• 07 Şubat 2017, Salı 8:05
SedefErol

Sedef Erol

MANTIK SÜZGECİ
 Hani derler ya, “Önce insan olmak….” diye, gerçekten de manevi değerlere sahip olmayanın, maddi kazanımları da bir işe yaramıyor.
Hep çok üzerinde durduğum, merhamet, sevgi, şefkat gibi duygular barındırabilmek için ise maddiyat da gerekmiyor. “Cep zengini” olmak sonradan mümkün olabilse de, “gönül zengini” olmak yaratılıştan ve yetiştirilmeden kaynaklanıyor..
Dünya genelinde, insani ve toplumsal değerler -ne yazık ki giderek erozyona uğrasa da, rastladığımız kimi güzel örnekler bize insan olduğumuzu hatırlatıyor. 
Son güzel örnek ise Giresun'dan.
Okumayan ya da duymayanlar için aktarıyorum:
“Giresun'da bir apartman kapısının önündeki ayakkabıları çalan hırsızı yakalamak için güvenlik kamerası görüntüleri inceleniyordu. Bu sırada “işte insanlık bu” dedirtecek görüntüler ortaya çıktı.
Olay şöyle gelişti:
Bir kişi, bina önünde yatan ve soğuktan titreyen sokak köpeğinin yanına karların içinden yürüyerek geliyor. Köpeğe yemek veriyor, seviyor. Çok üşüdüğünü ve ıslak olduğunu görünce üzerindeki montu çıkarıyor.
Çıkardığı mont ile önce köpeği bir bebeği örter gibi iyice örtüyor.
Köpek montun altında yatarken adam arkasına bile bakmadan gidiyor.” 
Başka bir neden için yapılan kamera görüntüsü incelemelerinde, o iyi kalpli adamın Giresun Belediyesi'nde işçi olan evli ve iki çocuklu Bülent Kalpakçıoğlu olduğu ortaya çıktı.
Giresun Belediye Başkanı'nın altın ve mont hediye edip takdir belgesi verdiği Bülent Kalpakçıoğlu şöyle dedi:
-Yemek verdikten sonra köpek gözlerime öyle çaresiz baktı ki, içim çok acıdı. Hiç düşünmeden üzerimdeki montu çıkarıp köpeğe örttüm…
x x
Düşünüyorum da, daha yeni yazmıştım, kulaklarını kestikleri bir zavallı köpeğin önünde poz veren iki insan müsveddesini. Üstelik günlerce bu vahşetin görüntülerini zihnimden kovalayamamıştım. 
Bu tür olaylar karşısında insanın moral motivasyonu çöküyor, enerjisi tükeniyor… 
Ne mutlu ki, Bülent Kalpakçıoğlu gibileri de var aramızda. Merhametli, duyarlı, vicdanlı…
Üstelik kimsenin gözüne gözüne sokmadan yapıyor insanlığını, kuytu bir köşede, gizlice. 
Ortaya çıkması ise yalnızca bir rastlantı sonucu. 
Köpeği örttüğü montunun belki bir yedeği yok ama, Bülent kardeşimin kocaman bir yüreği var.
Para ile satın alınamayan, zorbalıkla sağlanamayan kocaman bir yürek…
Belki farkında değil ama, aslında o çok zengin birisi… 
Alınamayan, satılamayan doğal bir zenginlik…
Ve bu konu ile ilgili son cümle:
Ara sıra sizlerle paylaştığım ve çok inandığım bir tespit:
“Dünya hala dönüyorsa, bilin ki bu iyi insanların yüzü suyu hürmetinedir….”
x x
Gelelim ABD'ye.
Görevi yeni devralan Trump yönetiminin icraatları, daha şimdiden ABD vatandaşlarını ayağa kaldırmış durumda.
Son icraat ise, İran asıllı ABD vatandaşı olan beş yaşındaki bir çocuğu saatlerce kelepçeleyip, gözaltında tutmak.
Olay şöyle yaşanıyor:
“20 Ocak'ta görevi devralan Amerika Başkanı Trump, Suriye, Libya, Irak, Somali, Yemen ve Sudan'lıların ülkeye girişini durdurmuştu. Amerika ve Avrupa'da Trump'a tepkiler büyüyerek sürerken geçtiğimiz günlerde başkent Washington'daki Dulles Havalimanı'da dünyayı ayağa kaldıran bir rezalet yaşandı. 
Ülkeye giriş yapan İran'lı aile beş saat alanda gözaltında tutuldu. 
Ailenin beş yaşındaki Amerikan vatandaşı olan oğlu bu sürede kelepçelendi. Başkanlık konutu Beyaz Saray'ın yeni sözcüsü Sean Spicer, bu rezalete şöyle savundu:
-Beş yaşındaki o çocuk Amerika için tehdit oluşturuyordu. Yaşından dolayı birinin Amerika'ya tehdit oluşturmayacağını varsaymak yanıltıcı ve yanlış olur…
x x 
Bu haberi okuyunca hafızamda şu anılar canlandı:
11 Eylül İkiz Kulelerin yıkılması ve Pentagon'un bombalanmasının ardından önlemler o derece yoğunlaştırılmıştı ki, birkaç yıl önceki ABD ziyaretimiz sırasında New York'ta havaalanı girişinde, elimizde içmekte olduğumuz su şişelerini bile zorla alıp, çöpe atmışlardı.
Çantamdaki el kremim dahil birçok kişisel malzememe el konduğunu hatırlıyorum. 
Turist olarak bir ülkeye gidiyorsunuz ve adeta “terörist” muamelesine maruz kalıyorsunuz. 
Gerçek teröristler ise çoktan yapacağını yapmış, beş bine yakın masum insanın ölümüne neden olacak katliamı gerçekleştirmiş…
Onbir Eylül şokunun ardından yaşananlardan sonra, giderek bu ülkenin “normal yaşam tarzı”na döndüğünü düşünmüştüm. 
Ancak bugün gelinen nokta, ülkenin Onbir Eylül sendromundan kurtulamadığını işaretlemekte.
Beş yaşında bir çocuk, dünyanın Jandarması diye adlandıran ABD için tehdit oluşturuyorsa ve “yaşından dolayı birinin Amerika’ya tehdit oluşturmayacağını varsaymak yanıltıcı ve yanlış olur” açıklaması yapılabiliyorsa bu bir acizlik itirafı olmalı.Özgürlükler ülkesi ABD'de “Falanca ülkelerin vatandaşları teröristtir, ya da olabilir bu nedenle ülkeye giremezler” teşhisi koymak ya da algısı yaratmak, olsa olsa ayrımcılık olabilir.
Kimlerin ülkeye kabul edilebileceğini tercihi Trump yönetiminin olsa da, özgürlüğüne düşkün ABD halkının Trump yönetimi kararlarına çok da sıcak baktığı söylenemez. 
Başkent Trump'ın müslüman yedi ülkenin vatandaşlarına sınır kapılarını kapatan kararnamesi için çok sayıda federal mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. 
Trump, kendisini eleştiren Adalet Bakanı Vekili Sally Yates'i görevden alırken, Beyaz Saray'dan şu açıklama yapıldı:
“Yates, Amerikan ulusunun çıkarlarına ihanet etmiştir….”
x x 
Dünyanın süper gücünün, önümüzdeki süreçte kendi halkına ve dünyaya karşı büyük bir sınav vereceği ortada.
ABD'de ve dünyada, akıl ve sağduyunun galip gelmesi dileğiyle… 
Haftaya buluşuncaya dek,
Esen kalın 
Hoşça kalın sevgili okurlar….

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık