• 18 Mayıs 2018, Cuma 16:15
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

AHMET KAÇAR'LA BİRLİKTE GÖRELE'DE BİR DEVİR KAPANDI
 Kuşkusuz, Görelemiz'in en ünlü, en sevilen şairlerinin daha da ötesi, simalarının başında gelir, Ahmet Kaçar.
Bizim de onunla tanışıklığımız, dostluğumuz otuz yıl öncelerine dayanır.
Kendisiyle çok söz, sohbet paylaşmışızdır.
Genellikle Fikret Ak'ın mini fotoğraf stüdyosu, buluşma noktamızdı.
Hele çevresi bir de kalabalık oldu mu -ki her zaman öyledir-, sohbetlerinin, esprilerinin tadına doyum olmazdı.
Artık Ahmet Kaçar yok!
“Unut beni kalbimdeki hicranla yalnız kalayım”, “Anar ömrümce gönül giden
sevgilileri”, “Hayal dolu bir gençlik/Ümit dolu bir aşk bitti”, “Sitemler örüyor kaderin ağı (İlkgözağrısı)” başta olmak üzere, TRT Repertuarında kayıtlı bulunan 16 adet esere şair ve güftekar olarak hayat veren Göreleli ünlü şairimiz Ahmet Kaçar, bir süredir tedavi gördüğü Görele Devlet Hastanesi'nde, 11 Mayıs 2018 gecesi saat 22.30 sıralarında maalesef 92 yaşında hayata veda etti.
12 Mayıs 2018 Cumartesi günü Hasanağa Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından, sevenlerinden ve hayranlarından oluşan çok büyük bir vatandaş topluluğunun katılımıyla Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen şanına layık bir törenden sonra sonsuzluğa uğurladık, onu.
1926 yılında Görele'nin Çürükeynesil (Sağlık Köyü-Çillioğlu Mah.) köyünde dünyaya gelen Ahmet Kaçar'ın, yaşam öyküsü, özetle şöyledir:
İkinci Dünya Harbi'nin getirdiği yoksulluk yıllarında Trabzon'da sürdürmekte olduğu lise öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kalır. Fakir bir köylü olan babası ekmek parası için Samsun'un yolunu tutar. Gidiş o gidiş. Öldü mü, yitti mi, kendisinden bir daha da haber alınamaz. Bu durum, Kaçar'ın hassas yüreğinde derin yaralar açar. Tahsilini yarıda bırakmak zorunda kalır. 1953 yılında Tapu Sicil Memuru olarak iş hayatına atılır. Bu arada, şiirleriyle dikkatleri üzerinde toplamaya başlar. Nitekim Göreleli ünlü bestekâr ve koro şefi Kemal Gürses (Çetintemel)'in, Görele'ye geldiği günlerde Ahmet Kaçar'dan bir şiir almasıyla 1953 yılında Ahmet Kaçar'ın ilk şiiri bestelenir. Kemal Gürses'in Acemkürdi makamında bestelediği bu şarkıyı dönemin ünlü sanatçılarından Perihan Altındağ Sözeri'in okumasıyla birlikte, Ahmet Kaçar'ın talihi de dönmeye başlar. Devrin ünlü bestekarları Ahmet Kaçar'a mektuplar göndererek güfteler ister. Bunların başında da ünlü klarnet sanatçısı ve bestekar Şükrü Tunar gelmektedir.
Nüktedanlığı, hoşsohbetliği ve hazırcevaplığı ile çevresinde çok sevilen ve saygı gören Kaçar, Giresun'un en ünlü şairlerindendir. Binlerce şiiri ve taşlaması vardır. Çok sayıda şiiri bestelenmiş olup, bunlardan 16'sı TRT Repertuarındadır.
Şairin; “Kimbilir”, “Yalancı”, “Son Ufuklar”, “Bütün Şiirleri” ve “Yıllar” adlı beş adet de kitabı vardır:
Meslek hayatının son yıllarını Eynesil'de sürdüren Ahmet Kaçar, 1984 yılında Eynesil Tapu Sicil Müdürü olarak emekli olur. Kaçar hiç evlenmemiş olup, kendini doğaya, şiire ve musıkiye adamıştı.
Türk Musıkisi Vakfı arşivinde kayıtlı, şiirlerinden yapılmış 25 adet beste olup, TRT Repertuarında olan 16 adedinden birkaçı şunlardır:
Anar ömrümce gönül giden sevgilileri (Şükrü Tunar), Unut beni kalbimdeki hicranla yalnız kalayım (Şükrü Tunar), Dinecek sanma bir gün kalbimdeki yaralar (Selahattin İnal), Ne zaman bir yana baksam (Erol Uzunömeroğlu), İlk göz ağrısı “Sitemler örüyor kaderin ağı” (Mehmet Ilgın), Silinmeyen bir yara bırakır (Dr.Ümit Mutlu), Kederli günleri sensiz yazımın (Ferit Sıdal), Bitmeyen bir çiledir senden ayrı (Süleyman Mertkanlı), Nasıl başlarsa hayat öyle bitermiş yine (Selahattin İnal), Ruhumda derin yaralar “Gurbet” (Kemal Gürses), Hayal dolu bir gençlik ümit dolu bir aşk bitti (Kemal Gürses), İçimde her uyanış (F.Karamahmudoğlu), Bir selmiş hayatın durmaz akışı (Yusuf Yıldırım)
Sanatı, “Tamamlanmayan bir bütündür” diye tarif eden; şiire, “Varılmazın ötesinde dört kenarlı bir üçgendir” diyen ve besteyi, “Duygular üzerine sesle yapılan bir resme” benzeten Ahmet Kaçar'ın, bestelenmiş şiirlerinden en ünlü olanlarından birinin sözleri şöyledir:
“Unut beni kalbimdeki hicranla yalnız kalayım
Kimsesiz bir yavru gibi kucağında ağlayayım
Bu kaçıncı söz verişin, söyle nasıl inanayım
Kimsesiz bir yavru gibi kucağında ağlayayım” (Beste: Şükrü Tunar, Makam: Rast)
Bu da taşlamalarına bir örnek:
“İnsan kamil oldu mu, üstat mertebesinde,
Ona madde üstünde bir değer vereceksin.
Baktın tavrı değişti meclise gelmesinde,
Çüş deyip sırtına bir eğer vereceksin!”
Kaçar'ın en belirgin özelliklerinden biri de; hoşsohbet, hazırcevap ve nüktedan
olmasıydı.
Dost halkası çok genişti.
Eskilerin tabiriyle, “nev-i şahsına münhasır” bir insandı.
Sözüne, sohbetine doyum olmazdı.
Her sorunuza anında nükteli cevaplar verirdi.
Hiçbir lafın altında kalmaz; ne yapar, eder taşı anında gediğine koyardı.
Hayatla dalgasını geçen rint bir insandı.
Hiçbir şeyi kendine dert etmezdi.
Son nefesine kadar dilediği gibi yaşadı.
Eski adı Çürükeynesil olan Sağlık köyünün hakim bir tepesinde özene-bezene
yetiştirdiği güllerle, çiçeklerle bezeli mütevazi evi, her zaman dostlarının akınına uğrardı.
Onlarla şakalaşır, sorularına nükteli cevaplar verirdi.
“Bir gün gazeteci Yaşar Çakır, Şair Bahtiyar Dayımoğlu, Mimar Uğur
Karaibrahimoğlu…gibi dostları Giresun'dan Ahmet Kaçar'ı ziyarete gelirler.
Kaçar'ın çevresindeki göz okşayan yeşilliğe hayranlık dolu bakışlarını odaklayan
konuklarından biri, “üstat” der:
-Burada ne kadar çok yeşillik var; ne yapıyorsun bu kadar otları?
Cevap gecikmez:
-Buraya sadece siz gelmiyorsunuz ki!”
Fikret Ak, bir gün Sağlık köyündeki kayınvalidesine gitmek üzere arabasıyla yola
koyulur. Yanında Avukat İlhan Çolakoğlu da vardır. Yolda Ahmet Kaçar'a rastlarlar. Onu da yanlarına alıp, yola devam ederler.
Avukat ile Ahmet Kaçar koyu bir muhabbete başlarlar. Bir ara Avukat Ahmet Kaçar'a sorar:
-Ahmet Bey, sizin ev nerede?
Ahmet Kaçar, 3 kilometre ilerdeki tepeyi işaret ederek:
-İşte şurası; karşıdaki ev, der.
“Ooo…” diye karşılık verir, Avukat:
-Ne kadar uzaktaymış sizin ev!
Ahmet Kaçar'ın cevabı her zamanki gibi hazırdır:
-Eve yaklaşınca bişi kalmaz!
Gönül ister ki, hiç vakit geçirilmeden sıcağı sıcağına Görele'de bir caddeye, hadi bilemediniz küçük bir sokağa adı verilsin.
Görelemiz'in sevilen, kadirbilir, vefalı Belediye Başkanı Av.Tolga Erener'in, böyle bir düşünceyi kafasında çoktan şekillendirdiğini, hisseder gibiyim!
Ahmet Kaçar'ı bir köşe yazısına sığdırmak çok zor.
Bu nedenle zaman zaman O'nu; anılarıyla, taşlamalarıyla, şiirleriyle, esprileriyle
köşemize konuk etmeye, anılarını yaşatmaya devam edeceğiz.
Geride binlerce şiir ve dörtlük…
Kayda geçmiş, geçmemiş sayısız nükte bırakarak…
Dönüşü olmayan çok uzun bir yolculuğa çıkan Ahmet Kaçar'ın şu dörtlüğü, insan yaşamının bir özeti gibidir, adeta:
“Bitecek hiç ummadığın bir zamanda bu sonsuz düş,
Lakin bitmeyecek yıllar, kalanlar devam edecek.
Ne evvel ne son seferdir bu seraptan çöle dönüş,
Başka kervan, başka hanlar, yalanlar devam edecek.”
Evet, aynen dediği gibi…
Hayat kaldığı yerden devam ediyor.
Güneş yine doğudan doğuyor, batıdan batıyor.
Kervanlar, hanlar, yalanlar devam ediyor.
Başta siyasetçiler olmak üzere, insanlar hız kesmeden bir birlerini yiyor.
Oysa karıncayı bile incitmeyen Ahmet ağabey hep, güzellikleriyle anılacak.
Şairin;
“Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş!” dediği gibi…
Onu hep; şiirleriyle, şarkılarıyla, nükteleriyle, şakalarıyla, güler yüzüyle, tatlı diliyle, insancıl kişiliğiyle hatırlayacağız.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık