• 24 Ekim 2017, Salı 9:14
SedefErol

Sedef Erol

SAĞLIKLI TOPLUM
 Türkiye'de korunmaya muhtaç çocuklar için yeni bir sosyal sorumluluk projesi başlatıldı.
Bu projenin adı = İKİNCİ ŞANS…
MCD Medya ve Life Time Türkiye Başkanı Esra Oflaz Güvenkaya'nın önderliğinde, kadın enerjisiyle yola çıkılan projede Rönesans Holding CEO'su İpek Ilıcak Kayaalp, Yaratıcı Çocuklar Derneği Başkanı Demet Sabancı Çetin Doğan ve Koruncuk Vakfı biraraya geldi.
Amaç, şiddet gören çocuklara ulaşabilmek.
Proje kapsamında Koruncuk Vakfı merkezlerinde bulunan çocukların terapi süreçleri için önemli bir kaynak sağlandı.
Son olarak Koç Üniversitesi'nin dahil olduğu İkinci Şans' ta çocukların terapi öncesi ve sonrası beyin gelişmeleri de bilimsel yöntemlerle çözülecek.
Projenin yüzü ise tanıdık: Meryem Uzerli.
….
Haberde, ilk olarak Koruncuk Vakfındaki, şiddet görmüş iki yüz mağdur çocuğun elinden tutulacağı, amacın bu kapsamındaki yüzlerce çocuğa ulaşmak olduğu belirtiliyor.
Konuyu ve amacı daha iyi anlayabilmek için Koruncuk Vakfının açılımı ise şöyle:
“Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı”
x x
Çocuklarla ilgili bir sorun, yardım gereksinimi söz konusu olduğunda elbette hepimiz çok duyarlı oluyoruz da burada konu başka:
Başından bir olay geçmiş, insanlar ya da yakınları tarafından mağdur edilmiş olan çocukların elinden tutmak, hayatını geri kazandırmak, şartlarını düzeltmek, psikolojik sorunlarını çözmek…
Zor; işbirliği, çaba, kaynak, bilgi birikimi gerektiren bir uğraş.
Ancak bu işe soyunan insanlara müteşekkir olmak gerek, zira hayatta herkes ikinci bir şansı hakeder.
Hele çocuklar söz konusu olduğunda, bu çabayı gösterip, konuyu önemseyip emek verenler gönüllerde yer tutuyor.
Sorunsuz çocuklara yardım kolay, burada önemli olan sorunlu çocuklara ikinci bir şansı tanımaya gönüllü olanlar.
Gelelim ülkemizde “Şiddet gören çocuklar”ın istatistiksel verilerine:
-İstanbul'da ilköğretimde devam eden dörtyüzkırk çocukla yapılan araştırmaya göre son bir yılda çocukların yüzde 73,41'inin ev içerisinde en az bir defa şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı.
Küçük yaşta evlendirilen, okula gönderilmeyen, çalıştırılan, ihmal ve istismara uğrayan çocuklara dikkat çekmek amacıyla “Çocuğa karşı aile içi şiddetin önlenmesi” projesi hayata geçti.
Şebnem Arat'ın çalışmasına göre kırkdokuz ilköğretim okulundan dörtyüzkırk çocuk ile yapılan bu görüşmede, danışman ve psikologlar eşliğinde 12 - 15 yaş aralığındaki çocuklara ev içinde şiddete maruz kalıp kalmadıkları soruldu ve yukarıdaki oran çıktı.
Çocukların % 67.9'u ev içinde duygusal, %37'si fiziksel şiddetle karşılaşıyor.
% 25.7'si ise ihmal ediliyor.
Genç Hayat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Zapsu, Dünya üzerinde 275 milyon çocuğun aile içi şiddet gördüğünü belirterek, ülkemizde öncelikli olarak şiddetin tanımının yeniden yapılandırılması gerektiğinden bahsediyor.
Beyza Zapsu'ya göre fiziksel şiddetin yanı sıra, aşağılama, tehdit, küfür, alay ve rencide etme, baskı uygulama, görmezden gelme gibi davranışlar psikolojik şiddet kapsamına giriyor.
Çocuğa karşı ev içi şiddetin Önlenmesi Projesi kapsamında Kadir Has Üniversitesi'nde panel de düzenlendi.
Panelde konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayten Zara, Çocuğa en büyük zararın aile içinden geldiğini belirtti.
Zara: “2009'da Nüfus Bilim Derneği'nin yapmış olduğu çalışmada Türkiye'de çocuğa cinsel şiddet oranı çok yüksek. Ayrıca kız çocukları erkek çocuklarına göre daha fazla şiddete uğruyor” Dedi.
Geleceğimizin Çocukları Vakfı Başkanı Müge Çelebican, Şiddeti yaşayan çocuğun ileride yakın çevresine de şiddet uygulayacağını belirterek şu bilgileri veriyor:
“Aile içi şiddet, çocuğa yapılan bir zincir, bir aktarım. Şiddet gören çocuğun şahsiyeti ve kişiliği gelişmiyor, o da aynı şekilde çocuğunu yetiştiriyor. İşini severek yapan, şahsiyeti gelişmiş, düşünen, mutlu çocuklar yetiştirebilirsek eğer, ülke olarak gelişebiliriz.
Unutmamak gerekiyor ki, bir profesör de çocuğunu dövüyor bir kamyon şoförü de.
Demek ki eğitim tek başına yeterli değil…”
Müge Çelebican'ın diğer tespitleri ise şöyle:
“-Çocukların en fazla karşılaştığı fiziksel şiddet kulaklarının çekilmesi.
-Çocukların yüzde 20.5' i ev içi şiddete tanıklık ediyor.
-Çocukların yüzde 13.4'ü ev içinde diğer çocuklardan şiddete maruz kalıyor…”
….
Uzmanlara göre aile içi şiddet olan evlerde büyüyen çocuklar, güçlünün güçsüze vurma hakkı ve şiddet yoluyla istediklerini elde etmenin mümkün olduğunu gösteriyor.
x x
Sağlıklı toplum, sağlıklı bireylerden oluşur. Sağlıklı birey olmak ise, en çok “sorunsuz bir çocukluk dönemi geçirmeye” bağlı.
Tüm bu çalışmalar, istatistikler, veriler, bireylerin çocukluğuna kitleniyor.
Basit bir hakaret sözü bile psikolojik şiddet anlamına geldiğine göre bir tokadın yıkımını varın siz hesap edin…
“Dayak cennetten çıkmadır” tabiri ise artık çok eskilerde kalmış olsa gerek…
Haftaya yeni konularla buluşabilmek
Dileğiyle,
Esen Kalın,
Hoşça kalın sevgili okurlar…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık