• 23 Mayıs 2012, Çarşamba 8:53
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

BİR FESHANE GÜNLERİ DAHA GERİDE KALIRKEN

Bir “Feshane Günleri”ni daha kazasız, belasız geride bırakmanın huzur ve mutluluğu ile satırlarıma başlıyorum.
18-20 Mayıs 2012 tarihleri arasında üç gün süreyle tarihi Feshane'de “6.Giresun Günleri” nin coşku ve heyecanını yaşadık.
Tabi bu yılki Feshane Günleri'nin bir de öncesi var.
Ona değinmeden geçmek eksiklik olur diye düşünüyorum.
Evet, 17 Mayıs Perşembe günü muhteşem bir İstiklal Caddesi yürüyüşü gerçekleştirdik. 
İstiklal Caddesi'nin tarihi kaldırımları erkeğiyle, kadınıyla Giresun Uşaklarının ayak sesleriyle titredi; naralarıyla, türküleriyle, davul-zurna sesleriyle inledi.
İki yağız ata binmiş Topal Osman'ıyla, İğneli Pembe Hatun'uyla;  arma- fişek, mavzer kuşanmış aba zıpkalı yiğitleriyle bir başka renge bürünmüştü, İstiklal Caddesi, Taksim Meydanı.
Metrelerce uzunluğundaki ay yıldızlı al bayrağımız bir başka gururla yükseldi gençlerimizin ellerinde.
Nostaljik İstiklal Caddesi tramvayının yerini, bir saatliğine de olsa, üzerinde “Tren gelir hoş gelir, Giresun'a iş gelir” sloganı yazılı sembolik  Erzincan-Tirebolu treni alırken…
Kadim yerli güvercinlerinin  “kukuri kuuu…”larını da,  Çanakçı-Kuşköyü'nün “fiyuu…fiyuvvv…” sesleri bastırdı.
Beyoğlu Belediyesi bandosu ise, bu muhteşem yürüyüşe güzel bir törensel hava katmıştı.
Feshane'ye gelince…
Aniden bastırıp, afete dönüşerek  İstanbul'u birbirine katan müthiş yağmura rağmen, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da on binler akın akın Feshane'ye koştu.
Rengarenk stantlar tekrar kuruldu.
Bakanlarımız, bakmayanlarımız, valilerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız, anlı-şanlı siyasilerimiz boy gösterip, bol bol nutuklarını çektiler.
Dışarda yağmurdan kaçarken, içerde vaadler sağanağına tutulduk.
Her birini dinledikçe “bravoooo çekip, nur ol!” deyip, bol bol alkışladık.
Vaziyete bakılırsa; hava alanımız tez zamanda bitecek, tren Giresun topraklarından geçecek, Giresunsporumuz tekrar hak ettiği yere dönecek, Eğribel Giresun'un iki yakasını bir araya getirecek…
Cek'leri, cak'ları bir bir dinledikten sonra…
Tatlı rüyadan uyanıp, tekrar döndük  normal hayatımıza.
Davullar vur patlasın gümbürdeyip, kemençeler çal oynasın gıy gıylarken…
Vurduk horonun, karşılamanın dibine.
Tam üç gün, üç gece…
Giresun uşağını tutabilene aşk olsun!
Şöhretli-şöhretsiz yerel sanatçılarımız sanatlarını icra ederken...
Biz de, ulusal bazda şöhretli bir sanatçımızla naçizane bir katkıda bulunduk, “6.Giresun Günleri”ne.
Değerli arkadaşım, kadim dostum sevgili Hüner Coşkuner, bizi kırmadı, 19 Mayıs cumartesi akşamı beraberce Feshane'nin yolunu tuttuk.
Türk Sanat Musıkisi'nin seçkin eserlerinden bir demet sunan sevgili Hüner, hayranlarının fotoğraf çektirme isteklerini de tek tek yerine getirdi.
Bir saati aşkın süre konuk olduğu Görele Stantı'nda, “Şizofreni Dostları Derneği”ne gelir amacıyla bağışladığı albümlerini imzaladı. En büyük jesti de, çok sayıda CD alarak önemli bir katkıda bulanan Görele Dernekler Birliği Başkanı sevgili Birol Kardaş yaptı. Kendisine bir kere daha teşekkür ediyoruz.
Sanatçımıza, sevgili Birol'un ikram ettiği meşhur Görele dondurmasından da tattırdık.
Bu mini konserin ardından, geldiğimiz gibi, yine beraber döndük.
Arabada; Giresunlular'ın müthiş beraberliğinden çok etkilendiğini, Görele dondurmasının   Maraş dondurmasından bile lezzetli olduğunu, birkaç yıl önce Tirebolu'da Yusuf'un Yeri'nde sevgili Çınar Çetinkaya'nın da aramızda bulunup beraber yediğimiz kalkan balığının tadını bir başka yerde bulamadığını övgü dolu sözlerle uzun uzun anlattı.
Yazın Temmuz'da konuğumuz olarak Görele'ye gelme sözü verdi.
Peki, etkinlikler medyada yeterince yer buldu mu?
Pek sanmıyorum.
İstiklal Caddesi yürüyüşünü akşam ATV'deki haberlerde izleme fırsatım oldu.
Bir dakika kadar süren tadımlık görüntüye ıslık şov ile konvoyun genel görüntüsü ve birkaç enstantene sıkıştırılmıştı, hepsi o kadar.
Eh buna da şükür!
Takip edebildiğim kadarıyla gerek yazılı ve gerekse görsel ulusal medyada başkaca da bir habere rastlamadım.
Mehmet Kuğu, Halil Kütük, Hüseyin Mersin, Musa Hoca, Uğur Bilgi başta olmak üzere,  herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmenin heyecanı içinde koştururken…
Bu yılki Giresun Günleri'nin kahrını en çok çekenlerin en başında, Giresun Federasyonu Başkanı Hasan Turan kardeşimiz geliyordu,  hiç şüphesiz.
Sevgili anacığını kara toprağın bağrına teslim ettikten iki gün sonra , görevinin başına koştu.
Her ne kadar atalarımız, “Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz” demiş olsalar da…
Görev bazen bağra taş basmayı da gerektiriyordu.
O da bağrına taş basarak…
“Ana gibi yar, Giresun gibi diyar olmaz” dercesine…
Organizasyonun eksiksiz bir şekilde işleyebilmesi için terinin son damlasına kadar koştu, çırpındı.
Kadı kızında bile olabilecek ufak-tefek eksiklikleri, aksaklıkları hesaba katmazsak (ki bunları da özel bir toplantıda kendi aramızda değerlendiririz inşallah), Hasan Turan kardeşimizin üstlendiği bir görevin daha altından yüzünün akıyla çıktığını rahatça söyleyebiliriz.
Sevgili Hasan kardeşim!
Herkes mutlaka olumlu-olumsuz bir şeyler söyleyecek.
En acımasız eleştiriler de hiç şüphe yok ki,  her zaman olduğu gibi,  elini taşın altına koymayanlardan gelecek.
Kasıt taşımayan eleştirileri bir kenara not et.
Gelecek yıllarda daha iyisini, daha güzelini yapmak için bu tür yapıcı eleştiriler sana ve ekibine yol gösterecek.
Art düşünceli eleştirilere ise fazla kulak asma.
Yukarıda Yüce Allah şahit.
Yerde de acizane Seyfullah kardeşin…
Sen elinden geleni fazlasıyla yaptın.
Müsterih ol!
Daha çok “Giresun Günleri” olur ama, ana bir daha geri gelmez.
Git huzur içinde sevgili anacağın için doya doya ağla, içini dök, dualarını yap.
Muhterem  validemize bir Fatiha da bu kardeşinden olsun.
Sana sabır ve metanet diliyorum.
Kabri nurla dolsun, mekanı cennet olsun!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık