• 11 Haziran 2013, Salı 9:27
SedefErol

Sedef Erol

İZ BIRAKANLAR…
  Yine geldi malum zaman,
Tarih 13 Haziran 2006…
Bu dünyadan kayan bir yıldız daha…
Adı, Ahmet Ersöz.
**
Benim için her an anmak çok kolay da,
Yazmak ne zor.
Büyüklerin anma görevi dualarında, 
Ahmet Ersöz'ün kızınınki de satırlarında olmalı…
Bir zamanlar ona ait olan bu satırlarda…
**
Bu kayan yıldızın yokluğunun ardından tam yedi yıl geçti dostlar.
Zaman nasıl da akıp gidiyor.
Zaman akıp gidiyor da, sevgiyle geçen kırksezkiz yılda gece ve gündüz dört bir yanımda dans edip duruyor.
“Kızım sen çok şanslısın, ben babamı onbir yaşımda kaybettim, sen çok daha uzun yıllar beraber oldun” dediğinde sevgili anacağım, “İyi de, onca yılın birlikteliği, onca yılın hatırası, onca yılın yaşanmışlığı, bunları nasıl sileceğim ben şimdi” demiştim o anın acısıyla,
“Anne, hangisi daha kötü, seninki mi, benimki mi?” diye sorgulamıştım, onca yaşıma ve tecrübeme rağmen.
**
Gidişinin ardından tam yedi yıl geçti.
Hepimiz için kaçınılmaz son, biliyorum. 
Onunla o kadar yıl beraber olabildiğim için sonsuz mutlu olsam da “keşke daha zamanı olsaydı” diyorum.
Ancak hayat böyle bir şey.
Bu piyango 20 yaşında da vurabiliyor, doksan yaşında da.
Acı olan, sevdiğinden ayrılmak.
Usta şair Can Akengin'in dediği gibi.
“Sağlıyorsa ne gam
Dermanım yumak gibi
Ben ölümden hiç korkmam
Ölüm uyumak gibi
**
Değerlidir, tatlıdır
Ölüler sıhhatlidir
Asıl gücüme giden
Ayrılmaktır sevgiden!”
Herhalde bir yakının gidişinin ardından duyulan büyük üzüntü ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi!
**
Babam ve ben Şair Can sevdalısıydık…
Giresun sevdalısıydık…
Mustafa Kemal Atatürk sevdalısıydık…
Türkiye sevdalısıydık…
**
Ondan bana miras kalan bu sevdalar şimdi elbette katlanarak çoğalmakta…
**
İbret, emek, çaba dolu bir hayat öyküsü…
Tam bir emekçi mücadelesi…
Daha önce yazdıysam da, okumayanlar okusun, bilmeyenler bilsin…
**
Bir zamanlar bir bebek gelir dünyaya adı, Ahmet. Beş kardeşin en küçüğü.
Çilesi doğuştan belirlenir, Ahmet doğar, baba ölür. Babasını hiç tanımaz. Bu yüzden iki evladının hayat boyu üzerine titrer.
Okuyacaktır Ahmet, devlet parasız yatılı sınavına girer, Maraş Ortaokulu'na gider.
Bir ağabeyi Erzincan Kara Harp Okulunda, diğeri Galatasaray Lisesi'nde okumaktadır. 
Hepsi Parasız yatılı, devlet imkanlarıyla öğrenimlerini devam ettirirler.
Maraş Ortaokulu, sonra Adana Erkek Lisesi…
Tüm bu öğrenim hayatı boyunca yalnızca okul bitince yaz tatilinde eve geliş ve okula dönünce çekilen dört kelimelik bir telgraf:
“Ersözler-Tirebolu
Vardım, Ahmet.”
Neden mi dört kelime, onu da siz bulun…
**
O zamanlar telefon, ulaşım, maddiyat hak getire.
Bu koşullarda okuyan bir çocuk.
Okumaktan başka bir şansı olmayan diyelim.
Ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi.
Önce Hakimlik, sonra Avukatlık mesleği.
Hukukçuluktan her zaman onur duyma olayı.
Evlilik ve iki çocuk.
Sedef ve Damla.
Onurlu, dürüst, vatandaş sorumluluğunu bilen, düzgün bir yaşam, ülke sorunlarına duyarlı bir hayat tarzı,  yazarlık, köşe yazarlığı, üç adet kitap, siyasi görevler, çok çeşitli sivil toplum kuruluşları kurma ve başkanlıklarını yürütme, yirmibeşyıl Baro Başkanlığı, gazetecilik, Giresunspor Genel Kaptanlığı vs…
Unuttuklarım bile olabilir…
Bunlardan da önemlisi.
İnsanlığa karşı ödevleri:
Kişi ayrımı yapmama, kendini kimseden üstün görmeme, her kesimden insana sevgiyle yaklaşma, insanları maddi gücüne göre ayırmama becerisi.
Ve…
Biz ailesine gösterdiği derin sevgi ve şefkat, her an bizi bizden  çok düşünme çabası, hatalarımızda bile yanımızda oluşu, hoşgörülü, bağışlayıcı ve güçlü karakteri ve en önemlisi bize öğrettikleri…
Ben babam Ahmet Ersöz'ü böyle tanıdım ve ölümünün yedinci yılında böyle anmak istedim.
Böyle bir günde, heyecanımı ve duygularımı hoş karşılayacağınızı umarak yazıyorum bu satırları.
Elbette, onun da topluma bunca hizmetleri, sonrası en azından birkaç satırı hak ettiğini düşünerek…
**
Dünyanın bir tiyatro sahnesi olduğunu varsayarsak, hepimiz üzerimize düşen rolleri oynamaktayız adeta.
Ancak önemli olan rolünü nasıl oynadığın.
Güzel oynayıp hafızalarda kalıcı olmak da var, figüranlıktan öteye geçmemekte.
Bu, elbette bizlere bağlı.
Sevgili babam rahmetli Av. Ahmet Ersöz'ün iz bırakanlardan olduğuna yürekten inanıyorum.
Onun ve tüm manevi alemdekilerin rahat uyuması dileğiyle…
Okuyup, duygularımı paylaştığınız için minnettarım.
Haftaya buluşmak dileğiyle…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık