• 14 Mayıs 2013, Salı 9:16
SedefErol

Sedef Erol

GÖRÜLEN LÜZUM ÜZERİNE…
 Ana başlığımız bu olsa da, önceliği olan bir konuda giriş yapmakta yarar var.
Ananın hakkı ödenmez bir,
Şehidin hakkı ödenmez iki…
Bir anneler günü daha geçti, ziyaret ettik, öpülesi ellerini öptük analarımızın, çam sakızı çoban armağanı hediyelerle gönüllerini aldık, zaten anaların beklediği hediye değil, aranmak, sorulmak, hatırlanmak…
Saygı, sevgi.
Bir tebessüm bin hediyeden değerli.
İnsan büyüklerinin değerini kendisi ebeveyn olunca anlıyor, ananın kutsallığını da ana olunca.
Kimimiz evlerinde ziyaret ettik, kimimiz ebedi istirahatgahlarında analarımızı.
Hayatta olanlara uzun ömür sağlık, sıhhat, aramızdan ayrılanlara rahmet dilekleriyle…
Neden ana hakkı ödenmez dendiğini hem yaşayarak, hem de belgesellerde annelerin yavrularını korumak için nelere katlandıklarını bizzat görerek bir kez daha anlıyor ve bu kutsallığı yüreğinde yaşayan tüm annelerin ellerinden öpüyorum.
**
Gelelim başlığımızın konusu “görülen lüzum üzerine”…
Gazetelerde, TBMM'de şimdiye kadar görülmedik bir şekilde uzlaşma sağlanarak, milletvekillerine ömür boyu statü ve ayrıcalık tanıyan özel yasa hazırlığı yapıldığı ve komisyonda görüşülmeye başlandığı belirtiliyor. 
Bunlar (kısaca yazıyorum) 
* Milletvekillerinin resmi ziyareti ve programları sırasında, ambulans ve itfaiye araçlarına tanınan geçiş üstünlüğüne sahip olmak,
* Meclis üyeleri, eski milletvekilleri, dışarıdan atanan Bakanlık süresi sona erenler ile bunların eşleri, ana-babaları, çocuklarının tedavi ile ilgili her türlü giderleri Meclis bütçesinden karşılanacak,
* Mevcut vekiller, eski vekiller, dışarıdan atanan bakanlar ve eşleri, 25 yaşından küçük çocukları, yaşa bakmaksızın engelli ve bakıma muhtaç çocuklarına ömür boyu diplomatik pasaport,
* Mevcut ve eski vekil-ler için (kanun kapsamına giren silahlar sözkonusu) süresiz silah taşıma ruhsatı
* Vekiller,
Eski vekiller,
Dışardan atanan bakanlar, kamu kurum ve kuruluşlarının sosyal tesis ve imkanlarından en üst düzeyde yararlanacak.
* Milletvekillerinin temsil niteliği bulunan programlar için yaptıkları giderler meclis bütçesinden karşılanacak. (Bazı basın kuruluşlarında geline takılan altının da bu kapsamda değerlendirilebileceği yazılıp çizildi.)
**
Düşünülen, görüşülen ve basında “ayrıcalık yasası” diye tanımlanan konuların bir kısım ana başlıkları böyle. Bunlar, henüz tasarı ve görüşme halinde.
Ben de herkes gibi okudum ve “gördüğüm lüzum üzerine” Danimarka gezimiz sırasında yaptığımız parlamento ziyaretini bir kez daha yazmaya karar verdim.
“Bir kez daha” diyorum, çünkü o zaman bile hepimiz hayretler içinde kalmıştık, şimdi şu yukarıdaki talepleri görünce (pardon talebi ancak vatandaş yapabilir) tekrarlamak geldi içimden.
Efendim bundan bir-iki yıl önce Danimarkadayız, parlamentoyu geziyoruz. Binanın içindeyiz, sıralar var, oturun dedi rehber, oturabilirsiniz, boştu tabi, oturduk. Vatandaşlar tüm oturumlara katılabilirmiş. Sadece söz alıp konuşamazlarmış, dinleyebilirlermiş. Ben de oturdum bir sıraya, kendimi bizim mecliste bir oturumu izlerken hayal ettim.
Sonra rehber “Şimdi sizi Danimarka parlamentosunun makam araçlarının olduğu bölüme götüreceğim” dedi.
Binanın arkasına dolaştık, geldik izbe bir yere. Bakıyorum, bakıyorum, çamurların içinde bir demir çite üç tane bisiklet bağlı. “Tüh dedim” içimden, tüm arabalar meşgul demek ki, parlamentonun makam araçlarını göremeyeceğiz, şansa bak!
“İşte bunlar Danimarka parlamentosunun makam araçları” dedi Türk rehberimiz Ali gülerek, üçü burada, demek ki yirmisi meşgul!
Evet, Danimarka parlamentosunun makam aracı yirmiüç adet bisiklet! Onu da eve götürmek yasak, gündüz kullanıyorsun (yani vekiller, bakanlar, parlamenterler) akşam giderken garaja bırakıyorsun!
Yalnızca 3 adet araba varmış, Başbakan, Dışişleri ve yabancılar Bakanı kullanıyormuş, gerisi bacağa kuvvet…Akşam evine de neyle giderse gitsin, ister metro, ister otobüs, gücü varsa taksi…
“Burada böyle diyor” Ali. Lojman olayına gelince. İl dışından gelen vekiller için üç aylığına lojman veriliyormuş ücreti mukabili, o da yalnızca il dışından gelenler için, yalnızca üç aylığına. Ondan sonra başının çaresine bakacaksın. O süre içinde ev buldun buldun. Bulmadıysan, “bulsaydın.” Valla ben bir şey demiyorum, hepsini Ali söyledi.
Bir de kralın yolsuz kalma olayı var, bari onu da yazayım konuyla bir ilgisi yok ama “zihniyet” ile ilgisi olabilir, ikinci kere okuyanlar kusura bakmasın.
Kraliyet ailesinin yıllık bütçesi var. Birkaç yıl önce harcama fazla yapılmış, bütçe açığı çıkmış, yani yıl sona ermeden kraliyet deyim yerindeyse “yolsuz” kalmış. Çaresiz devletten ek bütçe istemişler. Tabi olay basına yansımış. Hatta referandum mu ne yapılmış, geçmiş zaman tam hatırlamıyorum, ama Danimarka'da kıyametler kopmuş, halk galeyana gelmiş, herkes ayağa kalkmış:
- Biz maaşımızı bitirsek, patron biz çok harcamışız, paramız bitti, bu ay bize bir maaş daha ver desek veriyor mu, Kraliyet ailesi de az harcasaydı, milletin parasını istemeye, yemeye ne hakları var diye kazan kaldırmışlar.
Bir tane Kralımız var, parasız pulsuz gezmesin, şunu da rencide etmeyelim dememişler.
Hükümet de ne yapsın, bakmış olmayacak, parasız Kral olur mu, tüm bu olaylara rağmen Kraliyet ailesinin talebini yerine getirmiş ama “Bir daha da olmasın” anlamında ikazını da yapmayı da unutmamış..
Halk da zorlukla ikna edilmiş…
**
Gazetedeki yasa taslağının ayrıntılarını okuyunca aklıma Danimarka parlamentosu geldi ister istemez.
Elbette bu iyi, şu kötü diye bir yorum yapmak değil niyetim ancak eğer insanın görevi kendisine birtakım ayrıcalıklar sağlayacaksa, zaten herkesin kendine göre bir işi, bir görevi var.
O zaman herkes kendine göre bir ayrıcalık mı isteyecek.
Oysa ki bir insanın en büyük ayrıcalığı değerleri, erdemleri ve başka insanların haklarına duyduğu saygı olmalı.
Haftaya buluşmak üzere esen kalın, mutlu olun…
Not: Ben bu yazıyı hazırladıktan sonra bazı vekillerin yasa tasarısından imzalarını çektikleri haberi geliyor, bunu da not olarak düşmek istedim.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık