• 26 Aralık 2017, Salı 8:04
SedefErol

Sedef Erol

KUDÜS EY KUDÜS
 Dünya henüz Kuzey Kore Lideri'nin çılgınlıklarını hazmedememişken görevi ABD Başkanı Trump devraldı.
Kudüs'ün, İsrail'in başkenti kabul edilmesi çağrısı ile yaptığı çıkışın altında “Seçmenlere vaadinin” yattığını söylüyor.
Yani Trump, seçim vaadini yerine getirmek uğruna İsrail'in başkentini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımaya, bunu da dünyaya kabul ettirmeye uğraşıyor.
Daha da ilerisi, dünya kabul etsin, etmesin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını söylüyor.
193 üyesi olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, geçtiğimiz hafta Türkiye ve Yemen'in çağrısıyla toplandı. Habere göre ABD Başkanı Trump'ın “Kudüs'ü İsrail'in başkenti kabul etmesi” kararının geri alınması ve “kentin mevcut durumunun korunması”nı öngören tasarıyı oyladı. Trump ise:
-Tasarıya evet oyu verecek ülkeleri not edeceğiz. Bu ülkelere para yardımlarını keseceğiz…
tehdidini savurdu.
Ancak Trump'ın tehditleri sökmedi.
Kabul için 193 üye ülkenin üçte ikisi olan 128 ülkenin “Evet” oyu vermesi gerekiyordu.
Yani evet oyları, kentin mevcut durumunun korunması ve Trump'ın talebinin yok sayılması anlamına geliyordu.
Oylamada 128 ülke evet diyerek Trump'ın kararı yasadışı sayılmış oldu.
Birleşmiş Milletler'in veto hakkına sahip beş daimi üye ülkesinden ABD hariç dördü (İngiltere, Fransa, Çin, Rusya) evet oyu kullandı.
Avrupa Birliği neredeyse tam katılımla evet dedi.
Hayır oyu veren dokuz ülke ise şunlar:
Amerika, İsrail, Palau, Guatemala, Togo, Nauru, Honduras, Marshall Adaları, Mikronezya…
Trump'ın “yardımı keseriz” tehdidine rağmen başta Pakistan olmak üzere, ABD mali yardımıyla ayakta kalan bir çok ülkenin mevcut durumun korunmasından yana oy kullandığı ise dikkatlerden kaçmadı.
Birleşmiş Milletler kararının yaptırım gücü yok, tavsiye niteliğinde.
Ancak Trump'ın kararı nelere mal olacak, geçerliliği ne olacak yaşayıp göreceğiz.
Dünyayı yeni bir kargaşanın beklediği kesin.
Trump'ın bu inadının ardından yalnızca “seçmene verdiği sözü yerine getirme” düşüncesi olduğuna inanmak belki de biraz saflık olacak.
Yerine getirmediği ya da getiremediği çok seçim vaadi olduğuna hiç kuşku yok.
Öyle ise nereden çıktı bu Kudüs inadı?
Yahudi lobisine şirin görünmek bahanesiyle tüm dünyayı karşına almayı göze aldığına göre, bu anlamsız çıkışın çok daha başka nedenleri olmalı.
Zamansız, anlamsız ve “dünyanın jandarması benim, istediğimi yaparım” dayatmasıyla ortaya çıkan bir karmaşa.
Önümüzdeki günler neler getirecek göreceğiz.
Gelelim Kudüs'ün önemine…
Müslümanlar için en kutsal yerlerden biri kabul edilen Mescid-i Aksa ve Kubbet'üs Sahra'nın bulunduğu Harem-üş-Şerif, Doğu Kudüs'te yer alıyor. Muhammed Peygamber'in buradan göğe yükseldiğine inanılıyor.
Yahudiler için Mescid-i Aksa'nın hemen altında yer alan ve Süleyman döneminde yapılan tapınağa ait olduğuna inanılan Ağlama Duvarı yer alıyor.
Burası (Ağlama Duvarı) Yahudilik inancının en kutsal mekanı.
Hristiyanlar için ise Kudüs'te bulunan Kutsal Kabir Kilisesi'nde İsa Peygamber'in çarmıha gerildiği ve kabrine konulduğu düşünülüyor.
Bu kilise, aralarında Rum Ortodoks Patrikhanesi, Roma Katolik Kilisesi ve Ermeni Patrikliği'nin de olduğu farklı mezheplerin temsilcileri tarafından yönetiliyor.
Kudüs'ün statüsü, İsrail-Filistin çatışmasının da en merkezi sorunlarından birini oluşturuyor. İsrail, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı'nda o zamana kadar Ürdün'ün kontrolü altında bulunan Doğu Kudüs'ü işgal etti. O tarihten bu yana İsrail işgali altında bulunuyor.
İsrail, 1980 yılında kabul ettiği kanunda Kudüs'ü “Bölünmez başkenti” ilan etti. Ayrıca aynı kanunlar kentte yaşayan Araplar'a vatandaşlık verildi.
Araplar da Doğu Kudüs'ü ileride kurulması muhtemel Filistin Devleti'nin başkenti olarak kabul ediyor.
1993 yılında imzalanan Oslo Barış Antlaşmalarında Kudüs'ün nihai statüsünün barış görüşmelerinin ileri aşamalarında ele alınması öngörülüyor. İsrail devletine ait meclis, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve başkanlıklar gibi resmi kurumlar Kudüs'te yeralıyor. Ancak İsrail'in Kudüs'ü üzerindeki başkent ilanı uluslararası alanda tanınmıyor. İsrail Büyükelçiliği'ni Kudüs'te tutan hiçbir ülke bulunmuyor.
Trump'ın açıklaması bu anlamda bir ilk olma özelliğini taşıyor. Türkiye'nin İsrail Büyükelçiliği de Tel Aviv'de bulunuyor. Ancak Türkiye, Kudüs'te diplomatik temsilcilik bulunduran en az sayıda ülkeden birisi.
Türkiye'nin Filistin yönetimi ile ilişkilerini sürdürmek amacıyla Kudüs'te Başkonsolosluğu bulunuyor.
Kudüs Başkonsolosluğunda Türkiye Büyükelçi düzeyinde temsil ediliyor.
x x
Sizlere şu anki mevcut durumu yazdım.
Filistin toprakları üzerinde, Birleşmiş Milletler kararıyla 1948 yılında ilan edilen İsrail devletinin kuruluş öyküsü ise bir başka hikaye.
Bir yazımızı da ileride bu konuya ayırabiliriz.
x x
İsrail-ABD-Kudüs üçgeninde şimdilik durum böyle. Gelecek günlerin neler göstereceğini hep birlikte göreceğiz.
…..
Haftaya yeni konularda buluşabilmek dileğiyle bu haftalık bu kadar sevgili okurlar.
Yeniden buluşunca dek esen kalın, hoşçakalın.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık