• 26 Ağustos 2015, Çarşamba 9:24
SeyfullahÇiçek

Seyfullah Çiçek

AHMET BİLGE
 O, bizim gibi “çakma” değil, 18 yıldır bu mesleğin cefasını çeken amatör ruhlu bir profesyonel, gerçek bir gazeteci.
Hem de öyle sıradan bir haberci de değil; mermi gibi on ikiden vuran objektifiyle, kılıç gibi keskin kalemiyle ödüllere ambargo koyan cinsinden.
Nerede varsa bir olay, onun için gerisi kolay!
“Kolay” dediğime bakmayın.
Bu, sözün gelişi…
Oysa o…
Bir bakmışsınız; Suriye iç savaşının göbeğinde kelle koltukta haber yakalama peşinde.
Bir bakmışsınız; çamur deryasını yara yara okullarına giden mini mini yavruların yol çilelerini ilgililerin gözlerine sokmanın telaşında.
Bir bakmışsınız; gözü yaşlı bir kadının “Şehit eşine son dokunuşu”nu dünya kamuoyuna duyurmanın uğraşında.
Muhabirliği kadar, ses getiren köşe yazılarıyla da mesleğinin zirvesine tırmanmış “Sarı Basın Kartı” sahibi usta bir gazetecidir, O!
Hepsinden de önemlisi O, hiçbir zaman mesleğine leke sürdürmemiş; doğru ve tarafsız haberleri, ses getiren yazıları ve yorumlarıyla herkesin sevgisini, saygısını kazanmıştır.
Evet sevgili okurlar, Görelemiz'in gururu İHA Ajansı Muhabiri Ahmet Bilge'den söz ediyorum.
Sevgili Ahmet Bilge, 15 Ağustos 2015 Cumartesi günü Ordu Boztepe'den yamaç paraşütü ile atlayış yaparken, toprağa basmaya on metre kala paraşütünün aniden kapanması sonucu yere çakılarak ağır yaralandı. 
Önce Ordu, sonra da Giresun Prof.Dr.İlhan Özdemir Devlet Hastanesi'ne kaldırılan sevgili Ahmet'te çok sayıda kırık tespit edildi.
Ancak hepsinden de vahimi, iç kanama geçirmesiydi.
Giresun'dan çok acilen KTÜ Farabi Hastanesi'ne sevki için Samsun'dan ambulans helikopter talebinde bulunuldu.
Samsun'dan havalanıp kendisini almaya gelen ambulans helikopterin…
Bu esnada Rize ve Trabzon'da bulunan Cumhurbaşkanı'nın güvenliği gerekçe gösterilerek geri gönderilmesi nedeniyle…
Çok zahmetli 2,5 saatlik bir kara yolculuğuyla Trabzon KTÜ Farabi Hastanesi'ne yetiştirilen sevgili Ahmet'in iç kanamasına acilen müdahale edilmiştir.
Ölümle pençeleşen ağır yaralı bir insan için akla, hayale gelmeyen böyle bir insanlık dışı uygulama yapanları şiddetle kınıyor, takdiri sağ duyulu halkımıza bırakıyorum.
İşte güzel ülkemizin keyfi uygulamalar sonucu geldiği hazin durum!
İnsan hayatı bu kadar mı ucuz?
Umarız bunun makul ve mantıklı bir açıklaması olur.
Sevgili Ahmet'i ziyaret için, 18 Ağustos'da Giresun Prof.Dr.İlhan Özdemir Devlet Hastanesi'ne gittiğimde, KTÜ'ye sevk edildiğini öğrenerek, gerisin geri döndüm.
Ertesi gün bu defa Trabzon'un yolunu tuttum.
KTÜ Farabi Hastanesi Genel Cerrahi Servisi'nde yatmakta olan sevgili Ahmet'i ziyaret ettim, kendisine moral verdim.
Kah ortak anılarımızla güldük, kah duygularımıza daha fazla hakim olamayarak ağladık.
Uzun bir tedavi süreci geçirecek olan sevgili Ahmet'e acil şifalar diliyor, dualarımızı gönderiyoruz.
Dilerseniz, Ahmet Bilge'nin meslek geçmişine de şöyle bir göz atalım.
Ahmet Bilge, Görele'nin Köprübaşı beldesinde doğdu. 
Öğrenim hayatından sonra 1997 yılında “Karadeniz” gazetesinde mesleğe ilk adımını atan Bilge; “Anadolu Ajansı”, “Yeşilgiresun” ve “Karadeniz Haber” ve “Karadeniz'den Günebakış” gazeteleriyle devam etti. 
Aylık “Görele Haber” gazetesinin kurucuları arasında yer aldı. 
Daha sonra haftalık “Karadeniz Postası” gazetesini, ardından “Görele Hürses” ve son olarak da “Sis Dağı” gazetesini kurdu. 
Halen “İhlas Haber Ajansı Giresun Temsilciliğini” yapmakta olan Ahmet Bilge, yerel ve ulusal medyada çok sayıda ödül kazandı.
Giresun ve Trabzon Gazeteciler Derneği tarafından 2004, 2005, 2006 yıllarında düzenlenen yarışmalarda aldığı yerel medya ödüllerinin yanı sıra, 2007 yılında “Şehit Eşe Son Dokunuş” fotoğrafıyla ulusal medyada da Türkiye Foto Muhabirleri Derneği'nin yılın basın fotoğrafı ödülünü aldı.
Ödüller bununla da kalmadı, 2009 yılında bir başka başarıya daha imza attı, sevgili Ahmet.
Harşit Vadisi'nde sele kapılan bir kişinin kurtuluş mücadelesini yansıttığı, “Ölümü Erteleyen Kadın” adlı fotoğraf karesi;150 bin fotoğraf arasından seçilip önce 70 fotoğraf arasına, daha sonra da ilk 10'a girdi. 
Son 10 arasında yapılan değerlendirme sonucu Ahmet Bilge, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından 2009 yılında “İkincilik” ödülüne layık görüldü. 
Başarılara doymayan Ahmet Bilge, ödüllere ambargo koymaya devam etti.
Nitekim 2012 yılında yaptığı ses getirici bir haberle (24 mart 2012'de Espiye'nin Ericek köyünde) taşımalı eğitim gören öğrencilerin, Giresun Valiliği'nin yol yapmasına ve öğrencilerin çamur deryasından kurtarılmasına vesile olan “Yol Çilesi” adlı fotoğrafıyla,  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen “2012 Yılı Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri” yarışmasında  “Fotoğraf” dalında “Yılın Gazetecisi” seçilerek başarılarını, en büyük basın birliği olan TGC'nden aldığı büyük bir ödülle daha da taçlandırmıştır. 
   Bu ödülü daha da anlamlı kılan, büyük jürinin; TGC Başkan Yardımcısı Vahap Munyar, İHA Genel Müdür Yardımcısı İsmail Ballı, Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Necdet Doğan, Milliyet Gazetesi Yayın Koordinatörü Tahir Özyurtseven, Zaman Gazetesi Editörü Turhan Bozkurt, Habertürk Gazetesi Genel Koordinatörü Ayşe Özek Karasu ve Gazeteci Sevim Ertemur gibi ünlü gazetecilerden oluşmasıydı.
Ödülünü, 18 Nisan 2013 akşamı The Marmara Oteli'nde düzenlenen törenle alan sevgili arkadaşımızı biz de yalnız bırakmamış, mutluluğunu paylaşmıştık.
Sevgili Ahmet'le çok güzel anılarımız var.
Bunları burada anlatmaya kalksam, sayfalara sığmaz.
Ancak biri var ki, anlatmadan geçmek istemiyorum.
Çoğunuzca malum, Giresun Dergisi ve Yeşilgiresun gazetesi başta olmak 
üzere 28 yıldır tek kuruş almadan Giresun yerel basınında yazıyoruz.
Sevgili Ahmet bir gün bana, “Hocam” dedi:
-Karadeniz'den Günebakış gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Öztürk sizinle 
tanışmak ve aramızda görmek istiyor, ne dersiniz?
Cevabım;  “bakarız”, oluyor.
Bu pası alan sevgili Ahmet, yıllık izne gittiğim bir gün Görele çarşısında beni 
yakalayarak, arabasına attı.
İstikamet doğru Trabzon, Günebakış gazetesi.
Ali Öztürk'le tanıştık, çayını, kahvesini içtik, el sıkıştık.
Neticede…
O zamana kadar hep bedava yazarken, sembolik bir bedelle de olsa bir anda 
profesyonelliğe (!) adım atmış olduk.
Haftada bir, ayda dört köşe yazısı olmak üzere, Günebakış maceramız tam 
tamına üç yıl sürdü.
Bu süre zarfında bir-iki aksama hariç, 140 yazı kaleme almışız.
Bu 140 yazının karşılığı “damlaya damlaya göl” olmasa da, cüzdanımıza 
küçük bir “gölcük” olarak yansımıştı!
Yaşamım süresince ilk ve tek profesyonel gazeteciliğim(!) de bundan ibarettir.
Bir Giresunlu'nun, yerelden ulusal medya seviyesine yükselmiş Trabzon 
hakimiyeti olan böyle bir yayın organında üç yıl kalem sallaması o kadar kolay olmasa gerek.
 Nitekim zülfiyare dokunan bazı yazılarımız nedeniyle (ki bunlardan biri de 
“Kolbastı” idi),  Trabzonlu fanatiklerden az da küfür yemedik hani!
Ama sonuçta “Kolbastı”nın Giresun'a ait olduğunu belgeleriyle birlikte kanıtladık. 
Sevgili Ahmet'e lütfen dualarımızı esirgemeyelim.
Kendisine Allah'dan acil şifalar diliyor, bir an önce ayağa kalkıp kalemini ve fotoğraf makinasını eline almasını temenni ediyorum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık