sındırgı'ya gidiyor, bakıyor ki hiç te iyi niyetli görünmeyen 2000 rakip partili toplanmış. İnönü “Çekilin Sındırgılılar beni Kurtuluş Savaşı'nda böyle mi karşılamıştınız” diyor. Kalabalık başları önde dağılıyor. Garp Cephesi Komutanı'na karşı başka bir şey de yapamazlardı. Olaydan, Nimet Arzık bir paragraf ile bahsediyor. (Nimet Arzık, Bitmeyen Kavga: İsmet İnönü. S:7). 
***    ***   ***
Kişileri partileri ya da diğer örgütleri değerlendirirken, bütün olarak değerlendirmek gerekir. Bazı eksikliklere bakarak, kırmızı kalemi çekersek, ortada olumlu gördüğümüz kişi parti ya da örgüt kalmayacaktır.
Siyasetçiler olsun veya toplumun diğer kesimleri olsun, kendi karşıtı gördüğü kişiler ya da partiler hakkında söylenen her türlü olumsuzluğu düşünmeden kabul ediyor. Sonra da onun üzerinden tartışmalara giriyor. Bir de doğru gibi iddialara giriyor. Bu polemikler arasında söylenenlerin içinde gerçek olmayanlar da oldukça fazla oluyor.     Duyduğumuz veya okuduğumuz bir şeyin önce doğruluğunu araştırarak kendimiz emin olmalıyız. Ondan sonra, düşüncelerimizi öz güven ile savunabiliriz. 
Öncelikle önde olan siyasetçi arkadaşlarımız,rakiplerini hep eleştirmek ve onların hatalarını söyleme yerine kendi düşüncelerini anlatmalılar. Siyaset rakibin eksiklikleri söyleyerek üstünlük sağlama yarışı değildir.
Bu durum, birbirimizden öğrenmeyi de engelliyor. Toplumun gerçeği görmesine engel oluyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık