• 24 Aralık 2012, Pazartesi 13:24
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

“AKŞAM OLDU YANIYOR DA…”
 Ne güzeldir, o türkü:
“Akşam oldu yanıyor da
Vona’nın ışıkları”
İlk defa ondan dinlemiş ve sevmiştim, bu güzel ezgiyi.
Bu sayede Vona’nın, Perşembe’nin eski adı olduğunu da öğrenmiştik.
Bu güzel türküyü, zamanla diğerleri takip etti.
Hatta bazıları onunla özdeşleşti de diyebiliriz.
“Hekimoğlu”, “Hasan geliyor Hasan”, “Eminem pazar mısın”, “Gemiciler kalkalum”…gibi.
 “Bağlamam perde perde”, “Oy bahçenize ben giremedim gazelden”, “Sokakbaşı meyhane”, “Çavuşlu diye diye”, “Ağasarın balını” ve daha nice Giresun türküsünü de en güzel yorumlayan bir-iki sanatçıdan biriydi. 
Eminim bunda…
Komşumuz Ordu’yla ortak kültüre sahip olmamızın yanı sıra…
Liseyi Giresun’da okumasının da etkisi vardı.
Uzun sözün kısası, Karadeniz türkülerinin “Kutup Yıldızı”…
Karadeniz’in de; gür sesi, gülen-güldüren yüzüydü, o.
Hele adamlığı…
Sanatçılığının da ötesindeydi.
En verimli çağında kaybettik onu.
Ümit Tokcanlar, Tuğrul Şanlar, Mustafa Topaloğlular, Zeynep Başkanlar…
Ordulular, Giresunlular, Trabzonlular, Rizeliler…yani Karadenizliler…
Ankaralılar, Adanalılar, Erzurumlular, Diyarbakırlılar, İzmirliler…güzel ülkemizin yedi iklim, dört köşesinden sevenleri…
21 Aralık 2012’nin soğuk bir kış günü…
Hınca hınç doldurduk Şakirin Camisi’nin avlusunu.
Cuma ve cenaze namazlarını müteakiben dualarımızla uğurladık onu, çok sevdiği memleketi Vona’ya.
Namazdan çıkar çıkmaz, sanki sözleşmişiz gibi…
Musa Hoca (Ada)’yla aynı türküyü mırıldanıyoruz:
“Akşam oldu yanıyor da…”
Birden, henüz cami avlusunda olduğumuzu anımsayıp, birbirimizi dürtüklüyor…
Elimizden kayıp giden bir yıldız gibi, “Baki kalan kubbede hoş sedalar bırakarak”…
Sonsuzluğa doğru uğurladığımız yolcumuza buğulu gözlerle el sallıyoruz.
“Bitecek hiç ummadığın bir zamanda bu sonsuz düş,
Lakin bitmeyecek yıllar, kalanlar devam edecek.
Ne evvel ne son seferdir bu seraptan çöle dönüş,
Başka kervan, başka hanlar, yalanlar devam edecek.” demiş ya, üstat Ahmet Kaçar, bir dörtlüğünde.
Her şeye rağmen; hayat da, yalanlar da devam edecek.
Neyleyelim ki, yalan dünyanın kanunu böyle.
“Maya Takvimi”ne göre, şu satırları yazdığımız ana kadar eğer kıyamet
kopmazsa (!)…
Yarın güneş yine doğudan doğacak, batıdan batacak.
Akşam olunca, Vona’nın ışıkları yine yanacak.
Ruhu Vona’nın, Ordu’nun, Karadeniz’in, tüm ülkenin ufuklarında dolaşırken…
Kimbilir, belki de o, yarım kalan türküsünü tamamlayacak:
“Vona'dan görünüyor da
Ordu'nun ışıkları
Adamı öldürüyor da
Yarin Konuşukları”
Ruhun şad, mekanın cennet olsun; Karadeniz’in gür sesi, gülen-güldüren yüzü sevgili Kamil Sönmez!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık