• 02 Şubat 2015, Pazartesi 17:25
SedefErol

Sedef Erol

SOYKIRIM YALANI – PERİNÇEK VE TÜRKİYE
 Geçtiğimiz günlerde Fransa'nın Strazburg kentinde, Türkiye için büyük önem taşıyan bir dava görüldü.
Hepinizin yakından bildiği üzere, davanın konusu şöyle: 
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in 2005 tarihinde İsviçre'de verdiği konferanslarda:
“Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır”
Söylemi üzerine İsviçre yargısınca
“Irkçı ayrımcılık” 
gerekçesiyle cezaya çarptırılması sonucu, yine Perinçek'in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurması ve başvuru sonucu AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi)'den çıkan karar!
AİHM, İsviçre'yi haksız bularak, Perinçek'in ifade özgürlüğünü kullandığını vurgulamıştı…
Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz günlerde Strazburg'da bu davanın temyiz duruşması görüldü.
Bir bakıma, Ermeni iddiaları ile ilgili olarak, Doğu Perinçek'in nezdinde Türkiye yargılanıyor diyebiliriz.
Türkiye'den birçok siyasetçinin katıldığı duruşmaya destek için çok sayıda Türk'ün mahkeme önünde yer alarak, Perinçek'e manevi destek sağladığı yazıyor gazetelerde…
Mahkemeye doksan kilo ağırlığında Rus ve Ermeni kaynaklı belge gönderdiğini belirten Perinçek, şu ifadeleri kullandı:
“Birinci Dünya Savaşı'nda karşılıklı olarak ölümler ve zorla göç olmuştur. Ermenilerin acılarını her zaman paylaştım. Ermenilerin kültürümüze katkılarını vurguladım. Ermeni probleminde büyük devletleri sorumlu tutuyorum. Avrupa Birliği Ermeni konusunu tabulaştırmıştır.” 
Yaklaşık iki buçuk saat süren duruşmanın ardından yaptığı açıklama ise şu şekilde:
“Avrupa'da ifade özgürlüğü, batı demokrasi geleneği tekrarı AİHM'de tartışıldı. Hiç kimse mahzunları susturamaz. AİHM Ermeni olaylarını, Yahudi soykırımıyla karşılaştırılmasının yanlışlığını tekrar, önceden olduğu gibi yineledi. Bundan sonra kimse –Türkler soykırım yapmıştır- diyemez. Avrupalılar, Türkler, Müslümanlar önyargı, nefret, her türlü dolduruşa karşı olmalı. Türk ve Müslümanlara özgürlük eşittir. Türkleri aşağılayan soykırım iddiaları çürümüştür…”
**
Davaya müdahil olan Ermenistan Hukuk ekibinde, ünlü aktör George  Clooney'in avukat eşi Amal Alamuddin de bulunmakta.
Duruşmada Türkiye adına konuşan avukat Stefan Talmon, 1915 olaylarının yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası arenada da tartışıldığını belirtere, demokratik bir toplumda bu iddiaların tartışabileceğine vurgu yaptı.
Ayrıca Avukat, Perinçek'in söz konusu konuşmasında Ermeni halkına yönelik ırkçı ifadeler kullanılmadığına dikkat çekti.
Duruşma sonrası Perinçek gazetecilere şu açıklamayı yaptı:
-Ermeni'lerden ricam, daha çok Ermeni aydınını okumaları. Biz ülkemizi savunduk, onlar emperyalistlerle bir oldu…
**
Mahkeme ile ilgili karar, ileri bir tarihte açıklanacak…Basındaki yorumlara göre, Ermenistan hükümeti adına yapılan savunmalar, AİHM'ni 1915 olaylarının “Soykırım” olduğuna ikna etmeye yönelik.
AİHM ise Yahudi soykırımıyla Ermeni sorunlarının aynı olmadığını, eşitleşmesinin yanlış olduğunu belirtti.
Yıllardır pişirilip pişirilip önümüze getirilen ve “Ermeni asıllı vatandaşların oyları uğruna” bazı ülkelerin siyasetçileri tarafından desteklenen “Ermeni Soykırımı” iddiaları ile ve Doğu Perinçek'in yargılanması ile ilgili verilecek kararı, açıklandığı zaman hep birlikte göreceğiz.
Soykırımın, birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Engellenmesi  ve Cezalandırılması sözleşmesindeki tanımı ise şöyle:
“Ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir, grubun üyelerinin öldürülmesi, grubun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi, grubun yaşam koşullarının bunun grubun bütütüne ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasti olarak bozulması, grup içinde doğumları engelleyecek yöntemlerim uygulanması (ve)  çocukların zorla bir gruptan alınıp diğerine verilmesi” şeklinde…
Hukuki ve ayrıntılı ifadelerle açıklanmış olan bu “soykırım” tanımlamasını, uluslararası arenada kabul görmüş olması nedeniyle taşıdım satırlarıma…
O halde, 1915 olaylarını “Soykırım” olarak nitelemek ve faturasını bugünün Türkiye'sinden çıkarmaya kalkışmak – abesle iştigal- den başka bir şey olmasa gerek…
Koskoca bir ülkeyi ve toplumu, yalnızca “oy kaygısı” uğruna karalamaya çalışmak insanlığa ne yarar sağlayacak bilemiyorum…
Konu soykırım olduğuna göre, yaşanmış en bilinen soykırımlara bir göz atalım:
-İspanyol ve Amerikalı'ların Kızılderililere yaptığı soykırım,
-Almanlar'ın zengin altın kaynakları ve zümrüt madenleri için Namibya'da yaptığı soykırım,
-İngilizlerin Avustralyalı yerlilere uyguladığı soykırım,
-Fransızlar'ın Cezayir halkına uyguladığı soykırım,
-Hitler'in Yahudi ve Çingene katliamı,
-Kıbrıs'ta Rumlar tarafından Türkler'e uygulanan soykırım,
-Ruanda soykırımı,
-Bosna soykırımı
-Sebrenitsa katliamı
Vs…vs..
Dünya soykırım tarihi, o denli çok örneklerle dolu ki, buraya ancak birkaç tanesini alabildim…
Bir kayda geçmemiş soykırımı da ben ekleyeyim:
İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD'nin, Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine attığı ve yüzbinlerce kişiyi öldüren, kalanını da nesiller boyu sakat bırakan atom bombaları…
Tamamen sivil halka yönelik uygulanan bir “toplu imha” yöntemi..
Şurası kesin ki, Ermeni toplumu, siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler tarafından kullanılmakta.
1915'te yaşanan “Zorunlu göç olayı”, anıtlar dikilerek, soykırım karalamaları yapılarak sürekli gündeme taşınmakta.
Oysa ki Ermeni terör örgütü “Asala”yı hatırlayan bile yok.
**
Aklı selimin galip gelip, Doğu Perinçek'in ve onun nezdinde ülkemizin “soykırım” iddialarıyla bir kez daha suçlanamayacağı bir kararın çıkması dileğiyle,
Esen ve mutlu kalın sevgili okurlar…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık