• 24 Nisan 2012, Salı 9:20
SedefErol

Sedef Erol

İNSANLIK SUÇU
Bu çirkinliği yazmak doğru mu bilmiyorum ama, bu haberi sizlerle mutlaka paylaşmalıyım.
Belki okudunuz, belki okumadınız bilemiyorum ancak insan bazen kötü bir durumla karşılaşınca:
“Herhalde hayatta bundan daha kötü, daha çirkin bir şey olamaz” diye düşünüyor ama, galiba bu işlerin bir sonu , bir sınırı olmasa gerek zira aşağıda aktaracağım olay gibisini şimdiye kadar duymadım, bundan sonra da duymak istemiyorum.
**
Olay Tokat'ın Zile ilçesinde yaşanır. Yine bir öğretmenin dikkati bir rezaleti, aile faciasını ortaya çıkarmaya yetecektir. Derse giren öğrencisinin vücudunda darp izleri gören öğretmen, çocuğa ailesinin şiddet uyguladığını düşünerek genç kız ile sohbet eder. Onaltı yaşındaki öğrenci önce babasının kendisine şiddet uyguladığını belirtir, daha sonra ağlayarak babası ile annesinin ablası ve kendisine yaptığı cinsel işkenceleri anlatır.
Genç kızın anlattıkları karşısında şoke olan öğretmen durumu okul yönetimine, okul yönetimi de adli makamlara iletir.
Şimdi sıkı durun;
Polis astsubay V.B.'nin evinde yaptığı aramada karısının da içinde bulunduğu kızları ile çekilmiş şiddet dolu cinsel içerikli görüntülerin yer aldığı yüze yakın CD bulur. Evde bulunan çok sayıda cinsel oyuncak, kırbaç ve mazoşist dergi, deri kıyafetlere el konur. Zile Cumhuriyet Savcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan astsubay V.B. ile karısı H.B.'nin, ondokuz yaşındaki kızları ile son üç yıldır ensest ilişki yaşadıkları iddiası gündeme gelir.
“Çocuğa cinsel istismar, darp” suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen karı-koca tutuklandı. Astsubay olan V.B. Sivas Askeri Cezaevi'ne gönderilirken, karısı H.B. ise Zile Cezaevi'ne konuldu.
Baba V.B. 'nin vücudunda çeşitli dövmeler olduğu belirlenir.
Bu dövmelerin arasında kızlarının isimleri de bulunmaktadır. V.B.'nin geçen yıl üniversiteyi kazanan ondokuz yaşındaki büyük kızına “Hasretine dayanamıyorum” diyerek okulu bıraktırdığı da belirlenir.
Tüm bu olanlara karşın, tutuklanan baba V.B., suçlamaları  reddererek “Ben sadece dövdüm” diye ifade verir.
Savcının:
- Bu görüntüler ne, arşiv yapmışsın sorusu üzerine V.B.,
- Kendimi kötü hissediyorum, diyerek ifadesini sonlandırır.
Anne H.B. ise kızları ile ensest ilişkilerini ayrıntıları ile anlatır. Savcının;
- Neden zamanında yardım istemedin sorusuna anne H.B.,
- Beni öldürür diye korktum, yanıtını verir.
**
Sonuç:
Bu olayın ardından Tokat Valiliği iki kardeşi koruma altına alır.
**
Şimdi, baştan söylediğim, “Çirkinliğin, kötülüğün sınırı yokmuş meğer”  sözlerime hak veriyorsunuz sanırım.
Böyle bir örnek dünyanın bir başka yerinde yaşanmış mıdır, bilemiyorum.
Ancak eğer bunlar insansa, ben insanlığımdan utanıyorum.
Böyle bir durumu “ruhsal rahatsızlık, psiko bilmem ne…” gibi birtakım terimlerle açıklayarak kişileri tedavi etme yoluna gidilebilir elbet, hatta bunlar topluma bile kazandırılabilir (!) Tabi bu kişileri kabul edecek bir toplum bulunabilirse!
Bu anne ve babanın akıbetini düşünecek değilim elbet.
Yaptıklarının bedelini ömür boyu manevi acı çekerek ödesinler dilerim.
Bu bedel hiçbir şekilde ödenemez, o da ayrı bir konu.
Gelelim hayatları kararmış, ruhsal dünyaları yıkılmış bu iki genç kıza.
Yaşadıkları durumu, değil anne-baba, insan başkaları ile yaşasa, ömür boyu üstesinden gelinmesi zor, altından kalkılmayacak kadar ağır bir yük.
Çok çok güçlü olmak gerek.
Bir de bu kötülüğü hayatta en güvendiğiniz, her derdinizi kişilerden gördüğünüzü düşünün.
Tahayyül etmek, akla getirmek bile korkunç.
Bu çocuklar bu faciayı yaşadılar.
En acısı, kendi anne-babalarından böylesine bir kötülük gören bu gençler, bundan sonra diğer insanlara nasıl güvenecekler?
Ve bu geçmişi beyinlerinden nasıl silecekler?
**
Toplum içinde ne yazık ki hasta ruhlu insanlara sık sık rastlanıyor. Bunu engellemenin olanağı yok. Bu kişiler tedavi ediliyor, ya da edildiği varsayılıyor, kimisi de hiç yakalanmadan icraatlarına devam ederek yaşayıp gidiyor. Bu arada kurbanların canı da yanmaya devam ediyor.
Bunların en kötülerinden birisi de tecavüz olayı.
Bir bayan olarak bunu yazmak hiç hoş olmasa da bu gerçeklerle yüzleşmek gerek, bu sapıklara belli bir ceza verilip cezalarını çektikten sonra aynı suçu işlemek üzere yollarına devam ediyorlar. Toplumda rastlanan ancak çirkinliği dolayısıyla fazla konuşulmayan bir diğer konu ise ensest ilişki olayı. Yani bu yazıya konu olan olay tipi. Tarihin ilk çağlarından beri görülmüş olsa da, insan doğasına ve mantalitesine aykırı olduğu su götürmez bir gerçek. Tedavisi var mıdır, yok mudur, tıbbi yönünü bilemem ancak yalnızca bir kez yaşanmış olması bile bu kişilerin isminin kara listeye alınması için yeterli oluyor.
Çünkü insanlık dışı, iğrenç, fikir ötesi ve zalimce.
**
Gelelim bu olaydaki duruma.
“Dünyada bu kadar rezil bir durum yaşanmış mıdır bilemiyorum” demiştim.
Neden mi?
Bir ensest ilişkiye annenin de dahil olduğu bir duruma ilk defa şahit oluyorum ve bu satırları yazarken çok ama çok utanıyorum.
Önce insan, sonra kadın olduğum için.
Bu olayda anne, savcılığa şikayette bulunamamış, güya kocası kendisini öldürür diye korkmuş.
Be kadın, bunca rezillikle yaşadın da ne oldu?
Sen zaten çoktan ölmüşsün…
**
Tanıdığım, etrafımda gördüğüm , bizzat yaşadığım tüm anne ve babalar; yavrularına kol kanat olur, onlar için canını verir.
Ve hayvanlar. Dikkat edin, hayvanlar yavrularını büyüyene kadar saklar, gizlice bir yerlerde besler, kendi ayaklarının üzerinde duruncaya kadar himayeleri altında tutar.
**
Her yazının olduğu gibi bu yazının da bir anafikri olmalı. Toplum içinde diğer insanların yaşamlarını baltalayıcı, beden ve ruhlarını sekteye uğratıcı, zarar verici davranışlarda bulunanların (bilerek ve isteyerek) cezaları farklı kriterlerde değerlendirilmeli. Yoksa bir tecavüz mağdurunun bir ömür boyu çekeceği manevi acının bedelini kimse ödeyemez.
Haftaya daha iç açıcı bir konuda buluşmak üzere esen kalın.
Bu arada dün kutlamış olduğumuz 23 Nisan bayramımızın önce çocuklarımıza, sonra tüm ulusumuza nice güzellikler getirmesi dileğiyle.
Ata'mızın çocuklara armağanı olan nice 23 Nisan'lara...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık