• 26 Ağustos 2019, Pazartesi 16:56
SedefErol

Sedef Erol

İKİ KONU İKİ YORUM

Toplumda nefret toplayan 2 konudan birisi istismar, diğeri hayvanlara eziyet, işkence. 
İstismarı başka bir haftaya bırakıp hayvanlara işkence konusunu işleyelim. 
“Hayvan sevmeyen insan da sevemez” diye bir genel görüş var. 
Ben de bu inanışa yürekten katılıyorum. 
Sonuçta yaşadığımız dünyayı birlikte paylaşıyoruz. 
Bazı insanlar hayvanlardan, köpeklerden korkuyor, (Çocukken ısırıldığım için bir zamanlar ben de öyleydim ama bu korkumu yendim, artık bir hayvanseverim) Oysa ki onlar da bizlerden korkuyor. 
Korkabilirsin, yaklaşamayabilirsin ancak bir de hayvanlara işkenceyi marifet sayan bir insan cinsi var. 
Tabii insan demek ne kadar doğruysa…. 
Hayat sevgiyle başlar, bu sevgilerden birisi de hayvan sevgisidir. 
Ancak aşağıda alıntı yaptığım haberlere, hatta daha kötüsüne sık sık rastlıyoruz. 
“Vicdansız” diye başlık atmış gazete. 
Ve, devamı şöyle: 
“Hayvanlara şiddetin son örneği akıllara durgunluk verdi. Yanında süs köpeği bulunan bir kişi, Ankara Gölbaşı'ndaki bir sokak köpeğine tekme atarken güvenlik kameralarınca kaydedildi. Tekmenin şiddetiyle bayılan sokak köpeğini olay yerinde bırakarak uzaklaşan saldırgan “pes” dedirtti. Ankara Gölbaşı'na bağlı Seymenler Mahallesi Karanfil Sokak'ta kaldırımda yürüyen iki kişinin yanında bulunan süs köpeği ile sokak köpeği dalaştı. Bunun üzerine ikilinin yaklaştığı köpekler, birbirinden ayrıldı. Süs köpeği ikilinin yanına gelirken, sokak köpeği de peşinden gitti. Bunu gören kimliği belirsiz kişilerden biri, sokak köpeğine tekme attı. Köpek yol kenarına uçarak park halindeki otomobil ile kaldırımın arasına düştü. Tekme atan kişi ise yerde yatan köpeğin başında bir süre bekledikten sonra ayrıldı. Olayı fark eden market çalışanları dışarı çıkarak hareketsiz yatan köpeğin yanına gitti. İşyerinin güvenlik kamerasına yansıyan olay sonrası köpeğin kontrol için veterinere götürüldüğünde öğrenildi. Olayın görüntüsü sosyal medyada paylaşılırken, köpeğe tekme atan kişiye tepki gösterildi…..”
….
Yanında süs köpeği taşıyan birisi aslında hayvansever olmalı. Ancak onun hayvanseverliği yalnızca kendi köpeğineymiş. 
Tam bir çifte standart örneği. 
Bu ve bunun gibi haberleri okumak, insanı insanlığından utandırıyor…
x x 
Bu haftanın ikinci konusu her yerde hatta Giresun'da da rastladığımız yabancı tabelalar. 
Bakın bu konuda nasıl bir gelişme kaydedilmiş: 
“Tabelalarda Türkçe dönüşü… 
İstanbul'da tamamen Arapça olan tabelalar Valilik talimatı ile değiştiriliyor. Arap turist ve Suriyeli göçmenlerin yoğun olduğu Fatih, Aksaray ve Beyoğlu'nda Arapça tabelaların yerini Türkçe tabelaları almaya başladı. Tabela değiştirmeyenler uyarılıyor. 
İşyeri tabelalarının en az yüzde yetmiş beşi, bu konudaki mevzuata göre Türkçe harflerden oluşmak zorunda. İçişleri Bakanlığı'nın talebiyle başlayan tabela yenilemeleri ilk olarak Kilis'te hayata geçirildi. Kilis'in ardından İstanbul'da da tabela operasyonu başladı ve Valilik 3 Temmuz'daki yazısıyla işyerlerini uyardı. Görevliler tabelaları sadece Arapça harflerden oluşan işyerlerini tek tek uyararak tabelalarını değiştirmelerini istedi. İstanbul Valiliği öncülüğünde polis ve zabıta ekipleri, denetimleri devam ediyor. Fatih'te restoran işleten Suriyeli Ömer Abdurrahman, “Müşterilerimiz çoğunlukla Arap kökenli İnsanlar. Bu nedenle tabelalarımızın büyük bir kısmı Arapçaydı. Görevliler bu bölgede denetim yaptı. Yapılan değişiklikle tabelalarımızı Türkçe harflere çevirdik” dedi. 
Aksaray'daki telefon dükkanında çalışan Suriyeli Aluo Ani ise, “İşyerinde telefon tamiri yapıyoruz. Telefon hatları satıyoruz. İşyeri sahibi Türk. Ancak bu bölgede yoğunlukla Araplar bulunduğu için tabelalarımız Arapçaydı. Karar sonrası büyük tabelalarımızdaki harfleri değiştirdik. Mevzuata uygun olarak küçük yerlerde Arapça harfler kullandık” dedi. 
Arapça tabelaların bulunduğu bazı işyerlerinde ise logolarda değişikliğe gidilmedi. Fatih'te, Arap ülkelerinde yaygın olan bir fastfood zincirinin tabelası değiştirildi. Ancak aynı işyerinin bir diğer tabelasında ise üzerinde Arapça harflerin bulunduğu logo yer alıyor. Bu tabelaya ise dokunulmadı. Fastfood zinciri çalışanı Feda Derviş nedenini şöyle anlattı: 
- Markamız birçok Arap ülkesinde var. Logomuzda Arap harfleri ile markalarımızın ismi de yazıyor. Görevliler gelip tabela konusunda uyardı. Büyük tabelamızda değişikliğe gittik ancak logomuzu değiştirmedik. Denetim yapan görevliler logo konusunda bir şey söylemedi.
….
Aksaray'daki birçok işyerinde hala Arapça tabelalar bulunuyor. Kafeterya işleten Ömer Hüseyin'e ait işyerinin tabelası yarı yarıya Türkçe ve Arapça.
Görevlilerin uyarıda bulunduğunu belirten Ömer Hüseyin, 
- Biz bir tabelamız tamamen Türkçe olduğu için sorun olmaz diye düşünüyorduk. Ancak uyarı geldiği için hepsini değiştiriyoruz….
Dedi….”
İşyeri tabelalarının en az yüzde yetmiş 75'inin Türkçe olması zorunluluğu yerinde bir karar. 
Çünkü, Türkiye'de yaşıyoruz.
Denetimleri ve uygulamayı çok yerinde bulduğumu söylemeliyim.
….
Sevgili okurlar şimdilik bu kadar. 
Haftaya yeniden buluşabilmek dileğiyle, 
Esen kalın, hoşça kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık