• 02 Haziran 2015, Salı 9:18
SedefErol

Sedef Erol

İNFAZ
 Asıl gündeme geçmeden önce, zaten geçen hafta noktalanmış  olan bir diğer gündemi şöyle bir açalım ve kapayalım.
Ben bu satırları kaleme alırken bir yandan da izlemekte olduğum Rizespor-Galatasaray maçı biraz önce 1-1 bitti ve sezon başından beri bir türlü paylaşılamayan dördüncü yıldızın sahibi cimbom oldu.
Zaten geçen haftadan kesinleşmiş olan bu sonucu satırlara dökmek için de – yarışta olan diğerlerine saygı adına – son maçları beklediğimden, artık kendimi ve takımımı kutlayabilir, diğer takımlara ve taraftarlarına önümüzdeki yıllar ve Avrupa kupaları – (Şampiyonlar Ligi ve UEFA'da)  başarılar dileyebilirim.
İpi bir takım göğüsleyecekti, Galatasaray olduğu için gururlu ve mutluyum.
Ancak bize heyecan dolu, güzel bir futbol sezonu yaşatan tüm takımlara, sporculara, futbol emekçilerine saygı duyuyorum.
**
Gelelim ülkemizin gündemine.
Siz bu yazıyı okurken seçimlere birkaç gün kalmış olacak.
Malum biz siyasetle çok iç içe bir milletiz. İç içeyiz de, ne kadar bilinçliyiz işte o ayrı bir konu.
Siyasetle iç içeyiz derken, aklıma İskoçya geldi. Geçtiğimiz yıl İskoçya'ya yaptığım ziyarette (ki ömrümde ilk kez ziyaret edişimdi) edindiğim izlenimler beni adeta şoka uğratmıştı., şöyle ki;Biz 2014 Haziran ayında İskoçya'da bulunduk, 2014 Eylül'de ülkede referandum yapılacak, İskoçya dış işlerinde İngiltere'ye bağlı, yani özerk ya, İngiltere'den ayrılıp bağımsız mı olsun, yoksa böyle mi devam etsin, Türkiye'den geziye gitmiş ben bile konuya vakıfım, otelde, lokantada, önüme çıkan her yerde İskoçlarla sohbet ediyor, görüşlerini soruyorum, zira olayın perde arkasında İskoçların çıkarıp İngilizlere teslim ettiği doğalgaz var, petrol var, ya da kullandıkları İngiliz para birimi sterlin var, İngiltere'de serbest dolaşım hakkı var yani konu birçok açıdan irdeleniyor, artısı eksisi masaya yatırılıyor ancak siyasiler ve basın ilgileniyor, referanduma gidecek vatandaş hiç ama hiç ilgilenmiyor.
Kimi “daha düşünmedim”, kimi “hiçbir fikrim yok”, kimi ”oylamaya katılmayacağım” diyor, inanın ülkelerinin geleceğiyle ilgili bu kadar önemli bir konuda böyle yorumlar yapmalarına şaşırdım kaldım.
Oysa bize bir yabancı ülkemizin siyaseti ve siyasetçileri ile ilgili sorular sorsa aman ne nutuklar atar, ne kitaplar yazarız, doğru yanlış neler neler anlatırız.
Millet olarak siyaset hamuruyla yoğrulduğumuzdan, güne güzel bir müzikle başlama şansımız yok denecek kadar azdır.
Çok tuhafıma gittiğinden, bu İskoçya olayını gezi dönüşü yine yazmıştım, şimdi tekrar gibi olsa da konsepte uygun olduğundan yinelemek gereğini duydum.
İskoçya referandumunun sonucuna gelince;İskoç halkı çok az bir farkla özerkliğin devamına karar verdi, referanduma katılım çok fazla olmadı, bu da o toplumun mevcut yaşantısından mutlu olduğunu gösteriyor olmalı.
Ülke onların, tercih onların…
Seçim ile ilgili birkaç söz söyleyip çok önemli bulduğum bir başka konuya geçeceğim.
Oy kullanmanın ve oylarımızın önemini hepimiz biliyoruz. Bir başka önemli nokta, seçmen olup da oy vermeye gidemeyecek yaşlı ve hastalara ulaşıp, yardımcı olup, oy vermelerini sağlayabilmek.
Kararsızlar bir tarafa, seçmen oyunu kullanacağı adresi belirlemiş, seçim gününü bekliyor. Liderler de dur durak vermeden meydan meydan koşturuyor. Bedenler düşmüş, sesler kısılmış, son günler, son çabalar, son performanslar…
Hepsi tamam da, her seçim dönemi akıl erdiremediğim, ne işe yaradığını bir türlü bilemediğim bir görüntü var; iplere dizili boydan boya asılmış küçük parti bayrakları…
Birinin yanında öbürü, öbürünün yanında diğeri, bir evden karşıkine gerilmiş, kimi kopmuş yere serilmiş, üzerinden arabalar geçiyor, bir bakıyorsun iki rakip partinin flaması rüzgardan birbirine girmiş düğümlenmiş, ya da biri asmış, getirmiş diğeri üzerine asmış.
Bir seçmen fikrini değiştirip oyunu daha çok bayrak asan partiye atar mı acaba?
Kimi cenazelerde olduğu gibi partiler de bu bayraklara yatıracakları parayı eğitim kurumlarına bağışlasalar olmaz mı?
**
Sanırım bu fikrimi bir tek ben beğenmişimdir…
**
Gelelim bugün yazmak istediğim en önemli konuya. Anayasa Mahkemesi'nin imam nikahı kıymak için önce resmi nikah kıyma şartını kaldıran kararından söz ediyorum.
Anayasa Mahkemesi, resmi nikah olmadan dini nikah yapanlara, nikah kıyan din görevlilerine verilen cezayı iptal eden kararın gerekçelerini açıkladı.
Çok uzun olduğundan buraya alamıyorum, basında okumuşsunuzdur.
Sekize karşı dört ret oyuyla kabul edilen karar tepkiler gecikmedi.
-Ceza caydırıcılığı olmayacağından çocuk evliliklerinin artması,
-İki-üç eşli(kadınlar aleyhine) evliliklerin çoğalması,
-Kadın ve çocukları miras haklarının tehlikeye girmesi,
-Çocukların babaları ile soybağının tesisinde sıkıntılar,
-Küçük yaşta evliliklerin çoğalma riski,
-Çocuk istismarının artma ihtimali
gibi birçok olasılık, Anayasa Mahkemesi'nin bu son kararı sonrası değerlendiriliyor…
**
Önümüzdeki günlerin neler getireceğini hep birlikte göreceğiz.
**
Toplumun;erkek kadın birlikte, üreten, paylaşan, eşit paydadan yararlanan fertleri olarak bir bütün halinde yaşayabildiğimiz günlerde buluşabilmek dileğiyle…Esen kalın.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık