• 29 Aralık 2011, Perşembe 20:16
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

BU YIL DA BÖYLE GEÇTİ !
Şair Mustafa Nafiz Irmak;
“Bu yıl da böyle geçti şirin sözlü sevgili
Hayâl içinde geçti o tatlı günlerimiz
Geçen yılı yâd edip üzülme ey sevgili
Şevke, ümide doğru kanatlı günlerimiz
Hayâl içinde geçti o tatlı günlerimiz” demiş…
Büyük üstad Münir Nurettin Selçuk da, bu güzel dizeleri nota nota örerek, Türk Musıkisi'nin en güzel makamlarından biri olan Kürdilihicazkar'a dönüştürmüş.
Her dinleyişimde, bir başka keyif alırım, bu güzel eseri.
Velhasılı kelam…
Acılarıyla- tatlılarıyla, aklarıyla-karalarıyla, aşklarıyla- meşkleriyle, kavgalarıyla- barışlarıyla, yazıyla-kışıyla seçimiyle-geçimiyle, Ergenekon'uyla-Balyoz'uyla, şehit cenazeleriyle-“Bedelli”siyle, Van ve şike depremiyle…
“Bu yıl da böyle geçti”!
Ama bir soru var ki; yıllar su gibi akıp geçse de, güncelliğinden hiçbir şey kaybetmez.
Cennet mekan dedemden çok duymuşumdur.
Keza, rahmetli babamdan da…
Kim bilir, belki daha öncekiler de hep bu soruyu sormuşlardır.
Onlardan bize miras kalmış olacak ki…
Aynı soruyu biz de soruyoruz:
“Ne olacak bu memleketin hali?”
Cevabını yine biz verelim:
Valla bişi, mişi olacağı yok.
Arada bir iniş-çıkışlar olsa da…
“Giden gider, kalan sağlar bizimdir” misali…
Hayat kendi mecrasında akıp, gider.
Memlekete de bişeycikler olmaz.
Düşünürün biri (Kay Lydns) de;
 “Dün, iptal edilmiş bir çektir; yarın, emre hazır bir senettir; bugün ise peşin paradır. Bugünden yararlanın ” demiş.
Bir devlet büyüğümüzün de (Süleyman Demirel), Türk siyasi literatürüne geçen buna benzer şu ünlü veciz sözünü bilmeyenimiz yoktur:
 “Dün dündür, bugün bugündür”.
Mevlana ise, geçmişin peşine takılmayıp, geleceğe umutla bakmamız gerektiğini, günümüz Türkçesi'yle, şöyle dile getirmiş, ünlü “Mesnevi”sinde;
“Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni bir şeyler söylemek lazım”.
Sonuç olarak sevgili okurlarım, yarın sabah güneş her zamanki gibi yine doğudan doğacak, batıdan batacak.
Bir başka anlatımla; bir gün, 24 saatlik ömrünü tamamlayıp, yerini 24 saatlik bir başka güne terk edecek…
Hz.İsrafil; sur borusunu üfleyip, kıyamet kopana kadar bu devran hep böyle dönmeye devam edecek.
Tıpkı, merhum Yıldırım Gürses'in “Gençliğe Veda” adlı Muhayyerkürdi şarkısında olduğu gibi;
“Yine mevsimler dönecek/Yine yapraklar düşecek/
Giden gençliğim (iz)/Geri dönmeyecek”.
Kürdilihacazkar'la başladığımız yazımıza, Muhayyerkürdi'yle devam ettik, Rast'la da noktalayalım:
“Ömür çiçek kadar narin/Bir gün kadar kısa
Ağlama değmez hayat/Bu göz yaşlarına”
Uzun sözün kısası…
Giden gitmiştir, yarına ise Allah kerim!
Siz siz olun…
Anı yaşamaya, yaşamın da tadını çıkarmaya bakın, olmaz mı!
Bu duygu ve düşüncelerle; “Güle güle 2011, yine bek (-lemeyiz)” diyor…
2012'in, aziz milletimize ve tüm dünyaya mutluluklar getirmesini diliyorum.
     ***
YURTKUR 50 YAŞINDA 
2011 yılının bir başka anlamı vardı, benim için.
 Bir kurum ki…
1961 yılında doğdu… 
Yurtlarıyla, kredileriyle, burslarıyla milyonlarca üniversite öğrencisinin dertlerine derman oldu.
Ülkemizin en ücra köşelerine kadar yayılan modern yurtlarıyla (Örneğin Giresun Sahil Yurdu B Blok), miktarı günün şartlarına göre artırılmış kredi ve burslarıyla işlevini bugün de başarılı bir şekilde sürdürmeye devam ediyor.
İnşallah 2012'de Görele Öğrenci Yurdu da hizmete girecek.
Sözünü ettiğimiz bu kurum, 2011 yılında yarım asrı devirdi.
Ne mutlu ki, 50 yaşındaki bu kurumun 40 yılında bizim de alın terimiz, emeğimiz var.
Çünkü, 8 Aralık 1971 tarihinde işçi kadrosuyla ilk adımımızı attığımız…
Daha sonraki yıllarda da memur, şef, yurt müdür yardımcısı, bölge müdür yardımcısı gibi pek çok kademede görev yaptığımız bu kurumda…
Son 20 yılımızda da,  bir yurdun (Altunizade Öğrenci Yurdu Müdürü) olarak aynı aşk, şevk, heyecan ve enerjiyle hizmete devam etmenin onurunu yaşıyoruz.
Evet, kısa adı YURTKUR olan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan bahsediyorum.
Yine ne mutlu ki, başında da 10 yıldır,  komşu il Trabzonlu,  35 yıllık YURTKUR'lu çekirdekten yetişme bir Genel Müdür var.
Bu vesileyle, YURTKUR'un vizyonunu ve misyonunu daha da yükseklere çıkaran Genel Müdürümüz Sayın Hasan Albayrak'ı ve onun şahsında tüm YURTKUR ailesini yürekten kutluyor, daha nice 50 yıllara diyorum.
     ***
N'OLACAK BU AB'NİN HALİ?!
Tıpkı, İsmet Nedim'in bir şarkısının şu nakaratında olduğu gibi;
“Kovsan da geleceğim
Ömrümce seveceğim
Uğrunda öleceğim
Kapında kölenim ben” diyerek…
Yıllarca peşinden koştuk; ne isterlerse “baş üstüne” dedik.
Her defasında da kapıdan kovulduk.
Allah'ın sevgili kuluymuşuz ki…
İyi ki almamışlar.
Yunanistan, nakavt.
İtalya, abondone.
İngiltere, grogi.
2011'i uğurlarken; yıllardır birbirimize sorduğumuz o klişeleşmiş soruyu, bu defa onlara yöneltiyoruz:
“N'olacak bu AB ülkelerinin hali?!”

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık