• 06 Nisan 2016, Çarşamba 9:04
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

OSMAN AĞA
 Ölümünün 93. yılında bir kez daha minnet ve şükranla andık
“Atatürk'ün Fedaisi” Milis Piyade Yarbay OSMAN AĞA (TOPAL OSMAN)
Bendenizin 368, Erden Menteşeoğlu hocamızın da 688 sayfalık kitaba sığdırmaya çalıştığımız OSMAN AĞA'yı…
Ölümünün 93.yılında (2 Nisan 1923) birkaç  sayfaya sığdırarak  özetlemeye çalışacağız.
İşte, 1883 yılında Giresun'un Hacı Hüseyin Mahallesi'nde dünyaya gözlerini açan Osman Ağa'nın, otuz dokuz yıllık kısa ömrünün ateş, kan, barut kokuları arasında geçen son 10 yılından satır başları:
*Kasım 1912'de 65 arkadaşı ile birlikte gönüllü olarak Balkan Harbi'ne katıldı, 18 Kasım 1912'de Çatalca civarında Bulgarlar'a karşı savaşırken, şarapnel parçasıyla sağ dizinden yaralanarak Gazi oldu. Artık “Ağa”lığının yanına “Topal” lakabı da eklenmiş, bundan sonra Topal Osman Ağa olarak ünlenmiştir.
*Balkan Harbi'den çok kısa bir süre sonra 1914'de 1.Dünya Harbi'nin patlaması üzerine, ayağı tam iyileşmemesine rağmen, Giresun'dan yeni gönüllüler toplayarak, Yakup Cemil Komutasındaki Teşkilat-ı Mahsusa birliklerine katılmış, Kafkas Cephesi'nde Ruslar'a karşı savaşmıştır.
Savaşın en yoğun olduğu bir esnada arkadaşlarına dönerek:
-“ Eğer geri çekilirken veya yara alır da yürüyemezsem beni düşmana sağ teslim etmeyin. Beni vurun ondan sonra çekilin” diye hitap eden Osman Ağa, Ekim 1916'da adamlarıyla Harşıt'ta cephe tutarak, Rus birliklerinin daha da ileri gitmesini, dolayısıyle Tirebolu'nun işgalini önlemiştir. 
*12 Şubat 1918'de, Bolşevik İhtilali'nin çıkmasıyla birlikte çözülen ve geri çekilmeye başlayan Ruslar'ın peşine düşerek onları Batum'a kadar kovalamış, 14 Nisan 1918'de motoruna aldığı Batum Valisi ile Mevki Komutanını deniz yoluyla Batum'a götürerek şanlı bayrağımızı Batum Valiliği gönderine çekmiş, böylece “Batum Fatihi” ünvanını da almıştır.
*30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalanıp, ordularımız terhis edilince, Şubat 1919'da Giresun'da Trabzon'daki Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti'nin bir şubesi açılarak başkanlığına Osman Ağa getirildi.
Ancak, Ruslar'a karşı savaşırken Ermeni Tehciri esnasında  Ermeniler'e şiddet uyguladığı gerekçesiyle İstanbul'daki Nemrut Mustafa Divanı tarafından idama mahkum edilince, adamlarını toplayarak dağa çıktı.
*17 Mayıs 1919'da Giresun'da İzmir'in İşgali'ni protesto için büyük bir miting yapıldı.
*Dağda kaçak durumunda olan Osman Ağa, aldığı davet üzerine 29 Mayıs 1919'da Havza'da Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek, memleketin düşman işgalinden kurtarılması konusunda el sıkışıp anlaştı.
  *Rumlar'ın Taşkışla'ya astığı Pontus paçavrasını ve yere kadar uzanan 20 metre boyundaki Yunan bayrağını, 7 Haziran 1919'da çetesi ile birlikte ani bir baskınla yerlerinden sökerek parçaladı, yerlerine şanlı bayrağımızı astıktan sonra tekrar dağdaki karargahına döndü.
*8 Temmuz 1919'da Padişah tarafından gönderilen Afv-ı Şahane ile affedilerek, büyük bir gövde gösterisi yaparak ata-yaka Giresun'a girdi, çok geçmeden 1 Eylül 1919'da da Belediye Başkanlığı görevini devraldı. 
*18 Ağustos 1920'de Yunan savaş gemileri tam Giresun'u topa tutacaklardı ki, şehirdeki Rumlar'ı  rehin alarak bu tehlikeyi savuşturdu.
*Eylül 1920'de, Ermeni Harekatı için Kazım Karabekir emrine bir tabur gönüllü gönderdi.
*12 Kasım 1920'de “Giresun Gönüllü Maiyet Müfrezesi”ni kurarak bir manga (10 kişi) adamıyla birlikte Mustafa Kemal Paşa'nın muhafızlığı görevine başlamış, böylece bugünkü Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın da temeli atılmıştır.
Bu sayı daha sonra 250'ye kadar çıkarılarak “Riyaset-i Celile Muhafız Bölüğü” ve daha sonra da “Meclis Muhafız Taburu”, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte de mevcudu daha da artırılarak Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı adını almıştır.
Osman Ağa, bu kutsal göreve başlarken adamlarına şöyle hitap etmiştir:
 “Paşa Hazretleri'nin muhafazası yalnız ve yalnız size aittir. O'nu her yerde siz koruyacaksınız. Uçan kuşlardan dahi. Paşa Hazretleri'ne en ufacık bir şey olursa kendinizi yok bilin. Hatta ve hatta geride bıraktıklarınızı da. O'nun eceli ile bile ölmesine müsaade etmeyeceksiniz!”
*17 Kasım 1920'de Çerkez Ethem'in Mustafa Kemal Paşa'ya düzenlemiş olduğu suikast teşebbüsü Giresun Uşakları tarafından önlendi.
*27 Kasım 1920'de Çerkez Ethem'in ikinci suikast teşebbüsü de Giresunlu muhafızlar tarafından etkisiz hale getirildi.
*3 Aralık 1920'de Osmanlı Sadrazamı ile görüşme yapmak üzere Bilecik'e hareket eden Mustafa Kemal Paşa, Çerkez Ethem'i de yanına aldı. En arkadaki vagona da Osman Ağa ve Giresun Uşaklarını yerleştirdi. Çerkez Ethem, kendisini ortadan kaldırmaya kararlı olan Osman Ağa'nın bu niyetini sezince, Eskişehir'de bir mola esnasında kaçarak, Kütahya'daki birliklerinin başına geçti.
*4 Aralık 1920'de Osman Ağa'nın isteğiyle Giresun ve Ordu Liva yani il yapıldı.
*12 Ocak 1921'de Osman Ağa'ya Genelkurmay Başkanlığı'nın emri, Mustafa Kemal Paşa'nın da onayı ile 42 ve 47.Giresun Gönüllü Alayları'nı kurma görevi verildi.
*28 Şubat 1921'de Osman Ağa İngiliz motoruna el koydu.
*6 Mart-17 Haziran 1921 tarihleri arasında Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa ile birlikte el ele veren Osman Ağa ve emrindeki 47.Giresun Gönüllü Alayı Koçgiri Kürt İsyanı'nı bastırdı.
*Koçgiri İsyanı'nı bastırır bastırmaz Ankara'dan aldığı talimat üzerine; önce Erbaa, daha sonra da Merzifon taraflarına geçti. Onlar Koçgiri İsyanını bastırırken, aynı tarihlerde Pontus harekatı için Samsun taraflarına gelmiş bulunan Binbaşı H.Avni Alpaslan emrindeki 42.Giresun Gönüllü Alayı (Nizamiye Alayı) ile birleşerek, Pontus çetelerini imha etti. Böylece onlarca ünvanının arasına, “Karadeniz boylarında Pontus Rum Devleti hayallerine darbe vuran adam”  ve “Pontuslular'ın azraili” ünvanını da katmış oldu.
*22 Ağustos ile 13 Eylül 1921 tarihleri arasında Osman Ağa ve Hüseyin Avni Alpaslan komutasındaki 42 ve 47.Alaylarımız Sakarya Meydan Muharebesi'nde eşine ender rastlanılan kahramanlık örnekleri göstermişler, 5 bin civarındaki Giresunlu gönüllüden geriye 400 kişi sağ kalabilmiştir. H.Avni Alpaslan da Alayının başında kahramanca savaşırken şehit düşmüş, Zafer'den sonra Osman Ağa'ya Milis Binbaşısı rütbesi verilmiş, İstiklal Madalyası takılmıştır.
*8 Haziran 1921'de Osman Ağa Giresun Mutasarrıfına telgraf çekerek, 47.Giresun Gönüllü Alay'ının ihtiyaçlarını karşılamak için tüm mallarının satılmasını istedi.
*9 Haziran 1922'de Giresun eşrafı “47.Alay'ın ihtiyacını karşılamak görevimizdir” diyerek,  Osman Ağa'nın mal varlığının satılmasına engel oldu.
*26 Ağustos-9 Eylül 1922 arası Osman Ağa ve 47.Giresun Gönüllü Alayı bu defa da Büyük 
Taarruz'da. 47.Alay, savaşın en zor cephelerinden biri olan Afyonkarahisar'a bağlı İscehisar ilçesi 
Doğanlar köyü sınırları içerisinde bulunan Dedesivrisi'ni 36 saatlik bir çarpışma sonunda ele geçirdi. Burada 14 şehit verildi. (bkz. Afyonkarahisar'daki Giresun Şehitliği)
*Büyük Zafer'den sonra TBMM tarafından Kaymakam (Milis Piyade Yarbayı-Sicil no:342) rütbesiyle taltif edilen Osman Ağa,  Aralık 1922 sonlarında Atatürk'ten izin alarak Giresun'a döndü.
*5 Mart 1923'de Meclis'te Lozan görüşmeleri ile ilgili büyük tartışmalar oldu. Öyle ki, belindeki tabancasına sarılan muhalefetin önde gelen milletvekillerinden Trabzon Mebusu A.Şükrü Bey,“deyyus” diye hakaret ederek Kurtuluş Savaşı'nın muzaffer komutanı ve TBMM Başkanı M. Kemal Paşa'nın üzerine yürüdü.
Muhalefetin iyice çığırından çıkıp, tehlikeli hal alması üzerine, Mustafa Kemal Paşa 13 Mart 1923'de,  bu sıralarda izinli olarak Giresun'da bulunan Osman Ağa'yı acilen Ankara'ya çağırıp yurt gezilerine çıktı. (Devamı var)

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık