• 03 Haziran 2014, Salı 11:42
SedefErol

Sedef Erol

HAFTALIK
  Eşek…
Pardon yani, 
Hakaret olarak algılamayın, bildiğimiz hayvanlar aleminin bu güzel gözlü yaratığından bahsetmekteyim.
İnsanlar için çok gerekli olsa da, zavallı sırtçağızında, hem de boğaz tokluğuna, kilolarca yük taşımak yazgısında olsa da, isminin anlamı, ademoğlunu aşağılamak için kullanılmakta.
Anlayacağınız işlev çok, karizma yok!
Nedense…
Belki de koca gözlü, işe yarar ancak kıymet bilinmez eşek de bunun farkında:
**
Kasabanın semercisi ölmüş.
Yeni gelen semerci acemi. Yaptığı kötü semerler yüzünden, bütün eşeklerin sırtı yara olmuş. Eşekler başlamış semercinin ölmesi için dua etmeye. Sonunda duaları kabul olmuş, semerci ölmüş.
Ne var ki, yerine gelen daha acemiymiş. Eşekler yeniden duaya başlarken biri demiş ki:
-Arkadaşlar anlaşıldı ki semercinin iyisi gelmeyecek.
Ölsün diye dua etmenin anlamı yok.
-Peki ne yapalım?
-Tanrı'ya bizi eşeklikten kurtarması için dua edelim…
**
Ağır, sıkıcı, bilindik konulara girmeden önce (zaten başka şansımız yok, konular, sorunlar hep aynı) bir gazetenin dip-köşe bir yerinde okuyup çok beğendiğim bu fıkrayı sizlerle paylaşmak istedim.
Sağlığımızla ilgili çok önemli bir konu var sırada.
Bizim ve özellikle gözümüz gibi baktığımız bebeklerimizin sağlığı…
Bir “organik ürünler” furyası almış başını gidiyor piyasada, hepimiz organik beslenmeye özen gösteriyoruz da, organik olarak satılan organik mi, denetleniyor mu, kim denetliyor, işte orası meçhul.
Biz tüketiciler de bu konuda bilinçli değiliz aslında.
Fiyatına aldanarak alıyoruz, parayı biraz fazla verince organik sanıyoruz.
İstanbul Şile yolun-dan, yerel satıcılardan “organik yumurta” aldık, bir yumurtanın üç katı fiyatına, eve geldik içi turuncu, bildiğiniz turuncu, kırmızıya yakın neredeyse, içine boya mı aşıladılar nedir…
Tabi yumurtalar ve doğal olarak paralar çöpe gitti.
Bilinmeyen, güvenilmeyen yerden gıda ürünü almamak gerek.
Hormon, GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) piyasada ne ararsan var.
İnsan sağlığı dışında her şey düşünülüyor, kar, kazanç, vs.
Şu andaki tartışma ise, bebek mamalarıyla ilgili.
İşin korkunçluğuna bakar mısınız?
Basında yer alan bir habere göre:
-Bazı internet sitelerinden bir bebek maması ürününün incelemesi sırasında GDO tespit edildiğine dair haberler, GDO tartışmasını yeninden alevlendirdi.
Bursa İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü elemanlarının piyasa denetimleri esnasında numunesini aldıkları ürünün incelemesi sırasında GDO tespit edildiğine dair belgeler yer alırken, firma ise kendi belgeleri ile iddiaları reddetti.
Gıda.hareketi.org'un haberine göre mamaya ait numuneler Ankara Kontrol Laboratuarına gönderildi. Laboratuarın yaptığı analizlerde mamanın GDO içerdiği kesinleşti. Bunun üzerine GDO'lu ürünlerin toplatılması için, seksenbir il Valiliği'ne yazı gönderildi. Bakanlık'tan yapılan açıklamada olay doğrulanırken, hukuki süreç başlatıldığı bildirildi. Uzun yıllardır piyasada bulunan ve ithal edilen ürünün her partisinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından mevzuat gereği rutin olarak GDO analizine tabi tutulduğu belirtilerek, “Sonuçlar negatiftir” yani  GDO içermiyor  ifadelerine yer verildi.
**
Şimdi buyurun çıkın işin içinden!
Bir annesiniz ve belki de uzun zamandır, bebeğinize bu mamayı veriyorsunuz, çünkü piyasada çok tutulan bir bebek maması!
Ve kesin olan bir şey varsa o da gerçeğin yalnızca bir tane olduğu,
Onu da ne yazık ki sade vatandaş bilemiyor!
**
Ve memleketimden insan manzaraları…
Yer, Muğla Marmaris.
Ülkemizin en turistik beldelerinden birisi.
Olaya ve zihniyete bakınız:
Basından:
-Muğla'nın Marmaris ilçesi Turunç mahallesinden denize sıfır konumda bulunan iki otel arasında branda kavgası yaşanıyor. Aralarında üç metre mesafe bulunan otellerden biri,
“Muhafazakar müşterilerine hizmet vereceğini ” öne sürerek, iki bina arasında altı metrelik demir konstrüksiyon yaptırarak üzerini brandayla kapattı. Diğer otelin sahibi B.U., komşu otelin uyarılara aldırmaması üzerine belediyeyi arayarak oradaki brandayı söktürdü. Otuz yıldır bölgede işletmecilik yapan B.U., 
“Branda otelimizin orman manzarasını kapattı. Nedenini sorduğumuzda müşterilerimizin dışarıdan gözükmemesi gerektiğini söylediler. Bu branda yüzünden rezervasyonlar iptal oluyordu. Bizim plajımızda da insanlar ister mayo, ister haşema ile denize girer. Hiçbir müşterim oradaki havuza bakmaz. Yapılan insanlığa, komşuluğa ve ekmeğe saygısızlık ”dedi.
Muhtemelen otel brandayı müşterilerin isteği üzerine koymuş olmalı.
Öyle küçük bir şey sanmayın, iki otel arasında Çin Seddi gibi koca bir duvar oluşturmuşlar.
Koşulları bilerek ve isteyerek, kabul ederek turistik bir beldeye gidiyorsunuz, sonra da çevredekilerin ortamlarını değiştirmeye, bozmaya kalkıyorsunuz…
Gitme kardeşim o zaman, ne hakkın var başkalarını rahatsız etmeye!
**
Gülümseten bir haberle bitirelim istedim, Türkiye'nin en güzel kızı seçildi, İsveç'ten katılan Türk kızı Amine Gülşe. Biliyorum Soma, Güneydoğu gerilimi, kaçırılan çocuklar, bunca dert arasında bunu niye yazdın diyeceksiniz, diyorum ya, yazımı güzel bitirmek istedim.
Gecelerin çözümsüz tartışma programlarının ardından (ki hiçbir sorunun çözümsüz olmadığına inananlardanım) ne yalan söyleyeyim güzellik yarışmasını baştan sonra izledim, Amine'yi de en başından favori ilan ettim. 
İlk kez favori  belirlediğim bir yarışmacı birinci seçildi, bunu da belirteyim.
Amine Gülşe'nin yurt dışında ülkemizi en güzel şekilde temsil edip iyi bir derece alacağına yürekten inanıyorum.
Başarı ve bol şans dilekleriyle…
Haftaya buluşuncaya dek hoşçakalın sevgili okurlar

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık