• 30 Haziran 2017, Cuma 17:12
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

BAYRAM TEBRİĞİ NASIL YAZILIR?
 "…SİZİN DE, EŞİNİZİN DE, NİYAZİ'NİN DE, BAYRAMINI DA, TATİLİNİ DE…”
Efendim, bir Ramazan-ı şerifi daha sonsuzluğa uğurladık.
Allah, gelecek yıllara da nasip eder, inşallah!
Eskiden; eşe dosta, üst makamlardaki amirlere, devlet büyüklerine…
Siyasiler tarafından da seçmenlerine bayram ve yılbaşı öncesinde tebrik kartları gönderilirdi.
Üst makamlardaki amirler kartlarını genellikle sekreterlerine, emirlerindeki memurlarına yazdırırdı.
Öykümüz de, bir amirin bir memuruna yazdırdığı bayram kartı üzerine.
Buyurun hep birlikte okuyalım:
"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım. Bayrama
10 gün var. Benim müdür hastalandı. Ben ise işe gireli 2 hafta olmuş, olmamış…
Genel Müdür beni çağırttı:
“-Tebrik kartları hazır mı?..”
Şaşırdım:
“- Anlamadım! Hangi kartlar efendim?”
“- Aman evladım, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları
şimdiye kadar hazır olmalıydı. Tüh tüh!.. Eyvah!.. Çabuk hemen hazırlayıverin.”
“-Başüstüne efendim! Ancak, sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?”
Genel Müdür, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı
istedi. Üç bin karttan iki binini kendisinden makamca alttakilere şu şekilde yazacaktım:
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
Bin tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz
ederim."
Sabaha kadar üç bin kart, düşünebiliyor musunuz?!.. Ne yapalım? Çaresiz
kolları sıvadım ve başladım öncelikli iki bin karta: "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim", "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim", "Bayramını kutlar, gözlerinden…”
1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı
bastı bir bilseniz!.. 738, 918… Bu arada 2,5 paket Samsun'u bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyordu.
Şimdi bin tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. Dördüncü paket sigarayla birlikte;
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım.
Boyuna yazıyorum, göz kapaklarım iyice ağırlaştı.
209, 529, 689… Yaz babam yaz… Artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Sanki ben kaleme değil, kalem bana hükmediyor:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.", "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.", "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:
"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken…"
"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber
ederim."
“Sizin, Niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.”
"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim."
"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim."
"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de bayramına saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."
“Bayramınız Niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun”
"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı
zamanda ederim."
"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar, Niyazi'nin gözlerinden öperim."
"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramını da, tatilini de, gelmişini de, geçmişini de bayramını beklerim. Saygıyla tebrik ederken…"
"Önce Niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra."
“Bayram günü eşiniz ve Niyazi'ye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.”
“Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin.”
“Tebrik ederim Niyazi'yi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş.”
Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı; "Aferin" dedi:
“-Güzel yazmışsın. Hemen postala!”
Biz de hemen postaladık.
Üç gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..”





MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık