• 02 Ocak 2013, Çarşamba 9:30
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

VALİMİZ DURSUN ALİ ŞAHİN VE BİRAZ ŞEKER, BİRAZ TUZ ÜZERİNE…
 İster sevin ister yerin…
İster beğenin ister beğenmeyin…
Hepsi yalan, bu gerçek.
Görev aşkıyla dolu, bu meyanda Giresun'u da gerçekten seven bir valimiz var.
Gün geçmiyor ki radikal çıkışlarıyla, ilginç söylemleriyle yerel ve ulusal medyada adından ve dolayısıyla da Giresun'dan bahsettirmesin.
Bazı konularda, örneğin Çavuşlu'ya çöp tesisi kurulması olayında olduğu gibi, onu eleştirebilirsiniz.
Bir Göreleli olarak biz de, “Niye Çavuşlu?” diyenlerdeniz.
Arada bir dozunu kaçırdığı bazı söylemleri de olmuyor değil.
Bu nedenle bu yazımız, “bağcı dövmek” değil, “üzüm yemek” amacıyla kaleme alınmıştır.
Sözün özü, Sayın Valimiz'in, “Çavuşlu'ya çöp tesisi” kurulmasıyla ilgili olanlar başta olmak üzere, katılmadığımız diğer ufak-tefek tasarılarıyla ilgili düşüncelerimizi saklı tutarken…
İyi niyetinden asla en küçük bir kuşku duymadığımızı da ifade etmek istiyoruz.
Umarım tüm Giresunlular da aynı şeyi düşünüyorlardır.
Bardağın dolu tarafından bakacak olursak, çok artıları olduğunu görürüz, Sayın Valimiz'in.
Uzun sözün kısası; eksileri dile getirilirken, artıları da görmezlikten gelinmemeli, diye düşünüyorum.
İstanbullu bir Giresunlu olarak, Bakırköy Kaymakamlığı döneminden az-çok ismini duyuyorduk.
Sonra Yalova'da valiliğe ilk adım…
Ve ardından Giresun Valiliği…
Sayın Valimiz Dursun Ali Şahin'i, göreve başlamasından beş gün sonra yani 2 Nisan 2011 tarihinde, Giresun Belediyesi'nin daveti üzerine…
Osman Ağa'yı anma etkinlikleri dahilinde konferans vermek ve yeni eserimiz “Topal Osman Ağa” kitabımızın imza gününe katılmak amacıyla bulunduğumuz Giresun'da yakından tanıma fırsatını yakaladık.
Daha sonra değişik mekanlarda üç defa daha yollarımız kesişti.
Birincisi, büyük şairimiz Ahmet Kaçar için düzenlenen 15 Temmuz 2011'deki “70.Sanat Yılında Ahmet Kaçar'a Saygı Gecesi”nde.
İkincisi, yine 2011 yılında, nezaket ziyareti amacıyla makamında.
Üçüncüsü ise, 28 Haziran 2012 tarihinde Görele Sağlık köyünde Ahmet Kaçar için yapılan TRT Belgesel çekiminde.
Tanıdığımız kadarıyla, en son söylenecek sözü hiç çekinmeden baştan söyleyen (arada bir pot da kırmış olsa)  içi-dışı bir, aynı zamanda da hoş sohbet bir insan, Sayın Valimiz.
Gerek gözlemlerime, gerekse basından ve dostlarımdan edindiğim izlenimlere göre, şahsen çok başarılı bulduğum Sayın Valimizin, notlarıma şöyle bir göz gezdirdiğimde, daha çok şu üç konuya odaklandığını görüyorum:
1.Halk sağlığı
2.Giresun Kültürü
3.Çöp sorunu
Kendileri hakkında çoktandır bir yazı kaleme almayı düşünüyordum.
Habertürk'de yayınlanan ve konusu “şeker” olan  Prof.Dr.Canan Karatay söyleşisinden sonra, daha fazla geciktirmeden yazmak vacip oldu.
Batılıların Muhteşem Süleyman diye övgüler yağdırdığı Büyük Türk Hakanı Kanuni Sultan Süleyman'ın, Muhibbi mahlasıyla kaleme aldığı gazelindeki şu ünlü beyiti çoğumuz bilir:
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”
Sayın Valimiz de, Kanuni gibi düşünmüş olacak ki, devlet adamı sorumluluğuyla “önce halkın sağlığı” diyerek…
Tıp adamlarının üzerinde mutabık kaldıkları üç beyaz düşmandan ikisine savaş açtı.
Birincisi, lokantalarda tuzun masalardan kaldırılması…
İkincisi ise, Habertürk Kanalı'nda Prof.Dr.Canan Karatay'ın da övgülerine mazhar olan, “çift şekerin teke indirilmesi” uygulaması.
Dikkatle izlediğim programda başından sonuna kadar sık sık Giresun'dan ve dolayısıyla da Sayın Valimiz'in kararından övgüyle bahsedilmesi, daha sonra Valimizin telefonla programa bağlanıp, uygulamalarını anlatması, sanırım benim kadar programı izleyen tüm Giresunlular'ı da gururlandırmıştır.
Allaha çok şükür, hiçbir sağlık sorunumuz olmamasına rağmen biz…
Birkaç yıl önce çayda tek de değil, yarım şeker ve yemek masamızda tuzluk bulundurmama uygulamasına zaten geçmiştik.
Bunun da çok faydasını gördük, görmeye de devam ediyoruz.
Bu isabetli kararlarından dolayı Sayın Valimizi bir kere daha yürekten kutluyorum.
Konuşmalarını mutlaka şiirlerle, dörtlüklerle süsleyen Valimiz'in sanata, sanatçıya ve Giresun Kültürü'ne bakışı açısı da övgüye değer.  
Bunun en büyük kanıtları da; 
Büyük Şairimiz Ahmet Kaçar için “70.Sanat Gecesi” düzenlenmesine…
TRT tarafından Ahmet Kaçar Belgeseli çekilmesine…
TRT Akşam Sefası programlarından birinin
Giresun'da gerçekleştirilmesine… Görele'de “Kemençe ve Horan Derneği” kurulmasına…
Dolaylı yoldan veya doğrudan destek çıkmasıdır.
Ha, unutmadan ekleyeyim.
Sayın Valimizin özgeçmişini incelerken, bir de ortak noktamız olduğunun farkına 
vardım: 
İstanbul Üniversitesi!
Bendeniz Edebiyat Fakültesi 1974, Sayın Valimiz de Hukuk Fakültesi 1975 mezunu olduğuna göre…
İstanbul Üniversitesi'nin tüm fakültelerinin ortaklaşa yararlandığı Turhan Emeksiz Yemekhanesi'nde aynı tarihlerde, aynı saatlerde, belki de aynı masalarda, bir birimizi tanımadan,  kalorisi bol 4 çeşit nefis yemekten oluşan 3 liralık tabldot tepsilerine kaç defa kaşık, çatal salladık, kim bilir?
Sonuç olarak değerli hemşehrilerim…
Olayları irdelerken, bardağın biraz da dolu tarafına bakalım, derim.
Sayın Dursun Ali Şahin, vali dayanmayan Giresunumuz için büyük şanstır.
Bu şansı iyi değerlendirelim!
***

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık