• 16 Şubat 2012, Perşembe 20:19
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

"TAKALARIN İÇİNE BAŞKA HAYAL GİRMESİN"

“Havalar soğudu, hamsi geri döndü” diye yazıyor, 1 Şubat tarihli Yeşilgiresun'da.
E, “Kurt dumanlı havayı, hamsi soğuk suyu sever”!
Hazır, “Denizlerin kralı, sofraların tacı” hamsimiz geri dönmüşken, dostluğuyla her zaman onur duyduğum merhum Av.Ahmet Ersöz ağabeyimi bir kere daha rahmetle anmanın tam sırası:
“Takaların içine başka canlı girmesin,
Sana ait boyutlar dikkat et de yitmesin.
Dilersen daha küçül, gerçek boyundan bile,
Daha önce başkası gelip seni yutmasın…

Kıskanırdım seni ben kendi yöremden bile,
İstese de vermezdim ne Abana, ne Şile,
Sana inen ağlarda daima beni bekle,
Daha önce başkası gelip seni tutmasın…”
   (Ahmet Ersöz, Ayranı Yok İçmeye, s.65)
Nur içinde yat, sevgili ağabeyim! 
    ***
“HERKES HERŞEYE KARŞI”
Değerli kalem H.Mümtaz'ın, KKTC'nin genel durumunu analiz ettiği Giresun Işık'taki 1 Şubat tarihli yazısının başlığı: “KKTC'de herkes herşeye karşı”.
Allah Allah…
Oraya da mı uzandı Beşiktaş Çarşı?!
    ***
GÖRELE'NİN TRABZON'A BAĞLANMASI (!)
Efendim, Görele Belediye Başkanı sevgili Ertuğrul Melikoğlu, Görele'nin devlet hizmetlerinden gereği gibi yararlanamadığından yakınarak, “Trabzon'a bağlansak daha fazla hizmet alırız” demiş.
Sevgili Başkanıma bu konuda hak vermekle beraber, ben yine de,  “Topal Osman Ağa'nın hemşehrisi olarak kalmayı, dünyaya değişmem!
    ***
“GÖRELE KEMENÇE VE HORANI YAŞATMA DERNEĞİ”
Görele'de “Kemençe ve Horanı Yaşatma Derneği” kurulmuş.
Biraz geç kalınmış olsa da…
Yine de, “Zararın neresinden dönülse kardır”.
Tüm emeği geçenleri yürekten kutlarken, küçük bir eleştiride bulunmadan da geçmek istemiyorum.
Bizce, derneğin tam adı; “ Kemençe, Horon ve Görele Türkülerini Yaşatma Derneği” olmalıydı.
Malum, türkülerimizi ya komşu İl'e kaptırıyor ya da bazı sanatçılar tarafından komşu İl'in ağzıyla okunmasına seyirci kalıyoruz.
Umarız, Derneğimiz bundan böyle, türkülerimize de sahip çıktığı gibi…
Başta Tuzcuoğlu, Sıksara, Hasbal, Dut Dibi, Kıtirik, Hamzabaş, Şırıp Şırıp…(Sevgili Hayrettin Hocam, horonların adını doğru yazdım mı?) olmak üzere, öz be öz Görele horanlarını gün ışığına çıkararak, Akçaabat'ı taklit etmekten…
Yeni yetme kemençecileri de “Karabesk”ten (Karadeniz Arabeski) kurtarır, özlerine dönmelerini sağlar.
Bunun için de, yaşayan efsaneler; M.Sırrı Öztürk, Katip Şadi, Sami Günay…gibi büyük ustalardan yararlanmaya bakarlar.
Allah geçinden versin, onlar da giderse, Görele kemençesi ve horonlarının vay haline!
    ***  
FRANSIZ KALMAYAN FRANSIZLAR!
Fransa Meclisi ve Senatosu tarafından kabul edilen malum yasanın iptali için; 77'si senato, 65'ise ulusal meclisten olmak üzere toplam 142 parlamenter, Fransa Anayasa Mahkemesi'ne dava açmış.
Demek Fransa'da, “Fransız kalmayan” Fransızlar da varmış!

“GÖRELE KEMENÇE, HORAN VE GÜZEL SANATLARI YAŞATMA DERNEĞİ”
Görele'de yeni kurulan “Kemençe, Horan ve Güzel Sanatları Yaşatma Derneği”nin, yapılan olağanüstü genel kurulu sonunda, sevgili Yunus Gülşen kardeşimiz başkanlığındaki yönetim yeniden seçilerek, güven tazelemiş.
Kurulmasında biraz geç kalınmış olsa da…
Yine de, “Zararın neresinden dönülse kardır” gözüyle bakıyoruz, yeni derneğimize.
Fikir babası Sayın Valimiz Dursun Ali Şahin'e de bu vesileyle teşekkürlerimi sunuyorum.
Tüm emeği geçenleri yürekten kutlarken, küçük bir anımsatmada bulunmadan da geçmek istemiyorum.
Bizce, derneğin tam adı; “ Kemençe, Horan, Görele Türküleri ve Güzel Sanatları Yaşatma Derneği” olmalıydı.
Malum, türkülerimizi ya komşu İl'e kaptırıyor ya da bazı sanatçılar tarafından komşu İl'in ağzıyla okunmasına seyirci kalıyoruz.
Yapılacak ilk genel kurulda küçük bir tüzük değişikliği ile isme “…Görele Türküleri” ibaresinin de eklenmesi en büyük arzumuz.
Ad biraz uzun olacak ama olsun,  türkülerimiz için değer.
Hatta biraz daha ileri gidip, “…Edebiyatçılar” eklemesi de yapılamaz mı, diye düşünmüyor değilim. Malum; şairimiz, yazarımız, araştırmacımız da az değil.
Neyse, yine türkülerimize dönelim.
Ta Edirne'den Van'a kadar halkımız tarafından sevilmiş, dillere düşmüş “Ağasarın Balını (Asiye)”, “Atmacayı vurdular”, “Yaylanın Soğuk Suyu”, “Biz hepimiz üç gardaş”, “Çavuşlu diye diye”… gibi türkülerimizin Görele'ye ait olduğunu kaç kişi biliyor ki?
Sevgili Yunus (Gülşen) kardeşimizin emin ellerindeki Derneğimiz umarız bundan böyle; Tuzcuoğlu, Sıksara, Hasbal, Dut Dibi, Kıtirik, Hamzabaş, Şırıp Şırıp (Sevgili Hayrettin Hocam, horonların adını doğru yazdık mı?) başta olmak üzere öz be öz Görele horanlarının tümünü gün ışığına çıkararak…
Halk Eğitim Müdürlüğü ile okullarımızı ve bazı derneklerimizi Akçaabat'ı taklit etmekten kurtarır.
Bir çift sözüm de, yeni yetme bazı kemençecilere.
Mutlaka bunların içinde gelecek vaat edenler de var ama…
Kusura bakmasınlar, şimdilik onlara kemençe sanatçısı diyemiyorum. Çünkü sanatçı olmak o kadar kolay değil.
Bu payeyi hak edebilmek için özünü korumak kaydıyla uzun, ince bir yol kat etmek gerekir.
Bu tabiri başkaları kullandı mı bilmiyorum ama ben onların yaptıklarını “Karabesk” (Karadeniz Arabeski) olarak adlandırıyorum.
Anonim ya da sahipli bir türkünün ezgileri üzerine acayip sözler yazıp, “bu benim eserim” demek, makamsızusulsüz “gıy gıy”  biriki yay sürtmek, cırtlak cırtlar bağırmak sanatçılık değildir.
Umarız derneğimiz, yanlış yoldaki bu gençlerimizin de doğru yolu bulmalarına yardımcı olur, özlerine dönmelerini sağlar.
Ve tabi ki türkülerimizi de unutmamalarını umarım.
Tüm bunların yapılabilmesi için de, yaşayan efsaneler; M.Sırrı Öztürk, Katip Şadi, Sami Günay, Hüseyin Özdemir, Hüseyin Çınar… gibi büyük ustaların sazlarından, sözlerinden, tecrübelerinden…
Hayrettin (Günay) ve Özcan (Temel) hoca gibi kalem erbaplarının yazılarından,  araştırmalarından…
Ve illa ki, koca çınar Ahmet Kaçar'ın engin bilgi birikimlerinden yararlanmalarını da tavsiye ederim.
Allah gecinden versin, onlar da giderse; Görele kemençesi, horanları, türküleri ve daha doğru bir ifadeyle “Görele Kültürü”nün vay haline!
Derneğin adında, “Güzel Sanatlar” da olduğuna göre, Burhan Temel hocamız ile Cem Karaahmetoğlu dostumuzu ve bunların dışında başkaları da varsa, onları da unutmayalım!
Bu görev de sana ve ekibine düşüyor sevgili Yunus!
     
Yunuslar dizi dizi,
Göreleli birisi.
Her günün “Gülşen” olsun;
Fethettin kalbimizi!
  
Horan ve kemençemiz,
Bir de türkülerimiz,
Kalmayacak sahipsiz,
Artık sensin hamisi!
  
Hiç eksilmesin neşen,
Sevgili Yunus Gülşen,
Bağın gülşen, yüzün şen,
Var mı senin gibisi?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık