• 09 Haziran 2015, Salı 9:16
SedefErol

Sedef Erol

HER TELDEN
 Seçim sonrası okuyacağınız bu yazıyı gazeteme önceden teslim edebilmek adına ben seçim öncesi yazmaktayım.
Kafa karışık, konulara adapte olma durumu sıkıntılı, ülkemin geleceği için en iyisinin olmasını dileyerek konuları harmanlayıp, daldan dala atlayalım…
Bir çeşit potpori olsun.
**
Dört yıldızlı, çifte kupalı Galatasaray ipi muhteşem göğüsledi, finali tartışmasız tamamladı.
Cimbomluyum ya, bırakın azıcık şımarayım.
“Geçen hafta da yazmıştın” dediğinizi duyar gibiyim, ancak kupa tekti, şampiyonluk gelmişti, Türkiye kupası finali henüz oynanmamıştı…
Hepsi tamamlandı, Sedef kardeşiniz de gururlandı.
Bu yıl hakeden kazandı, seneye de kim hakkediyorsa o kazansın, önemli olan yıl boyunca bize yaşattıkları o tatlı heyecan…
Centilmenlik dışı, spora ve futbola yakışmayan davranış ve disiplinsizlikler ise asla hoş görülmesin…
**
Bazı haberler vardır, bireysel olarak bir şey yapmasak da, içimizi sızlatır, yüreğimizi kanatır, ağırlığı altında ezilir kalırız. En azından ben böyle hissederim. İşte bunlardan birisi:
-İstanbul'da 1987 yılında askerliği yaparken NATO tatbikatı sırasında mayının patlaması sonucu kol, ayak ve gözünü kaybeden Mustafa Azgın'ın aldığı biyonik kolun parası, vazife malulü olduğu gerekçesiyle SGK tarafından geri istendi. Parayı ödeyemeyen Azgın için faiziyle doksandörtbin liralık haciz işlemi başlatıldı. Benzer durumdaki gazilerin durumu basına yansıyınca genelgede değişiklik yapıldı. Biyonik kolu bozulan Azgın da bu hak dahilinde yeni kol için başvurdu. Fakat protez alabilmesi için bu kez de yardıma muhtaçlık şartı arandı. Duruma isyan eden Azgın şöyle dedi:
“Bir elim, ayağım ve gözüm yok. Yüzde seksenaltı oranında rapor verildi. Bu halimle bir kişinin yardımına muhtaç değilmişim. Yüzde doksan oranında heyet raporu almam gerekiyormuş. Ancak yatalak olanlar bu raporu alabilirler.”
Mustafa Azgın ayrıca binbeşyüz liralık normal bir protez hakkının olduğunu, ancak bu protezle hareket kabiliyetinin bulunmadığını bir  biyonik kolun altmış-yetmiş bin liraya alınabildiğini belirtti…
Kurumun, bu tür ödemeler için bir kota, bir sınır koyması elbette anlaşılabilir bir durum.
Anlaşılamayan, aradaki esneklik payı.
Bir insan olarak şöyle düşünüyorum;
Bu vatandaş eli ayağı ve gözü sağlam olarak vatan görevine başladı, tatbikatta oluşan kazada bu uzuvlarını kaybetti, artık bunların gerçeğini yerine koyma olanağı olmadığına göre, en azından protezlerine sahip olma hakkı vardır diye düşünüyorum, bu insan vatanı için organlarını feda etmiş, şimdi takılan protez için evine, televizyonuna, buzdolabına haciz gelecek…
Bilemiyorum…
Üstelik gazilerin protezleri için bu içerikli öyle çok haber çıkıyor ki basında, üzülüyor, üzülüyorum…
**
Şu habere atlayayım da, konuyu biraz dağıtayım.
Şaka gibi, ama gerçek.
Gazetelerde:
-Hong Kong'daki Christie's Müzayede Evi'nde düzenlenen bir açık artırmada, Hermes Modaevine ait Birkin model bir çanta tam ikiyüzyirmi (220) bin dolara alıcı bularak dünya rekoru kırdı. Timsah derisinden üretilmiş fuşya rengi çantanın üzerinde onsekiz ayar beyaz altın ve elmas detaylar bulunduğu belirtilirken, çantaya rekor fiyatı ödeyen kişinin kimliği basında açıklanmadı…
Birbuçuk milyon dolarlık Ortadoğu ülkelerine siparişle pırlantalarla kaplı elbiseler üretilirken, (eleştirerek yazmıyorum, Türkiye'ye döviz girdisi oluyor) ikiyüzyirmibin dolar çok fazla bir meblağ olmasa da, konu bunun bir çanta için biçilen değer olması.
Mini bir anketle bu konuyu kapatıyorum:
a) Bir çantaya dünyada bu parayı kim verir.
b)Türkiye'den kim ya da kimler alır
c)Böyle bir çantayı takmak için kaç paralık elbise ve kaç koruma gerekir
d)Cevapları siz bulun artık…
**
Ve Çin'deki büyük nehir faciası…
“Çin'in Hubei bölgesindeki Yongtze Nehrinde 458 kişiyi taşıyan gemi alabora oldu. 458 kişiden 406'sının yolcu, beşinin seyahat acentesi yetkilisi ve kırkyedisinin mürettebat olduğu açıklandı. Ekipler onbeş kişiyi kurtarırken, altı cesede ulaştı. Geriye kalan yüzlerce kişi ise kayıp. Sağ çıkan geminin kaptanı ve şef mühendisi gözaltına alındı. İkisi de geminin hortuma yakalandığını ve bir dakikadan kısa bir zamanda battığını söyledi. Haberlerde gemiden acil durum sinyalinin gelmediği, kıyıya yüzmeyi başaranların durumu haber verdiği belirtildi.
Yolcuların çoğunun turistik seyahate çıkmış elli ile seksen yaş arası emekliler olduğu ve geminin, Çin'in Nanjing şehrinden Chonging kentine gittiği açıklandı. Tamamen ters dönen geminin içinde kalanlara ulaşmak için büyük çaba sarfediliyor. Görevliler gemiden yardım sesleri ve imdat çığlıkları yükseldiğini söyledi. Batan gemi kıyından 3 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Olayın gerçekleştiği suyun derinliği ise 15 metre.
Yolcu gemisinin battığı Yangtze nehri, altıbinüçyüz yetmiş km. uzunluğu ile Nil ve Amazon'dan sonra dünyanın en uzun üçüncü nehri konumunda…”
**
Kalanların da kurtarılmış olmasını umut edelim…
Seçim sonrasının Türkiye'sinde buluşmak üzere…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık