• 29 Nisan 2016, Cuma 9:18
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

BU DÜNYA'DAN BİR ERDEN MENTEŞEOĞLU GEÇTİ
 Şair, "Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer" demiş ya…
Hem de nasıl!
Giresun tarih ve kültürünün kilometre taşlarından, "Milli Mücadele Kahramanı 
Milis Yarbay Osman Ağa" adlı geniş hacimli (688 sayfa) kitabın yazarı ve daha pek çok eserde imzası olan, eğitimci, halk bilimci, araştırmacı, yazar, şair Erden Menteşeoğlu Hocamızı maalesef, Giresun'un en güzel rengi olan yeşilin kırk tona bezendiği bir ilkbahar mevsiminde (21 Nisan 2016) kaybettik…
22 Nisan 2016 Cuma günü, binlerce seveniyle birlikte aziz naaşına omuz vererek çok sevdiği memleketinin kara toprağında dualarımızla ebediyete uğurladık.
      Üzüntümü ifade edebilecek sözcükleri bulmaktan acizim.
    İki yıl önce sevgili oğlu Hüseyin Gazi ile birlikte bir Trabzon yolculuğu esnasında, Karadeniz Otoyolu'na 400 metre mesafedeki fakirhanemize kadar çat kapı gelmişler ama ne yazık ki beni evde bulamayıp yollarına devam etmişlerdi.
  Duruma çok üzülmüştüm.
  Neyse ki, geçen yıl (2 Nisan 2015), şehir merkezindeki “Osman Ağa'yı Anma” törenlerinde buluşmak nasip olmuştu.
    Sonra arabalarına davet etmişler, böylece Kale'deki anıt mezarı başındaki ikinci törene de birlikte katılmıştık.
  O güne ait fotoğraf karelerine şimdi her bakışımda, içimden bir şeyler koptuğunu hissediyorum.
  Hocamızı, daha da ötesi değerli ağabeyimi son olarak, 2016 Mart ayında Trabzon'da hastanede ziyaret etmiş…
    Bu kısacık ziyaretimize bile Osman Ağa'yı, Giresun'u, ülkemizin son durumunu sığdırmaya çalışmıştık.
  Hasta yatağında dahi bunları konuşacak kadar bir Giresun sevdalısı, Atatürk ve Osman Ağa hayranı idi.
    Uzun sözün kısası…
Binlerce öğrenci yetiştiren eğitim emekçisi bir öğretmen...
Kalemini sanata dönüştüren duayen bir gazeteci…
Giresun tarih ve kültürü ile ilgili bilinmeyenleri gün ışığına çıkarmak için gecesini gündüzüne katarak kah tozlu arşivlerde belge arayan, kah köy, kent dolaşıp kaynak kişileri arayıp bulan titiz bir tarihçi, araştırmacı, halkbilimci…
Duygularını dizelere dökecek kadar hassas kalbe sahip bir şair…
Hepsinin de ötesinde…
“Adam gibi adam”…
Benim de 30 yıllık kadim dostum, ağabeyimdi, Ö.Erden Menteşeoğlu.
Hatta öyle ki…
Onun yıllar önce ettiği bir beddua (!), Giresun basınında önemli bir yer edinmem için itici bir güç olmuştur, benim için.
Neydi bu beddua?
Buyurun, Giresun Dergisi'ndeki “Anlayana” köşemizde yayınlanan taşlamalarımızı topladığımız  “Anlayana” adlı ilk kitabımız için yazdıklarını beraber okuyalım:
“…Yazarımız, araştırmacılığının yanında güçlü bir gözlemcidir. Neyin anlatıldığı değil, neyin nasıl anlatıldığı önemlidir. Eserin değeri de buradan kaynaklanıyor. Üslubu ile, bir musıki akışı içinde sürüp gidiyor.
Çiçek, Karadeniz insanının toplumsal yapısını çok iyi biliyor. Bu toprakların insanı olarak, insanımızın bitmek tükenmek bilmeyen nüktedanlığını başarıyla sunuyor. Gözlemleri ve olayları kurgulamasıyla, insanımızın esprisel yaşamını zorlanmadan dile getiriyor.
(…)
Diyorum ki; Seyfullah, bu senin ilk göz ağrındır. Daha nice eserlere diyor ve seni içtenlikle kutluyorum. Parmaklarından mürekkep lekesi silinmesin. Bu, sana en büyük 'BEDDUAM' olsun.” (Yeşilgiresun, 13.5.1996, “Anlayana”)
Hocamızın nefesi o kadar güçlü imiş ki…
“Anlayana”nın peşi geldi, 2014 yılında 14'ncüsünü de imzalayıp kendisine armağan etmek nasip oldu.
Sevgili Hocamız'la dostluğumuz otuz yıl öncesine dayanır.
Yazılarını keyifle okuduğum Hocamız'la, Giresun'daki ortak evimiz, buluşma noktamız olan Yeşilgiresun gazetesinde tanıştık.
O günden itibaren de dostluğumuz hızından hiç bir şey kaybetmeden yıllarca sürdü.
Hatta öyle ki bu dostluğumuz, daha da ötesi, ağabey-kardeş ilişkilerimiz, birbirimizin evlerinde yatıya kalacak kadar ileri derecede idi.
Giresun Dergisi'nin 2 Nisan 1994 tarihinde “Dedeman Oteli”nde düzenlediği bir gecede Osman Ağa ile ilgili çalışmalarımız nedeniyle her ikimize de birer “Osman Ağa Özel Plaketi” verilmiş…
Gecenin ardından konuğumuz olması ricamızı kırmayarak zarif eşi ile birlikte iki gece hanemizi onurlandırmışlardı.
Bir başka yıl ise, biz de bir gece onun konuğu olmuştuk.
Üzeri tozlanmış bir tomar dosyayı getirip önüme yığdığı o geceyi unutmam mümkün değil.
O nazik ses tonuyla, “Seyfullahcığım” demişti:
-İşte benim 30 yıllık alın terimin, emeğimin karşılığı bu dosyaların içinde.
Evet, bahsini ettiği dosyanın adı, “Giresun Halk Bilimi” idi.
Kabataslak olarak konular hakkında bilgiler verdi.
Neler yoktu ki içinde?
Kısaca adına “Folklor” dediğimiz; Giresun halk oyunları, türküleri, bilmeceleri, kelimeleri, deyimleri, örf, adet ve gelenekleri, efsaneleri ve daha neler neler…
Bu sıradan bir dosya değil, adeta bir hazineydi. 
Evet, hazineydi hazine olmasına da…
Bu hazineye Valilik ve Belediye başta olmak üzere sahip çıkan olmamıştı.
Kırgınlığını şu ironik sözlerle ifade etmişti:
“Tavan arasına atacağım; varsın fareler kültürlen-sin!”
O dosya şimdi ne durumda, gerçekten “fareler yiyip kültürlendi mi”, bilmiyorum ama…
  Bildiğim bir şey varsa o da…
  Kendi cebinden, kendi imkanlarıyla “Osman Ağa” ve “Giresunlu Fedaileri” kitaplaştırması, masraflarını bile kurtaramaması idi.
Hocamız nazik bir beyefendi, çok gururlu bir insandı.
Kutsal bir görevi yerine getirmiş olmanın vicdan huzuru içinde olan sevgili Hocamız…
Bunları hiçbir zaman kendine dert etmedi.
Araştırmaya, yazmaya devam etti.
Eğer ömrü vefa etseydi, yeterince karşılığını alamasa da yazmaya devam edecekti, hiç şüphesiz.
Hocamız, insan ömrünün uzadığı, 90'ları aştığı bir çağda oldukça kısa süren (76) yaşamına öyle başarılar sığdırmıştı ki, hangi birini anlatalım.
Dilerseniz özgeçmişine şöyle bir göz gezdirerek görelim.  
  1940 yılında Giresun'da doğan Erden Menteşeoğlu, İlkokulu Necatibey İlkokulunda okudu. Giresun Lisesi'nin ardından İ.Ü Edebiyat Fakültesi İngiliz Filolojisi Bölümü'ne kaydoldu, babasının ölümü üzerine öğrenimini 2. sınıftayken yarıda bırakmak zorunda kaldı.
  1965 yılında Fiskobirlik'e girdi. Bu süre içerisinde Giresun Öğretmen Okulu'nu dışarıdan bitirdi. 
  Sırasıyla Piraziz Merkez İlkokulu, Kayadibi İlkokulu, Necatibey İlkokulu ve Yeşilgiresun İlkokulu'nda öğretmen olarak görev yaptı..
  1988 yılında Giresun Dergisi'nin düzenlediği yarışmada “Osman Ağa Büyük Ödülü”nü kazandı. 
  İlk eseri olan “Osman Ağa”yı daha sonraki yıllarda “Yakın Tarihimizde Osman Ağa ve Giresunlular”, “Giresunlu Fedailerle Konuştum: Onlar da Çılgındı” ve “Milli Mücadele Kahramanı Milis Yarbay Osman Ağa” adlı kitapları takip etti.
  1979 yılından itibaren Yeşilgiresun gazetesinde yazılar kaleme almaya başlayan Erden Menteşeoğlu, ayrıca;  “Büyük Milis Komutan Yarbay Osman Ağa” ve “Afyonkarahisar Giresun Şehitliği” adlı broşürleri de hazırladı.
  Büyük emek sarf ederek baskıya hazır hale getirdiği “Giresun Halk Bilimi”, ”Giresun Spor Tarihi”, “Giresun Basın Tarihi” ve “Şiir Tahlilleriyle Şairlerimiz” adlı eserleri, eğer “fareler yiyip kültürlenmedi” ise şimdi, başta Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi ve Giresun Üniversitesi olmak üzere, Giresun sevdalısı kurum ve kuruluşların ilgisini bekliyor.
  Bu defa sahip çıkarlar mı, dersiniz?
Giresun Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Aygün Attar'ın, ardından kaleme aldığı duygu dolu satırları…
  Sayın Valimiz Hasan Karahan'ın ardından söylediği övgü dolu sözleri…
  Sayın Belediye Başkanımız Kerim Aksu'nun anlamlı mesajlarını okuduktan sonra…
  Ne yalan söyleyeyim, doğrusu çok umutlandım!
  Ha, şair tarafını da unutmayayım Hocamız'ın, bu arada.
  “Giresunlu Şairler” (İst.1997) adlı kitabımda 131'inci sayfadan itibaren 6 sayfa yer verdiğim Erden Hocamız'ın kaleminden, “Yazgı” başlıklığıyla şu dizeler dökülmüş:
“Ömür denilen
Saltanat!
Nedir ki…
Değer mi
Dile, kaleme almaya?
Acı kaderin,
Yazılmış yazgına.
İnat etme
Azrail geldiğinde.
Direnme boşuna.
Kabullen kavuşmayı,
Yüceliğe sığınarak
Seni Yaradan'ına.”
  Eğitim ordusuna biri erkek, diğeri kız olmak üzere iki de evlat armağan ederek, dizelerinde de ifade ettiği gibi, şimdi “Yüceliğine sığındığı Yaradan'ının huzuruna çıkan” Erden Menteşeoğlu Hocamız'ı bir kere daha minnet, şükran ve rahmetle anıyor…
  Sevgili Hüseyin Gazi kardeşimin şahsında tüm aile efradına, sevenlerine ve Giresun halkına başsağlığı diliyorum.
  Ruhu şad, mekanı cennet olsun!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık