• 04 Nisan 2017, Salı 8:52
SedefErol

Sedef Erol

TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ…
 Gurur duyduğumuz sporcularımız….
Elvan Abeylegesse, Gamze Bulut, Songül Konak, daha öncesinde Aslı Çakır Alptekin ve Nevin Yanıt…
Bu kez gündeme doping skandalı ile geliyorlar.
Ve gurur, utanca dönüşüyor.
“Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği, Elvan Abeylegesse, Gamze Bulut, Songül Konak'a dopingten ceza verdi.
 Elvan Abeylegesse'nin 2007 Dünya Şampiyonası ve 2008 Pekin Olimpiyatında kazandığı toplam üç gümüş madalya elinden alındı. İki yıl da turnuvalardan men edildi. Gamze Bulut'un da 2012 Londra Olimpiyatlarında kazandığı gümüş madalyası alındı, dört yıl da men cezası verildi.
Londra Olimpiyatı'nda altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin'in de dopingli çıktığı için 2015'te madalyası alınmıştı. Böylece 2008 ve 2012 olimpiyatlarında atletizm dalında Türkiye'nin elinde hiç madalya kalmadı. 
2013 Avrupa Şampiyonu Nevin Yanıt da dopingden ceza almıştı.
Türkiye, dünyada Rusya ve Hindistan'ın ardından en çok dopingli sporcusu (47) bulunan üçüncü ülke oldu….”
…..
“Gurur, utanca dönüşüyor” cümlemin açılımı işte böyle. 
Hileyle, aldatmacayla elde edilen başarı, sayılır mı? 
Üstelik doping yapıp yapmamak sporcuların insafına bırakılmamış, her yarışma sırasında doping kontrolü için idrar testi uygulaması başlatılmış.
Sonuçlar epey sonra açıklansa da, doping olayı eninde sonunda saptanıyor ve madalyalar, dereceler geri alınıyor.
Üstelik sporcular da bu durumu iyi biliyor.
Öyleyse neden bu yola başvuruyorlar? 
Yanıtı olmayan bir soru bu.
Ders çalışan öğrencinin emeğini çalan kopyacılar gibi, dopingli sporcu da “vücuduna güçlendirici madde katarak” diğerlerinin emeğini çalıyor.
Etik dışı, yakışıksız ve haksız bir eylem….
Doping, gerçekten ciddi bir sorun.
Söz buradan açılmışken, dünyadaki bazı ilginç doping olaylarına bir göz atalım isterseniz:
-Meksika'daki U17 Futbol Dünya Şampiyonası sırasında yapılan kontrolde, sporcuların yarısı dopingli çıktı. İdrarlarında, kaslanmayı hızlandıran “Clenbuterol” bulunan onyedi yaşın altındaki yüzlerce genç, herkesi şaşırttı. Yapılan araştırmalarda, Meksika'daki besincilerin, hayvanların kas kütlesini artırmak için “Clenbuterol” kullandığı ortaya çıktı.
Uzun süren turnuva boyunca doğru beslenmek için kırmızı et yiyen sporcular, tam bir doping tuzağına düşmüş oldu.
-Fabio Cannovaro olayı: Arı sokmasına karşı ölümcül derecede alerjisi bulunan Cannovaro, canını kurtarmak amacıyla acil olarak ilaç aldı. Başarılı savunma oyuncusunun aldığı ilaç, yasaklı maddeler listesindeydi. Bu durumun bilincinde olan Cannovaro, yetkililere durumu bildirdi, doping kontrolünden muafiyet istedi. Ancak yetkililer, muafiyet isteğine zamanında karşılık veremeyince Cannovaro girdiği testte dopingli çıktı.
Savunmasını yapan oyuncu aklandı.
….
Yukarıda yazdığım iki örnek, istem dışı yapılan dopingler.
Kararları da, bu durum dikkate alınarak veriliyor.
Ancak bunlar çok uç örnekler.
Dünya genelinde yapılan dopingler, vücudu güçlendirmeye yönelik ve yasak olduğu bilindiği halde çok sık rastlanıyor.
Sık rastlanması elbette bu uygulamayı meşru kılmıyor.
İşte, yukarıda isimlerini belirttiğim madalyalı sporcularımızın geldiği son nokta.
“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” diyen Ata'mızın bu tespiti çok önemli bir noktaya işaret ediyor:
İçinde ahlak ve sağlam karakter barındırmayan hiç bir başarı, başarı sayılamaz…
Tüm emekler boşa gidiyor, 
Gurur utanca dönüşüyor….
x x
Bu kez gerçekten yüz güldüren bir öykü var sırada.
“Uluslararası Cesur Kadın” ödülüne layık görülen öğretmen Saadet Özkan…
Yüz güldüren bu haberi okuyalım:
“Öğretmen Saadet Özkan, İzmir Menderes'e bağlı Sancaklı köyünde yirmi iki  yıldır müdürlük yapan Adil Ş.'nin kız öğrencileri istismar ettiğini ispatladı.
Böylece Adil Ş., tutuklandı. Hakkında  da yüziki yıl hapis istemiyle dava açıldı.
Tacize uğrayan öğrencilerin mücadelesini Türkiye gündemine taşıyan Saadet Özkan, Amerika'nın Ankara Büyükelçiliği'nin önerisi ile “Uluslararası Cesur Kadın Ödülü”ne aday gösterildi. Ve, tüm dünyada aday gösterilen yüzlerce kadının arasından ödüle layık görüldü. 
Bu ödül, dünya genelinde “Barış” “Adalet” ve “İnsan Hakları” konularında olağanüstü cesaret ve liderlik örneği sergileyen onüç kadına veriliyor.
Saadet öğretmen, geçtiğimiz günlerde ödülünü Washington'daki Beyaz Saray'da yapılan törenle, Amerika Başkanı Donald Trump'un eşi Melanie Trump'tan aldı.
Aynı ödülü 2012'de Şafak Pavey almıştı….”
….
 Saadet öğretmen, “Eğitimci ve cinsiyet eşitliği” dalında ödüle layık görüldü.
Ödül kazananlar arasında “Zorla evlilikle mücadele ”de Bangladeş'ten Sharmin Akter, Irak'tan, “Kadınların özgürlüğü” örgütünden Jannat Al Ghezi de bulunuyor.
Daha önce delil yetersizliğinden tahliye edilip Saadet öğretmenin yılmaz çabasıyla yeniden gündeme gelen davanın sanığı Adil Ş.'nin yargılanma nedeni:
-Altı kız öğrenciye porno film izletme
-Cinsel taciz ve istismar…
Yani, bir anlamda insanlık suçu…
x x
Saadet öğretmen gibi idealist, mücadeleci ve cesur kadının en büyük ödülü, Melanie Trump'ın elinden şilt almaktan ziyade, gencecik beyinleri ve bedenleri bir sapığın elinden kurtarmaktır diye düşünüyorum.
Mücadelesinden ötürü onurlandırılması ise, yerinde bir karar olarak nice Saadet öğretmenlere ışık tutacak güç ve iradeyi sağlayacaktır.
Eğitim camiasının bu cesur neferini yürekten kutluyorum…
x x
Sevgili okurlar, her haftaki gibi köşemizin sonuna geldik. Haftaya yeni konularda buluşabilmek dileğiyle:
Esen kalın,
Hoşça kalın….

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık